Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

6 ve 7'inci sınıftan soru çıkmamalı

6 ve 7'inci sınıftan soru çıkmamalı

6 ve 7'inci sınıftan soru çıkmamalı. TEOG yerine liselere geçişte getirilen yeni sistem tartışılmaya devam ediyor. Kaldırılan TEOG yerine gelen sisteme göre öğrencilerin yüzde 92'si adreslerine göre yüzde 8'i de sınavla 600 okula yerleştirilecek. Tüm öğrencilerin gireceği sınavda öğrencilere sadece 8'inci sınıftan değil, 7 ve 7'inci sınıftan da soru sorulacak. Hem eğitimciler hem de aileler bu sınavda 6 ve 7'inci sınıftan soru yöneltilecek olmasına karşı çıkıyor. 

6 VE 7'İNCİ SINIFTAN SORU ÇIKMAMALI 

ide okulları Kurucu Genel Müdürü Bünyamin Çelikten de yapılacak sınava zorunluluğun kaldırılmasını olumlu olarak nitelendirirken, öğrencilere 6 ve 7'inci sınıftan soru yöneltilmemesi gerektiğini vurguları. Çelikten'in açıklamaları şöyle: 

ÖZEL DERSLER 6 VE 7'İNCİ SINIFTAN BAŞLAR 

Sistemle ilgili tek ciddi eleştirim; sınavda 6 ve 7. sınıftan da soru çıkması ile ilgili. Bu durum velilerin etüt merkezlerine veya özel derslere 6. sınıftan itibaren başlamalarına sebep olacaktır. Bu durum, okul dışı desteklere ihtiyacın azalması konusunda tam tersi bir etkide bulunacaktır. Ben önceden olduğu gibi sadece 8. sınıf müfredatından soru çıkması gerektiğini düşünüyorum. Bu sistemle birlikte bu yıl 6 ve 7'inci sınıfta okuyan öğrenciler şimdiden sınava çalışmaya başlayacaklar, 8.sınıfta okuyan öğrencilerse 8. sınıfın yanında 6 ve 7'incimüfredatını da tekrar etmek için geçen yıllardan bile daha ciddi bir stres altına girecekler. Ben de bu yöntemin kesinlikle amaçlananın tam tersi sonuçlar doğuracağını düşünüyorum.

SINAVIN SORU SAYISI ÇOK ÖNEMLİ 

Belirli okullara sınavla öğrenci alınması, bu sistem için normal bir durumdur. Sınavın soru sayısının çok da önemli olmadığını düşünüyorum. Fakat puan hesabına kesinlikle okul notlarının hem de en az yüzde 50 oranında katılmasının, okul notlarına verilen önemi arttıracağını düşünüyorum. 

SINAV STRESİ AZALACAKTIR 

Öğrencilerin sınavlara giriş zorunluluğunun kalkması olumlu bir gelişme. Bu öğrencilerin üzerindeki stresi bir miktar azaltacaktır. Ancak, öğrencilerin sadece %10’unun sınavla öğrenci alan okullara gireceği kısmı tam anlaşılana kadar öğrencilerin çoğu sınava girecektir. Bu konunun daha net vurgulanması gerekiyor. Ya da 5, 6 ve 7.sınıflardaki not ortalamasına göre bir sınava giriş baremi konulabilir. Bu da okul notuna verilen önemi arttırır.

EVİNE EN YAKIN OKULA GİTME DURUMU 

Öğrencilerin evine yakın okullara gitmesi olumlu. Öğrencilerin en az yüzde 90’ının evine yakın okullara gitmesi, öğrenciye sosyalleşme anlamında ciddi faydalar getirecektir. Bu ilkokulda da olan bir uygulama olduğu için MEB bu konuda deneyimlidir. Bazı okullarda yığılma olabilir. Bu da birkaç yıl içinde yerine oturur. Aslında TEOG sisteminde de öğrenciler belli başlı okullara gitmeye çalışıyor, gidemezse evine en yakın okulu tercih ediyordu. 

FARKLI DÜZEY MOTİVASYONU ARTIRIR 

Farklı düzeylerdeki öğrencilerin aynı okullarda olması, bu okullardaki motivasyonu arttıracaktır. Dediğim gibi ilkokulda ve ortaokulda uygulanan sistem aynen budur. Bu okullarda yan yana okuyan öğrencilerin lisede de yan yana okumasında olumsuzluktan çok olumlu bir sonuç oluşturacağını düşünüyorum.

NİTELİKLİ-NİTELİKSİZ OKUL AYIRIMI OLMAZ

Okulların nitelikli veya niteliksiz diye ayrılmasının yanlış olduğunu düşünüyorum. Bir okulu nitelik olarak değerlendirdiğimizde o okulun kadrosunun, işlediği müfredatın, kullandığı yayın ve materyalin ve belki binasının diğerlerinden daha kaliteli olmasını bir nitelik göstergesi sayabiliriz. Halbuki Türkiye’deki okulların hepsinde derslere bakıldığında aynı müfredat programı işleniyor. Mesela matematikte herkes aynı konulardan sorumlu. Yine Türkiye’deki tüm okullara, MEB öğretmen ve yönetici ataması yapıyor. Binaları da MEB yaptırıyor, materyali ve yayını da MEB veriyor. O zaman, bu okullar diğerlerinden niye daha nitelikli sayılıyor? Ya MEB bu okullara bu konuda farklı bir özellik tanımlıyor, ya da tamamen algısal bir durum var. Benim gözlemim bu okulları göreceli olarak akademik olarak daha başarılı öğrenciler tercih ettiği için bu okulların daha nitelikli olduğunu düşünüyoruz. Bu algının değişmesi için bu liselerin tanımlamalarının netleştirilmesinde fayda olduğunu düşünüyorum. Liseler ne amaçla öğrenci yetiştiriyorsa buna uygun sonuçlar alacak şekilde tüm programının değiştirilmesi gerekir. Mesela Fen Liseleri bilim adamı yetiştirmek için varsa, bu okulların bu amaca göre öğrenci yetiştirmesini sağlayacak şekilde düzenleme yapılması ve hatta üniversiteye alım sürecinin ona göre yapılması gerek. 

 

13-11-2017


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin