Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

Barış içinde ve birlikte yaşamak için eğitim şart

Barış içinde ve birlikte yaşamak için eğitim şart

Barış içinde ve birlikte yaşamak için eğitim şart. Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Barış içinde ve bir arada yaşamanın desteklenmesinde kapsayıcı eğitimin kritik bir önem taşıdığını belirterek, "Eğitim politikaları, hem mülteci hem de Türkiyeli çocukların tamamının etnik ve

Eğitim Reformu Girişimi (ERG), Türkiyeli, mülteci ve göçmen çocuklar için kapsayıcı eğitim çerçevesi öneren “Bir Arada Yaşamı ve Geleceği Kapsayıcı Eğitimle İnşa Etmek” başlıklı raporunu açıkladı. İşte rapordan notlar: 

2.8 MİLYON SURİYELİ MÜLTECİ: Türkiye, Orta Doğu’daki Suriyeli mülteci nüfusun yarıdan fazlasına, 2,8 milyonu aşkın Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. Geçtiğimiz altı yılda güvenliğe ve temel gereksinimlerinin karşılanmasına ihtiyaç duyan milyonlara takdire değer bir destek verdi. 

OKUL ÇAĞINDA 850 BİN ÇOCUK: Mültecilerle ilgili söylem ve politika önerilerinin odağı son yıllarda uzun dönemli gelişmeyi ve entegrasyonu da içerecek şekilde genişledi. Türkiye’de okul çağında yaklaşık 850 bin Suriyeli çocuk yaşıyor. Bu çocukların Türkiye toplumuna barışçıl entegrasyonunda nitelikli eğitime erişimin artırılması kritik önem taşıyor. 

ÇOK SAYIDA ÜLKEDEN MÜLTECİ VAR: Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Suriyeli mültecilerin eğitim sistemine entegrasyonunu sağlamaya dönük sistematik değişiklikler yapma ve politikalar uygulama sürecinde. Ancak, Türkiye’de sayısı gittikçe artan Irak, Afganistan, İran, Somali ve Orta Doğu’nun diğer ülkelerinden gelen göçmen ve sığınmacı da bulunuyor. Kamuoyu, bu ülkelerden gelen çocukların eğitime erişimde sahip olduğu haklar ve karşılaştığı sorunlara ilişkin sınırlı bilgiye sahip. 

BARIŞ İÇİNDE YAŞAMAK İÇİN: Barış içinde ve bir arada yaşamanın desteklenmesinde kapsayıcı eğitim kritik önem taşır. Eğitim politikaları, hem mülteci hem de Türkiyeli çocukların tamamının etnik ve sosyoekonomik farklılıklarını göz önüne alan kapsayıcı bir eğitim çerçevesine oturtulmalı. “Mülteci krizi” bizleri, Türkiye’deki eğitim sisteminin farklı gereksinimlere sahip, çok etnili ve çokdilli öğrenci kitlesi için nasıl daha kapsayıcı bir hale getirilebileceği konusunda düşünmeye teşvik ediyor. 

TÜM ÇOCUKLARA NİTELİKLİ EĞİTİM: Rapor, Türkiye’deki bütün öğrencilerin nitelikli eğitim almasını sağlayacak bir “kapsayıcı eğitim” çerçevesi öneriyor ve bu çerçevede, eğitime erişimi artırmaya, öğretim programını ve pedagojiyi iyileştirmeye, eğitim yönetişiminigüçlendirmeye yönelik kamu politikası seçeneklerini kısaca özetliyor. 

EYLEM PLANI ŞART: Makro düzeyde uygulanacak kapsayıcı eğitim politika uygulamalarını, aile ve şirket vakıfları gibi görece daha esnek sivil toplum aktörleri ve özel sektör kuruluşları da destekleyebilir. Rapor, bu aktörler için bütüncül bir kapsayıcı eğitim yaklaşımı ve eylem planı çerçevesi öneriyor. 

ETKİN BİR KOORDİNASYON GEREK: Kamu politikaları ve sivil toplum müdahaleleri, yalnızca mülteci nüfusun Türkiye toplumuna nasıl entegre edilebileceği değil ev sahibi toplumlara da odaklanmalı. Bu, barış ve bir arada yaşama değerlerini savunan kolektif bir bakışı, farklı sektör ve kurumları kapsayan bütüncül bir yaklaşımı, kamusal, özel, sivil kurumlar ve ilgili bireylerin etkin koordinasyonu gerektiriyor. 

03-05-2017


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin