Arama sonuçları

100 alanda 2 bin kişiye doktora bursu verilecek

100 alanda 2 bin kişiye doktora bursu verilecek

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, 100 farklı alanda 2 bin kişiye verilecek doktora bursu projesi kapsamında, enerjide Türkiye için ihtiyaç gerektiren alanların belirlendiğini, tabii kaynaklar ile ilişkili alanlarda da komisyon oluşturulduğunu bildirdi. 

Saraç, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın katılımıyla YÖK'te düzenlenen, "Enerji ve Maden Alanındaki Akademik Birim Yöneticileri" ile toplantının açılışındaki konuşmasında, toplantıya mühendis kökenli rektörler, mühendislik programlarının bulunduğu fakültelerin dekanları, enerji alanında ihtisaslaşmış enstitü müdürleri, tabii kaynaklar alanındaki bölüm başkanları ve konusu enerji olan öğretim üyelerinin katıldığını ifade etti. 

Türkiye'nin enerji ve tabii kaynaklarına yönelik politikalarını Bakan Albayrak'ın toplantıda anlatacağını belirten Saraç, konuşmasında, üniversitede ve akademide yakın zamanda gerçekleştirdikleri ve gerçekleştirecekleri, yapısal dönüşüm odaklı girişimlere ve özellikle de enerji ve tabii kaynaklar alanındaki çalışmalara değindi. İşte Saraç’ın açıklamaları: 

AVRUPA’DA İKİNCİ EN BÜYÜK ÖĞRENCİ SAYISI TÜRKİYE’DE: Son verilere göre, 111'i devlet, 65'i vakıf yükseköğretim kurumu ve 6'sı vakıf meslek yüksekokulu olmak üzere, toplam 182 yükseköğretim kurumu bulunuyor. Öğrenci sayısı da 7 milyon 313 bin 403'e ulaştığı. Türkiye, bu veriler ile Avrupa yükseköğretim alanında ikinci en büyük öğrenci sayısına sahip ülke konumuna geldi. Yükseköğretim sistemimizdeki son 10 yılda yaşanan bu büyüme sürecinin bundan sonraki aşaması nitelik ve kalite bakımından da büyümedir.

EN ÖNEMLİ GİRİŞİM İHTİSASLAŞMA VE KALİTE KURULU: Küresel rekabette yer alabilmek için girdi süreçlerinden daha ziyade çıktı süreçleri odaklı bir yapılanmaya ihtiyaç bulunuyor. Bu kapsamda, YÖK tarafından gerçekleştirilen ve yapısal değişim niteliğinde olan en önemli girişimler "Kalite Kurulu" ve misyon farklılaşması odaklı ihtisaslaşma.

KALİTE KURULU, YÖK’TEN BAĞIMSIZ OLACAK:  Bu kapsamda, çıkarılan yönetmelik ile Yükseköğretim Kalite Kurulu faaliyetlerine başladı. Tabii ki bunu yeterli görmüyoruz. Bu kapsamda, önemli bir işlev göreceğine inanılan Yükseköğretim Kalite Kurulu'nun Cumhurbaşkanımızın da 18 Ekim 2016 tarihinde Külliye'de ifade ettiği üzere kanuni düzenleme ile Yükseköğretim Kurulundan idari ve mali açıdan bağımsız bir yapıya kavuşmasıdır. Bunun da bir an önce gerçekleşmesi için YÖK, her düzeyde girişimde bulunmaktadır.

ÜNİVERSİTELERİMİZİN TÜMÜ BİRBİRİNİN KOPYASI: Yapısal değişikliği gerçekleştirecek ikinci husus, üniversitelerde misyon farklılığı odaklı ihtisaslaşma ve bu kapsamda beklenen çeşitliliktir. Üniversitelerimizin tümünün aynı ve birbirinin kopyası olmasını tasvip etmiyoruz. Üniversitelerimiz farklı değerler üretmelidir. Bu kapsamda, üniversitelerimizin bir kısmının eğitimde, bir kısmının araştırma ve teknoloji üretiminde bazılarının da bölgesel kalkınmaya katkı sağlamakta farklılaşmasını hedefliyoruz. Bunun için de üniversitelerin misyonlarını tekrar gözden geçirmesine, tek tipten uzaklaşarak kurumsal farklılık ve çeşitliliğe yönelmesine, üniversite olmanın şümullü yapısından uzaklaşmadan belli alanlarda temayüz etmesine ihtiyaç vardır. Bu yaklaşımımızdan bir üniversitenin sadece bir alanda faaliyet göstermesi anlamı çıkarılmamalıdır. Maksadımız üniversitelerin çeşitli alanlarda faaliyet gösterirken bazı alanlarda temayüz etmesidir.

BİR SONRAKİ AŞAMA 5 PİLOT ÜNİVERSİTE: Bu amaca yönelik olarak "Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması" çalışması kapsamında belirlenen 5 pilot üniversite, 18 Ekim 2016'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. Misyon farklılaşması çalışmasının bir sonraki aşaması 5 pilot araştırma üniversitesinin belirlenmesi. Bu konuda da belli bir süredir hazırlıklarımızı sürdürmekteyiz, yakın zamanda da bunu yükseköğretim kurumlarımızla paylaşıyor olacağız. Bunun takibinde de eğitimde ihtisaslaşmış üniversitelerimiz çalışmasına başlayacağız. 

NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞINA İHTİYAÇ VAR: Bu iki önemli projeyi hayata geçirebilmek üzere nitelikli insan kaynağına ihtiyaç bulunuyor. Doktora derecesine sahip insan kaynaklarının nicelik ve nitelik olarak artırılmasına yönelik olarak ülke için öncelikli olan ve öğretim üyesi ihtiyacı görülen alanlarda bin yönlendirilmiş araştırma görevlisi alımı için ilana çıktık.

100 ALANDA 2 BİN KİŞİYE ‘TATMİNKAR’ BURS: Bunun yanı sıra yükseköğretim tarihinde bir ilk olacak olan "100/2000 Doktora Projesi"ni hayata geçirdik. Ülkemizin doktoralı insan ihtiyacını karşılamak üzere 100 önemli ve disiplinler arası alanda 2 bin kişiye tatminkar bir burs verilecek. Bu alanlar da rasyonel bir yaklaşımla belirlendi, ülkemizin gelecek 10 yılını şekillendirecek bir şekilde tasarlandı. 100/2000 doktora projesi bilim hayatımızın önümüzdeki yıllarda teminatı olacaktır. Bu projemizi had safhada önemsiyoruz.

HANGİ ALANLAR BELİRLENDİ?: Bu proje kapsamında enerjide ülke için ihtiyaç gerektiren alanlar olarak, "hidrojen ve yakıt pilleri", "güç ve depolama teknolojileri", "enerji depolama ve enerji malzemeleri", "yenilenebilir enerji teknolojileri” (güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, jeotermal, hidrogüç) belirlendi. Tabii kaynaklar ile ilişkili alanlarda da maden, yer bilimleri, petrol ve doğal gaz programlarına daha nitelikli öğrencilerin bu programları seçmesine yönelik olarak ilgili programların bölüm başkanlarından oluşan bir komisyon oluşturuldu, bu konuda kapsamlı bir çalışma yapılıyor. 

YÜKSEKÖĞRETİMDE TAŞLAR YERİNDEN OYNADI

Hayata geçirdikleri projelerin Türk yükseköğretimini artık keyfiliğe ve mühmelliğe bırakmadıklarını ve bilimsel bir metotla ve rasyonel bir tarzda yeniden şekillendirdiklerini gösterdiğini ifade eden Saraç, "Yükseköğretimde artık taşlar yerinden oynamıştır, yasal düzenlemeleri beklemek yerine yapabileceklerimizi yetkimizi sonuna kadar kullanarak yapmaya, bilim hayatını üniversitelerimizin bilimsel gücüyle tekrar şekillendirmeye başladık." ifadesini kullandı. 

Yükseköğretimi kalite, ihtisaslaşma, öncelikli alanlar, nitelikli doktora gibi kavramlarla yeniden yapılandırdıklarını kaydeden Saraç, bu yıl, güçlü Türkiye'ye katkı sunmak için bu adımları daha da meydan okuyucu adımların takip edeceğini ifade etti. 

Enerji eğitiminin akademik literatürde STEM (bilim, teknoloji, fen ve mühendislik) kavramıyla anılan yapı içerisinde verilse de yeterli olmadığına işaret eden Saraç, şu hususlara dikkati çekti:

"Çünkü enerji piyasası, bu eğitimin içinde işletme ve ekonomi ve hatta tarih gibi sosyal alanların da olması gerektiğini göstermektedir. Dolayısıyla enerji konusunda organize edilecek akademik programlar, disiplinler arası yapıda gelişmelidir. Bu kavramlar sadece bizim için değil, dünyadaki yükseköğretim kurumlarının da değişim için eğitim masasına yatırdığı başlıkları içermekte. Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da 21. yüzyıl, bizi disiplinler arası eğitim vermeye ve disiplinler arası çalışmaya yönlendirmektedir. Bu eğitiminkabul görebilmesi için piyasanın ve sektörün de tek bir başlıkla mezuniyeti değil, disiplinler arası eğitim görmüş mezunları kabullenebilmesi ve tercih etmesi önem taşımaktadır."

YÖK Başkanı Saraç, yakın zamanda komisyonun çalışmalarını kamuoyu ile paylaşacaklarını ve bu çalışmanın sonuçları kapsamında gerekli girişimlerde bulunacaklarını sözlerine ekledi. 

 

14-12-2016


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin