Arama sonuçları

En önemli konu merkezi sınavın kaldırılmaması

En önemli konu merkezi sınavın kaldırılmaması

En önemli konu merkezi sınavın kaldırılmaması. Akademisyenler üniversiteye geçişte merkezi sınavın kaldırılmamasını önemli buluyor. Üniversiteye geçişte getirilen iki oturumlu Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) haziran ayında yapılacak. Sınavın ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT). Bu oturumda 40 Türkçe ve 40 temel matematik sorularından oluşan 80 soru yer alacak. Bu oturuma tüm adaylar girecek. Bu oturumda 150 ve 180 olmak üzere 2 tane baraj var. 150 puan alanlar önlisans programlarını tercih edecek. Bu oturumda 200 ve üstü alanlar ise sınav puanlarını iki yıl kullanabilecek.

Sınavın ikinci oturumu olan tüm adayların girmek zorunda olmadıkları Alan Yeterlilik Testi (AYT) 4 testten oluşacak. Her birinde 40’ar soru olacak Türk Dili ve Edebiyatı-Coğrafya 1, Sosyal Bilimler, Matematik ve Fen Bilimleri testleri olacak. Adaylar isterlerse bu testlerin tümünü yanıtlayacak ya da tercihlerine göre en az iki testi yanıtlayacak.

EN ÖNEMLİ KONU MERKEZİ SINAVIN KALDIRILMAMASI

MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Erkut merkezi sınavın kaldırılmamasının çok önemli olduğunu belirterek, yeni üniversite sınavı hakkındaki görüşlerini şöyle sıralıyor:

84 SAAT SONRA TEOG KALDIRILMIŞTI

Bence en önemli konu merkezi sınavın kaldırılmamış olması.  Cumhurbaşkanı'nın TEOG'un kaldırılması gerektiği yönündeki demecinden 84 saat sonra MEB TEOG sistemini kaldırdı, fakat hala yerine ne geleceğini söyleyemiyor.  Buna karşılık, üniversite sınavı hakkındaki benzer bir demece rağmen YOK Başkanı merkezi sınavın önemli olduğunu belirtti ve demece sınavı basitleştirerek cevap verdi.  Bu iki duruş arasındaki fark kanımca çok önemli.  Sınavın detaylarını tartışırken bu noktayı atlamamak gerek.  YÖK merkezi sınavda ısrar ederek çok doğru bir iş yapmıştır.  

SİSTEMİN BASİTLEŞTİRİLMİŞ OLMASI DOĞRU

Sistemin basitleştirilmiş olmasını doğru buluyorum.  Örneğin eski sistemde 3 farklı TM puanı vardı ve işletme ile hukuk programları için alanların ağırlıkları farklı idi. İşletme için matematiğin ağırlığı yüzde 25 iken, hukuk için yüzde 18 idi.  Kanımca bu tür ince ayarlar gereksiz.  Hukukçuların her fırsatta belirttiği gibi hukuk için analitik beceriler önemli ve matematik işletmeye göre daha az önemli değil.  Ayrıca üniversiteye gören öğrencilere girdikten sonra programlarını değiştirebileceklerini de söylüyoruz.  Dolayısıyla bu puan türü farklılıklarının kaldırılmış olmasını doğru buluyorum.

SINAVIN İKİ BASAMAKLI OLMASI

Sınavın hala iki basamaklı olmasını da doğru buluyorum.  Ülkemizde lise öğrencilerinin üniversiteye hazırlık seviyeleri arasında çok büyük farklılıklar var.  İlk sınavın daha az konudan yapılmasını ve kimsenin önemini yadsıyamayacağı Türkçe ve Matematik üzerine odaklanmasını da doğru buluyorum.

2 YILLIK TEKNİK BÖLÜM İÇİN FEN SORUSU YOK

Sistemi basitleştirdiğiniz zaman (ki kanımca merkezi sınavı koruyabilmek için YÖK bunu yapmaya mecbur idi) bazı öğelerden vazgeçilmesi kaçınılmaz.  Örneğin iki yıllık teknik bölüm adayına fen sorusu sorulmayacak.  Ben bunu önemli bir sorun olarak görmüyorum.  İki yıllık programlara giren adaylar zaten soruların çok azını yaparak yerleşebiliyorlar idi.  Türkçe ve Matematikte başarılı olarak yerleşecek adayların iki yıllık programlarda başarı şansları geçmişe kıyasla daha az olmayacaktır.

Daha tüm detaylar açıklanmadı ama ben şu anda sorun potansiyeli taşıyan 3 nokta gözlemledim:

  1. Temel Yeterlilik Testi sonuçlarının iki yıl geçerli olması sıralama hesaplamalarında sorun yaratabilir.  Yılda yıla sınavların çok iyi standardize edilmesi gerekir.  Ayrıca ilk yıl iyi bir ilk sınavdan sonra daha kötü bir ikinci sınav geçiren öğrencinin tercihini ertelemesi ihtimali de artacaktır.
  2. İkinci sınavda adaylara 4 test verilecek.  Eğer bunlardan sadece ikisini yapmaları beklenecek ise, adayların hem üniversite tercihleri kısıtlanacak, hem de üniversiteye yerleştikten sonra yatay geçiş yapması zorlaşacaktır.  Örneğin aday mühendisliğe yerleşmek için sadece Matematik ve Fen testlerini çözerse, bir yıl sonra işletmeye geçmek istemesi durumunda TM puanı olmadığından geçiş mümkün olmayabilir.  Bu önemli bir sorun olabilir.  Adaylara 4 testten üçünü veya tümünü çözmek için gereken zaman verilirse bu sorun çözülebilir.
  3. Ülkemizde maalesef eğitim tamamen bir üst seviyeye geçiş odaklı olarak algılanmaktadır.  Örneğin TEOG'da olmadığı için birçok lise yabancı dil, sanat, spor, müzik derslerinde öğrencilere test çözdürüyor idi.  Yeni sistemde ise tıp veya mühendislik adayı sosyal bilimlerden (aynı şekilde hukuk veya siyaset bilimi adayı fen derslerinden) sınava girmeyeceğinden, liselerde müdür ve öğretmenlere önemsiz/değersiz görülen alanlardaki dersler yerine sınavda olan derslere daha fazla zaman ayrılması yönünde baskılar beklenmelidir. Bir üst seviyeye geçişteki değişikliklerin bir alt seviyeyi olumsuz etkilememesi konusunun da dikkate alınması gerekir.

 

 

14-10-2017


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin