Arama sonuçları

Bizim kuşak kendini taş devrinde hissedecek

Bizim kuşak kendini taş devrinde hissedecek

Bizim kuşak kendini taş devrinde hissedecek. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk önümüzdeki dönemde 2040’lara giderken yeni bir çağın geldiğini söyleyerek, “Bizim kuşağın kendisini taş devrinde hissedeceği yeni bir çağ geliyor” dedi.

Selçuk, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) kasım ayı meclis toplantısında konuştu. Selçuk, eğitimin kendi başına bir yapı olmadığını ifade ederek, eğitimin demokrasiyle ve ekonomiyle birlikte hareket etmesi gereken bir üçlünün sacayağı olduğunu söyledi. Bu nedenle de eğitimi sınıfların içerisinde olup biten bir hadise olarak değerlendiremeyeceklerini dile getiren Selçuk, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Eğitim hayat sahnesinin her boyutunda hayat boyu devam eden bir işlev ve süreçtir. Bizim zeytinyağı ve su gibi ayrı ayrı bir mahiyette olan unsurlar olarak değil suyun içerisine karışmış şeker gibi bir arada olması gereken bir ulviyete ihtiyacımız var. Bu imzaları biz bugünkü çocuklarımızın geleceği için düşünüyoruz elbette ama bizim doğmamış çocuklara hesabımız, vebalimiz var. Bunların üstesinden gelebilmek için de eğitimin niteliği konusunda oldukça yetkin çalışmalara ihtiyacımız var.

BİZİM KUŞAK KENDİNİ TAŞ DEVRİNDE HİSSEDECEK

Çünkü dünya başka bir yere doğru gidiyor. Önümüzdeki çağ şimdilerde dünyanın dördüncü büyük kırılması olarak değerlendirilebilir. Tarım toplumu, sanayi toplumu ve bilgi toplumu. Bizim kuşak üçünü birden yaşadı. Önümüzdeki 2040'lara doğru giden sürece baktığımızda bizim kuşağın kendisini taş devrinde hissedeceği yeni bir çağ geliyor. Buna ister singularity çağı deyin, ister tekillik çağı deyin bu çağı dijital olanın, fiziksel olanın ve biyolojik olanın birlikte aynı vücutta bedenleneceği bir çağı getiriyor ve bu bizim şimdiye kadar hiç görmediğimiz hiç alışkın olmadığımız bir şey. Yani insanların robotlarla birleşmeye başladığı, vücutlarımızdan ana robotların sıradanlaştığı bir şekilde insan beyninin kendi kapasitesinin artırabilmek için iş yerinin büyük bilgisayarına bağlanarak günlük işine yürütmesinin sıradanlaştığı bir döneme doğru gidiyoruz. Önümüzdeki 20-30 yıl belki geride kalan bin yıldan çok daha önemli.

AYNI TARİH AMA AYNI ZAMANDA DEĞİLİZ

Biz bugün belki ABD ve gelişmiş ülkelerle aynı tarihte yaşıyoruz ama aynı zamanda yaşamıyoruz. Bu durumun fark edip zamanın ruhunu kavrayarak tedbir almak öncelikli amaçlarımız arasında. Yapmak istediğimiz şey Türkiye Cumhuriyeti’nin maddi ve manevi bekası açısından yeni bir atmosferi, habitatı ortaya çıkarmak. Bunu çıkarmakla ilgili Türkiye çok büyük bir birikime sahip ama birikiminin tümünü kullanması gerekiyor. Bu bir bakanının ya da  kişinin kendi cep telefonu ile olacak iş değil, Türkiye’nin birikimine ihtiyacımız var. Birisi bir yerde 'biz' diyorsa muhakkak öteki vardır. Bizim 'hepimiz' dememiz gerekiyor. Bunu demediğimizde ülkenin, millet olarak belirli bir odak yaratması ve bu odağın etrafında nüfuz alanı oluşturması gerçekten çok zor."

ÖĞRETMENLERİN KATKIYA İHTİYACI VAR

Türkiye'de öğretmenlerin daha fazla katkıya ihtiyaçları bulunuyor. Aksi takdirde zamanın onları bazı sorunlarla karşı karşıya bırakıyor. Öğretmenlere her konuda destek olacağız. Öğretmenlerin niteliği yükseldikçe daha fazla yol alma olanağı ortaya çıkacak.

VERİYE DAYALI YÖNTEM KULLANACAĞIZ

Veriye dayalı yöntem ve metodolojiyle çok fazla uğraşıyoruz. Verinin kullanımı eğer sahicileşmezse, veriye dayalı politikalar üretilmezse, karar destek sistemleri oluşturulmazsa ortaya çıkacak politikaların sahiciliğinden söz edilemez. Bu anlamda veriye dayalı politikalar üretmek ve bunun da yazılımsal ve donanımsal alt yapısını kurmak önümüzdeki bir kaç ay içerisinde halletmeye çalıştığımız konulardan bir tanesi. Bu altyapı oluştuktan sonra bir eğitim ve öğrenme analitiği bakış açımız var.

Bu Türkiye’nin ilk kez konuştuğu bir şey. Eğitim analitiği ve öğrenme analitiği dediğimiz şey bütün süreçlerin ölçülebilirliği ve değerlendirilebilirliği üzerine yeni bir metodoloji dünyada kullanılan. Fakat Türkiye kendi öğrenme süreçlerinin kalitesi üzerinde çok fazla duramadı. AK Parti döneminde son 16 yılda inanılmaz derecede fiziksel, dijital alanda, öğretmen sayısı, derslik sayısı gibi alanlarda çok büyük atılımlar yapıldı. Şimdi bu yapılanların üzerine bir şeyler yapmamız lazım. Biraz girdi temelli olmaktan, çıktı ve ürün temelli oluşa doğru yönelmemiz lazım. Eğer şu ana kadar yapılan yatırımlar olmasaydı bizim nitelikten söz etmemiz mümkün olmayacaktı.

 

28-11-2018


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin