Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

Anne sütü diyabete karşı koruyor

Anne sütü diyabete karşı koruyor

Anne sütü diyabete karşı koruyor. Doğumdan itibaren bebeklerin ilk ay altı ay tek başına anne sütü ile beslenmesinin ileriki yaşlarda görülebilecek diyabetten korunma için önemli olduğu biliniyor. 

Dünya Diyabet Günü, Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 1991 yılından bu yana artan diyabet ve diyabetin neden olduğu sağlık sorunlarının farkındalığı amacıyla kutlanıyor. Dünya Diyabet günü 2006 yılında Birleşmiş Milletler tarafından da kabul edildi.

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halit Tanju Besler Birleşmiş Milletler tarafından 200'da kabul edilen 14 Kasım Dünya Diyabet Günü ile ilgili yaptığı açıklama yaptı. Besler'in diyabet ile ilgili uyarıları şöyle: 

ANNE SÜTÜ DİYABETE KARŞI KORUYOR

Doğumdan itibaren bebeklerin ilk ay altı ay tek başına anne sütü ile beslenmesinin ileriki yaşlarda görülebilecek diyabetten korunma için önemli olduğu bilinmekte. Özellikle çocuklarımızda şekerle tatlandırılmış içeceklerin tüketimlerinin mutlaka azaltılması gerekmektedir. Şekerle tatlandırılmış içeceklerin tüketimlerinin Tip 2 diyabetle direk ilişkisinin olduğu biliniyor. 

DİYABET 422 MİLYON İNSANI ETKİLİYOR

Diyabetin 1980 yılından günümüze en az dört kat artarak 422 milyon insanı etkilediği bu yükselmenin arkasında da yatan temel sorunun özellikle Tip 2 diyabet olduğu bilinmektedir. Tip 2 diyabetin temel nedenlerin başında ise kiloluluk, şişmanlık ve hareketsiz yaşam tarzı gelmektedir. Dolayısıyla yaşam tarzı diyabetin artışını etkileyen temel faktördür. 

DİYABET HANGİ ÜLKELERDE DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR?

Günümüzde diyabetin artışından etkilenen ülkelerin başında Almanya, Rusya, Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Arap ülkelerinin geldiği bilinmektedir. Kıbrıs’ın bütününde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de diyabetin görülme hızının da oldukça yüksek olduğu bilinmektedir. Avrupa Birliği ülkeleri için diyabetin görülme hızı ortalama % 7.3 iken bu oran Türkiye’de %12.5, Kıbrıs’ta da %9.4 olduğu bilinmektedir. Tüm dünyada 2012 yılında diyabet nedeniyle hayatını kaybeden insan sayısının 1.5 milyon olduğu da bilinmektedir. Ancak bu sayıdan çok daha fazla insanın diyabet nedeniyle kalp krizi, inme, körlük, böbrek yetmezlikleri ve özellikle ayak, bacak ampütasyonlarıyla karşı karşıya kaldıkları da hatırlanmalıdır. Bu nedenle DSÖ ve ülkelerin Sağlık Bakanlıkları epidemi haline dönüşen diyabetle başa çıkmak için özel önlemler almaya ve uygulamaya başlamıştır. Ülkelerin ekonomilerine diyabetin getirdiği yükler de günümüzde artık çok yüksektir. 

HANGİ TİP DİYABETTEN KORUNABİLİRSİNİZ?

Günümüzde Tip 1 diyabetten korunmanın var olan bilgilerimiz içerisinde maalesef pek de mümkün olmadığını bilmekteyiz. Tip 1 diyabet genellikle çok küçük yaşlarda (5-11 yaş) tamamen insülin yokluğuna bağlı olarak oluşmaktadır. Ancak dünyada görülen diyabetin çok büyük oranının Tip 2 diyabet (insülin var ama genellikle yetersiz) olması ve bu tür diyabetten de korunabileceğinin bilinmesi büyük öneme sahiptir. 

Vücutta artmış yağ miktarı yani kiloluluk ve şişmanlığın Tip 2 diyabet için temel risk faktörü olduğu bilinmektedir. Kiloluluk ve şişmanlıkla birlikte görülen hareketsiz yaşamın artan diyabetin temel nedeni olduğu bilinmektedir. Kiloluluk ve şişmanlıktan korunmak için günlük tüketilen diyetlerimizde; toplam enerji, yağ ve doymuş yağ kaynaklarının azaltılmasının yanında sebze ve meyve ile posa/lif tüketiminin arttırılmasının büyük önemi vardır. Beslenmemizde kullandığımız temel yağın olabildiğince az işlenmiş sızma zeytinyağının olmasına özellikle dikkat edilmelidir. 

DOĞUMDAN SONRA İLK 6 AY ÇOK ÖNEMLİ 

Doğumdan itibaren bebeklerin ilk ay altı ay tek başına anne sütü ile beslenmesinin ileriki yaşlarda görülebilecek diyabetten korunma için önemli olduğu bilinmektedir. Özellikle çocuklarımızda şekerle tatlandırılmış içeceklerin tüketimlerinin mutlaka azaltılması gerekmektedir. Şekerle tatlandırılmış içeceklerin tüketimlerinin Tip 2 diyabetle direk ilişkisinin olduğu bilinmektedir. 

YEMEK PİŞİRME ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞMELİ 

Tütün kullanımının artan diyabetle ilişkili olduğu gösterilmiştir. Yemek pişirme alışkanlıklarının da değerlendirilmesi gereklidir. Kızartmalar yerine fırın, ızgara, az sulu ortamlarda pişirmenin, yağsız tava kullanmanın da önemli olduğu görülmüştür. Beslenme alışkanlıklarını düzenlerken mutlaka hareketli bir yaşam ve mümkünse yetişkinler için hafta da 5 gün günde en az 30 dakika fiziksel aktivite yapmak doğru bir yaklaşım olacaktır. Bu süre 10’ar dakikadan az olmamak kaydıyla bölümlere ayrılabilecektir. Daha yoğun egzersiz yapmak isteyenlerin ise mutlaka bir sağlık kontrolünden geçmeleri önemlidir. 

 

13-11-2017


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin