Arama sonuçları

18 milyon öğrenci karne alıyor

18 milyon öğrenci karne alıyor

18 milyon öğrenci karne alıyor. Yaz tatilinin başlamasına az kaldı. 18 milyon öğrenci, 14 Haziran’da karnelerini alarak üç aylık tatile çıkacak.

Okulların kapanmasına üç gün kaldı. 17 milyon 749 bin 876 öğrenci ve 1 milyon 75 bin 196 öğretmen, 14 Haziran’da üç aylık tatile çıkacak. Yeni eğitim döneminin ilk ders zili ise 9 Eylül’de çalacak. Karne heyecanı yaşayan öğrencilerin kimi biraz buruk, kimi sevinçli bir bekleyiş içinde. Uzmanlar ise karnenin çocuğun başarılı ya da başarısız diye etiketlendiği bir belge olmadığını hatırlatarak, kazanılan bilgi ve becerilerin gösterildiği bir araç olduğunu belirtiyor.

18 MİLYON ÖĞRENCİ KARNE ALIYOR

Hürriyet’in haberine göre, aileleri, karneyi çocuğun kişiliğinin bütününe yönelik bir değerlendirme aracı olarak kullanmamaları yönünde uyaran Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tuncay Ergene, “Unutmayın, çocuğunuzun karnesi anne-baba olarak sizin için de bir değerlendirme ve her değerlendirme eksikleri gösteren bir bilgi” diyor. Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Zeynep Kızıltepe ise yaz tatilini verimli geçirmek isteyen öğrenci ve ailelere önerilerde bulunuyor. Prof. Dr. Ergene anlatıyor:

ÇOCUĞUN GELİŞİMİ İÇİN YOL GÖSTERİCİ

Notlar yüksek olduğunda çocuğun karnesi aileye heyecan, memnuniyet ve gurur getiriyor. Bazen de kötü notlar ailede üzüntü, kaygı, öfke ve belirsizliği yaşatıyor. İki durumda da karne, gelecek planlarının yapıldığı ve geçmiş çabaların, çalışma alışkanlıklarının, zamanın nerede harcandığının ve amaçların gözden geçirildiği yeni bir dönem. Karne, öğrencinin başarılı veya başarısız, değerli veya değersiz, işe yarar veya yaramaz olarak etiketlendiği bir belge değil; eğitim ortamında ondan beklenen bilgi ve beceri alanındaki yeterlilikleri ne derece gösterdiğiyle ilgili eğitsel bir araç. Asıl amacı öğrencinin güçlü ve geliştirmesi gereken yanlarını işaret etmek ve anne-babayla çocuğun konuşmasını kolaylaştırmak. Bu nedenle karneler, sadece çocuk için değil öğretmen, okul ve aile için de yol gösterici. Çocuğun gelişimiyle ilgili herkes kendisine, “Kazanılan yeterlikleri ve olumlu davranışları sürdürmek için ne yapabiliriz? Çocuğa sahip olması beklenen davranışları nasıl kazandırabiliriz” sorularını sormalı.

Anne-babalar, karne döneminde çocuklarıyla iletişim kurarken şunlara dikkat etmeli:

KONUŞMAYA VAKİT AYIRIN
- Kendi öğrencilik yıllarınızı ve karnelerinizi hatırlayıp çocuğunuzla empati kurmaya çalışın. Unutmayın, karnesi anne-baba olarak sizin için de bir değerlendirme ve her değerlendirme eksikleri gösteren bir bilgi. “Sonuçlar üzerinde katkımız ne kadar oldu? Hangi davranışlarımızı değiştirmeliyiz? Nasıl bir aile ortamı sağlamalıyız” diye düşünün.

- Çocuğunuzla başkalarının yanında karnesi hakkında konuşmayın. Konuşma için 30-40 dakika ayırın. Televizyon, cep telefonuyla ilgilenmeden rahat bir değerlendirme için yeterli zamanı tanıyın. Duygularını paylaşmasına fırsat verin, teşvik edin. Tehditkâr, kaygıya yol açacak ifade ve tarzlardan kaçının.

- Önce iyi notlar üzerinde durun, memnuniyetinizi belirtin. Kırık notlarla ilgili onurunu kırıcı sözler söylemeyin. Duygularınızı paylaşın. “Bu, seni olduğu gibi beni de üzdü ama daha çok çalışman gereken dersleri görmüş olduk” gibi.

- Karneyi çocuğunuzu azarlamak veya küçük düşürmek için bir araç olarak kullanmayın.

ONU SEVDİĞİNİZİ HİSSETTİRİN

- Eğitim yılı içinde neler öğrendiğini sorun. Notlarından memnun olup olmadığını, başarısını arttırmak için neler yapabileceğini konuşun. Bunları siz sıralamayın, çünkü sizi dinlemeyecektir. Gelecek dönemle ilgili hedeflerini dinleyin, olumlu bulduklarınızı destekleyin.

- Karnesi nasıl olursa olsun, onu sevdiğinizi ve değer verdiğinizi gösterin. Çocuklar ne söylediğinizden çok; neyi, nasıl söylediğinize dikkat eder. Samimi olun.

- Başarısını başka çocuklarla özellikle kardeşiyle kıyaslamayın. Karnesini başkalarına karşı bir ‘övünme’ ya da ‘utanma’ nedeni olarak kullanmayın. Unutmayın öncelikle kendisi için çalışmalı.

- Karneyi, çocuğun kişiliğinin bütününe yönelik bir değerlendirme aracı olarak görmeyin. Başarılı bir çocuğa sahip olmaktan çok sağlıklı ve uyumlu bir evladınız olması önemli.

DİNLENMEK DE ÇALIŞMAK KADAR ÖNEMLİ

Prof. Dr. Zeynep Kızıltepe (Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi):Tatili fırsat bilip öncelikle tüm çocukların ve gençlerin dinlenmesi gerekiyor. Dinlenmek de çalışmak kadar önemli. Dinlenmek çocukları kışa hazırlar. Bu sayede kışın ağır akademik yükü daha iyi kaldırılabilir. Tatilde yapılabilecek en önemli etkinlik yüzmek. Bu stresi atar, fit yapar ve tabii ki son derece eğlenceli. Çocuklar yaşlarına göre kumsallarda çeşitli oyunlar oynarken güneşten de yararlanır. Fotoğraf çekmek, bir şeyin koleksiyonunu yapmak, günlük tutmak, kağıtlarla şekiller yaratmak, tahtayla bir şeyler inşa etmek de etkinlikler arasında. Müzeleri, tarihi yerleri gezmek kadar lunapark gibi eğlence yerlerinde de vakit geçirebilirler. 
Anneleri ya da babalarıyla yemek yapabilirler. Arkadaşlarını çağırıp farklı lezzetleri beraber yemeleri de son derece zevkli olabilir.

BOL BOL OYNAYIN

Çocuklar bol bol oyun oynamalı, eğlenmeli ve doğada vakit geçirmeli. Etkinliklerin yapıldığı piknikler düzenlenebilir; top oynanır, ip atlanır, bir büyüğün yardımıyla farklı bitkiler toplanarak çeşitleri öğrenilir. Bisiklete binmek de, tıpkı yüzmek gibi hafif bir egzersiz. Ancak tüm kasları çalıştırdığı gibi, çocuklara dengede durmayı öğretir. Çocuk bisikletle gezerken bağımsızlığı tadar. Çocukları hayvan barınaklarına götürmek sevgi ve koruma duygularını geliştirir. Denizleri yakından tanımak da zihinlerini geliştirmeyi sağlar. Tabii ki, kitap okumak da unutulmamalı. Çocuklarımızı tatilde bol bol okumaya teşvik etmeliyiz. Ve son olarak aileler, çocuklarıyla daha çok vakit geçirmeli.

HEDİYE RÜŞVET HALİNİ ALMAMALI

Notları çok iyi çocuklar ödüllendirilirken, karnesi daha az parlak olanlar da teşvik edilmeli. Sonuç kadar gösterilen çabanın önemli olduğu mesajı verilmeli. Bu, her zaman pahalı oyuncaklarla, araçlarla olmamalı. Güzel sözlerle övmek, takdirle karşılamak ve çalışmalarından memnuniyetinizi göstermek de hediye yerine geçebilir. Hediye alınacaksa da zihinsel, duygusal ve bedensel gelişimine uygun, yaşıyla uyumlu olmasına dikkat edilmeli. Sadece başarıya bağlı olarak hediye alınmamalı. Çocuklara “Sınıfını geçersen şunu alacağım, tatile götüreceğim” gibi sözlerle adeta rüşvet verilmemeli. Amaç çocukların okumaktan, ders çalışmaktan, öğrenmekten mutlu olmalarını, başarının hazzını tatmalarını sağlamak olmalı.

 

11-06-2019


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin