Arama sonuçları

Eğitimciler 2023 Vizyonu’nu nasıl yorumladı?

 Eğitimciler 2023 Vizyonu’nu nasıl yorumladı?

Eğitimciler 2023 Vizyonu’nu nasıl yorumladı? Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından hazırlanan 2023 Eğitim Vizyonu ders saatlerinin azaltılmasından okul öncesi eğitimi zorunlu hale getirmeye, okulların finansman kaynaklarından yeni bir ölçme ve değerlendirme sistemine kadar birçok konuda yapılacakları sıralıyor.

EĞİTİMCİLER 2023 VİZYONU'NU NASIL YORUMLADI?

Peki eğitimciler 2023 Eğitim Vizyonu belgesini nasıl yorumluyor? Hürriyet’ten Önder Öndeş’in haberine göre eski Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı TEDMEM Direktörü Prof. Dr. Emin Karip açıklanan vizyonu “yeni bir başlangıç” diye nitelendirerek, şöyle diyor:

PİLOT UYGULAMALARDA SÖZ EDİLMESİ DİKKAT ÇEKECİ

“Belge eğitim sisteminin amaç, yapı, insan kaynağı, öğretim programları, eğitim öğretim uygulamaları ile ölçme ve değerlendirme öğelerini birlikte ele alması açısından bütüncül bir yaklaşım sergiliyor. Çünkü eğitim sistemimizde temel sorunlardan biri, sorunların ve çözümlerin parça parça ele alınması. Bu belgenin bunca yıl okul, derslik sayısı, okula gönderilen bilgisayar ve akıllı tahta sayısı konuşulduktan sonra okulun içine odaklanması; öğretmenin gelişimi, okulda eğitim öğretim süreçlerinin geliştirilmesi, her çocuğun öğrenmesini ve iyi olma halini odağa alması eğitim sisteminde kalitenin geliştirilmesi adına yeni bir başlangıca işaret ediyor. Ayrıca hedeflerin gerçekleştirilmesine yönelik olarak küçük ve orta ölçekte pilotlama çalışmalarının yapılacağı vurgusu dikkat çekici. Açıklamalarda yer almakla birlikte, hedeflerin gerçekleşmesi için finansal kaynakların sürdürülebilir şekilde güvence altına alınabileceği bir finansman yapısının oluşturulmasına ihtiyaç var. Toplumun tüm kesimlerinde yüksek bir beklenti oluştu. Bu beklentinin ve toplumsal ilginin belgede yer alan hedeflerin gerçekleştirilmesi için güçlü bir motivasyon oluşturacağını düşünüyoruz.”

MUTLU ÇOCUKLAR ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANMIŞ

Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Eğitim Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık da belgede vurgulanan eşitlik konusuna dikkat çekerek, şunları dile getiriyor:

“Belgenin ‘mutlu çocuklar’ çerçevesinde hazırlanması önemli. Okul yönetimi, öğretmen ve velinin işbirliğine yapılan atıf da çok olumlu. Eşitlik ekseninde önemli konulara değinildi, okullar arası farkların kapanması gibi. Ders yükünün azaltılması, dijital dönüşümün tüm derslere ve alanlara entegre edilmesi, yabancı dile verilen önem dikkat çekici. Ayrıca tek tip eğitim tasarımı yapılmaması, çocukların eğitim süreçlerinin ilişkili ve takip edecek şekilde, hayat boyu öğrenme çerçevesinde ele alınması yararlı. Belgenin odak noktası öğretmenler. Öğretmenlik meslek kanunu, öğretmenlik mesleğinin özel bir statüye kavuşması demek. Sözleşmeli öğretmenlikte değişiklik öngörülüyor. Ancak özlük haklarının kadrolu öğretmenlerle aynı duruma gelmesi yönünde bir açıklama yapılmadı. Eğitim sistemimizde en zorlu alanlardan biri olan ortaöğretimin yeniden yapılandırılması da önemli bir vurgu. Mesleki eğitime özel önem verileceği görülüyor. Meslek kazandırma, üniversitelere yığılmanın önlenmesi ve sınav kaygısının odakta olmaması için çalışılması gerekli. Anaokulunda en az bir yıl zorunlu eğitime dahil edilmesi kararı son derece önemli.”

ÖĞRETMENLER KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMEDİ

Birgün’den Mustafa Mert Bildircin’in haberine göre Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan ise şöyle yorum yaptı:

Öğretmenlerin kendini değerli ve güvende hissedebileceği somut bir açıklama öngördüğümüz gibi yapılmadı. Yapılan açıklamada hukuksuzca ihraç edilen meslektaşlarımızın hukuk ve adalet talebi, görevlerine iade edilme hakları ise tamamen yok sayılmıştır. Sözleşmeli öğretmenlik devam ediyor. 4+2’ den 3+1 düzenlemesine geçilmiş olması sözleşmeli öğretmenler açısından bir anlam ifade etmiyor. Sözleşmeli öğretmenlerin en temel talebi olan mazerete dayalı tayin hakkı ise tamamen görmezden gelindi. Ataması yapılmayan öğretmenlerin beklentileri ise MEB’in 117 bin öğretmen ihtiyacı açıklamasına rağmen açıklamada karşılık bulmamıştır.
 

ÖĞRENCİLER UCUZ İŞGÜCÜ OLACAK


Özel öğretim kurumlarında bürokrasinin azaltılacağı, haksız rekabetin ortadan kaldırılacağı, özel öğretim kurumları ile iş birliğinin güçleneceği, öğrencilere okurken çalışma fırsatı denilerek öğrencilerimizin ucuz iş gücü olarak görüldüğü özelleştirme politikalarına hız kazandırılacağının net fotoğrafıdır.

24-10-2018


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin