Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

Çocuğum birinci sınıfa başlamaya hazır mı?

Çocuğum birinci sınıfa başlamaya hazır mı?

Bugün iki haftalık gecikme ile okula başlayacak 18 milyon öğrenci arasında ilk kez okulla tanışacak çocukların sayısı 2 milyondan fazla. Bunların 1 milyon 136 bininin ilkokul birinci sınıfa, yaklaşık 1 milyon 200 bininin de okul öncesi eğitime başlaması bekleniyor.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ilkokulların 1. sınıflarına okulların başladığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 66 ayını dolduran tüm çocuklar otomatik olarak kaydediyor. Gelişim yönünden ilkokula hazır olduğu anlaşılan 60-66 ay arası çocuklar da velisinin dilekçe vermesiyle 1. sınıfa başlayabilir.

DİLEKÇE YA DA RAPORLA ERTELEME VAR

Kaydınız 1. sınıfa otomatik olarak yapılmış olsa da eğer çocuğunuzun okul olgunluğuna erişmediğini düşünüyorsanız ve okulların açıldığı eylül sonu itibarıyla çocuğunuz 66, 67 ya da 68 aylık olacaksa okul yönetimine dilekçe vererek bir yıl okula başlamasını geciktirebilirsiniz.
Ancak çocuğunuz eylül ayı sonunda 69, 70 ve 71 aylık olacaksa bu durumda "doktor raporu" almanız gerekiyor. Ancak çocuğunuz 72 ay ve üzerinde ise doktor raporu da yetersiz, zorunlu okula başlatacaksınız.
OKUL OLGUNLUОU NASIL ANLAޞILIR ?
Uzmanlar ise ailelere çocuklarının okul olgunluğuna erişip erişmediklerine dikkat etmeleri konusunda uyarıyor ve bu olgunluğa erişmeyen çocukların okula başlatılmasını hatalı buluyor. Peki okul olgunluğunu nasıl anlayacaksınız?

İşte uzmanların çocuğunuzun okul olgunluğuna erişip erişmediğini anlamanız için verdiği ipuçları:

20 DAKİKANIN ALTINA DİKKAT
Prof. Dr. Ayla Oktay: Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi
* Çocuk kendi başına 20 dakika bir etkinlikle uğraşıyor mu?.
* Başladığı bir işi uygun şekilde tamamlayabiliyor mu?
* Annesi olmadan yabancı bir yetişkinle rahatça kalabiliyor mu?.
* Kendine ait işleri; yemek yemek, giyinmek, tuvalete gitmek el yıkamak, pabuçlarını giymek gibi işleri başarı ile yapabiliyor mu?
* Diğer çocuklarla olumlu ilişkiler kurabiliyor mu? Burada paylaşma, sırasını bekleme, arkadaşları için kendi isteklerini erteleyebilme önemlidir.
* Kendini rahatça ifade edebiliyor mu? Renkler, sayılar, seslerle ilgili sorulara uygun cevaplar verebiliyor mu?
ÖZBAKIM BECERİSİ ÖNEMLİ

Doç. Dr. Günseli Girgin: Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi, Okulöncesi Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı
Okul olgunluğu, genel olarak çocuğun bedensel, bilişsel, duygusal ve sosyal anlamda ilköğretimin gerekliliklerini karşılamaya hazır olmasıdır. Örneğin kalem tutma becerisi, dinlediğini ve gördüğünü anlatma becerisi, dilbilgisi kurallarına uygun konuşma becerisi, kendi başına giyinme, soyunma, yeme, temizlik gibi, özbakım becerilerinin gelişimi, yaşıtlarıyla olumlu ilişkiler kurma, kurallara uyma, dikey yatay çizgiler çizme, basit geometrik şekilleri çizme, 1 den 10'a kadar rakamları kopya edebilme, zıt anlamlı sözcükleri anlayabilme gibi beceriler. Bunlar aileler için kabaca fikir verebilecek başlıklardır ama asla kesin karar için sadece yeterli değildir, gelişim alanlarının tümü değerlendirilmeli.
KURALLI OYUNLAR OYNAYABİLMELİ

Prof. Dr. Ali Baykal: Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi

* Yorulunca dinlenmeye, acıkınca doymaya yönelebiliyor mu?

* Fiziksel varlığını bağımsız sürdürebiliyor mu? Çantasını taşıyabiliyor mu? Kalem, makas, çatal-kaşık tutabiliyor mu?

* Toplumsal yetileri yeterli düzeye gelmiş mi? İşbirliği yapabiliyor mu? Akranlarıyla ilişki kurabiliyor mu? Yetişkinlerle ve akranlarıyla karşılıklı sorumlu ve saygılı etkileşim kuracak özdenetim sağduyusu yerleşmiş mi?

* Kurallı oyunlar oynayabiliyor mu? Kuralsız oyunlarda rol alabiliyor mu?

* Dikkatli dinleyebiliyor, özenli çalışabiliyor mu?

* Duygusal olgunluğa erişmiş mi? İnsanlarla tanışma ve yardımlaşma davranışları gelişmiş mi?

* Sorunlar karşısındaki tepkilerinde saldırganlık ve çekingenlik kutupları arasında koşullara uygun kıvamı tutturabiliyor mu?

* Dikkatini sürdürebiliyor, dağılınca toparlayabiliyor mu?

* Bir olayı, bir öyküyü anlatabiliyor mu? Anlatılanları anlayabiliyor mu? Kendi diliyle özetleyebiliyor mu?

ANNE BABASINDAN RAHAT AYRILABİLİYOR MU?

Doç. Dr. Selçuk ޞirin: New York Üniversitesi öğretim üyesi, Bahçeşehir Üniversitesi misafir öğretim üyesi

Duygusal ve Sosyal Gelişim Özellikleri: Yeni girdiği bir ortamda rahat bir şekilde anne-babasından ayrılabiliyor mu?, Diğer çocukların oynadıkları oyunlara rahatça katılabiliyor mu?, Ağlama, bağırma vb. davranışlar olmaksızın isteklerini dile getirebiliyor mu? Grup kurallarına uyarak, beklemesi gereken durumlarda sırasını bekleyebiliyor mu? Sevdiği insanlarla eşyalarını paylaşıyor mu? Yardımlaşıyor mu?

Dikkat Gelişimi ve Konsantrasyonu: Dış uyaranlardan etkilenmeden yapacağı çalışmaya odaklanabiliyor mu?, Verilen işleri tamamlayabiliyor mu?, Organize olabiliyor mu?, Peş peşe verilen iki-üç yönergeyi kavrayıp, onlara uygun hareket edebiliyor mu?

İnce-Motor Kas Gelişimi: Kalemi doğru tutabiliyor mu?, Daire, kare vb. temel şekilleri çizebiliyor mu?, Makası amacına uygun ve düzgün kullanabiliyor mu?, Başı, gövdesi, kolları, bacakları, el ve ayakları olan bir insan çizebiliyor mu?, Çatal ve kaşık kullanarak yemeklerini kendi yiyebiliyor mu?, Düğmelerini ilikleyip açabiliyor mu?
Kaba-Motor Kas Gelişimi: Önce topuk sonra ayak ucu olarak düzgün adım atabiliyor mu?, Rahat koşabiliyor ve zıplayabiliyor mu? Topu atabiliyor ve kendisine atılan topu tutabiliyor mu?, Merdivenlerden rahat inip çıkabiliyor mu?

Dil ve Kavram Gelişimi: Tam anlaşılır konuşabiliyor mu?, Okunan bir hikâye ile ilgili sorulan soruları yanıtlayabiliyor mu?, Başına gelmiş bir olayı anlatabiliyor mu?, Renkleri, temel şekilleri isimlendirebiliyor mu?, Olaylara başkalarının bakış açısından bakabiliyor mu? Örneğin, anlatılan bir durumda bir arkadaşının nasıl tepki vereceğini tahmin edebiliyor mu?, 6-6 kelimeden daha uzun cümleler kurabiliyor mu?, 10’a kadar olan sayıları biliyor mu?

Özbakım Becerileri: Tuvaletini kendi başına yapabiliyor mu?, Kendi başına ellerini yıkayıp kurutabiliyor mu?, Kendi başına yemeğini yiyebiliyor mu?, Anne-babadan fazla yardım almadan ya da kendi başına giyinebiliyor mu?

OKUL FOBİSİ NASIL KONTROL EDİLİR?

ERA Kolejleri PDR Bölüm Başkanı Gülçin Aşkın Çetin özellikle okula ilk kez başlayacak birinci sınıf öğrencilerinde "ilk gün korkusu" yaşandığını ancak ailelerin telaşının bu korkuyu tetiklediğini söylüyor. Çetin'in ailelere önerileri şöyle:
"Tanımadıkları insanlarla dolu bir ortamda yaşanan terk edilmişlik hissi, arkadaş edinme konusundaki çekingenlikler, fiziksel bir özellik nedeniyle alay konusu olma korkusu, başarısız olma endişesi, çantasını ya da ayakkabısını beğenmeme gibi birçok faktör, çocukların okula gitmek istememesine neden olabiliyor. Alışma sürecinde ebeveynlerin kendi endişelerini çocuklara yansıtması da onlara telaşa sürükler. Yetişkinlerde de olduğu yeni bir ortama girdiğinde her çocuk bocalayabilir. Bu çok normaldir. Alışması için ona zaman tanıyın. Her ağladığında okuldan alınırsa ertesi gün okula geri dönmesi daha zor olacaktır. "
BAޞ AОRISI VE MİDE BULANTASI KORKUYU GÖSTERİYOR
Okul korkusunun belirtilerini ve nasıl çözülebileceğini Acıbadem Mobil Sağlık Uzman Psikoloğu Melis Demircioğlu, şöyle anlatıyor.
· Eğer çocuğunuz sabah saatlerinde ya da okuldayken baş ağrısı, karın ağrısı ve mide bulantısı gibi rahatsızlıklar yaşadığını söylüyorsa onu yalancılıkla suçlamayın. Çocuğunuzu mutlaka bir doktora götürün ve muayene olmasını sağlayın. Bazen yoğun kaygı ve korkular bu esnada salgılanan hormonlar nedeniyle gerçekten fizyolojiyi etkileyebiliyor.
· Çocuğunuz okula gitmemek konusunda diretiyorsa onu yatıştırıp düzenli bir biçimde devam etmesini sağlayın.
· Okul fobisi nedeniyle çocuğunuzu aşağılamak ya da ona ceza vermek yerine ona okulun önemini, faydalarını, güzel ve eğlenceli yönlerini anlatarak özendirici olmaya çalışın ve okula ısınması için ona zaman tanıyın.
· Eğer arkadaşlarından ya da öğretmeninden şikâyet ediyorsa vakit kaybetmeden öğretmeni ile konuşup çocuğunuzun okula uyumu ile ilgili bilgi almaya çalışın.
· Çocuğunuzu, duygularını ifade etmesi için gereken zemini hazırlayarak korkuları hakkında konuşmaya teşvik etmek bu sorunu yenmede önemli bir adımdır.
KAHVALTI YAPTIRMADAN EVDEN ÇIKARMAYIN
İstanbul Bilgi Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Birsen Demirel de sağlıklı bir okul hayatı için kahvaltının önemine dikkat çekiyor. Demirel'in kahvaltı için önerileri şöyle: "Her kahvaltı temel dört besin grubunu içermeli; haşlanmış yumurta veya omlet, peynir, bal veya pekmez, tam buğday unu ekmek, mevsimine uygun domates, salatalık gibi taze sebze, zeytin, taze sıkılmış meyve suyu. Bunun yanında süt, yulaf gevreği ve kuru meyvelerden oluşan bir kahvaltı da besleyicidir. Dikkat eksikliği, stres veya hiperaktivite yaşayan çocukların mümkün olduğu kadar doğal, sağlıklı ve Omega 3 yağ asidinden zengin besinler tüketmeli. Bunlar somon, sardalya gibi soğuk dip balıkları, ceviz, kavrulmamış fındık ve badem, semizotu, yeşil yapraklı sebzeler ve balık yağıdır. Çocuğun haftada iki kez balık tüketmesine özen gösterilmelidir. Ayrıca şeker ve gofret gibi şekerli gıdalar, cips, bisküvi, hazır meyve suları, asitli içecekler tüketilmemeli.”

Bu yazının özeti Habertürk Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Fotoğraf: Bilfen Eğitim Kurumları 

19-02-2015


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin