Arama sonuçları

Eşit fırsat için erken çocukluk eğitimi şart

Eşit fırsat için erken çocukluk eğitimi şart

Son yıllarda nörobilim, ekonomi ve davranışsal bilimlerde yapılan birçok araştırma; çocuğun gelişiminde erken çocukluk yıllarının yani ilk 6 yılın bireyin hayatında en kritik dönem olduğu konusunda hemfikir olmuştur. Erken yaşlarda beyin gelişiminin deneyimlere dayalı olduğu ve insanın yaşamı boyunca sağlığını, öğrenme ve davranışlarını belirlediği ispatlanmış ve bu nedenle, çocukların bu yaşlarda hem yakın çevreleri tarafından desteklenmesi, hem de uygun eğitim olanaklarından faydalanması gelişimleri açısından önemli olduğu kabul edilmiştir.

Bu sebeble erken çocukluk eğitimi çocukların erken dönemdeki gelişimlerine destek olarak, okula hazırlar ve hayata eşit fırsatla başlamalarına yardımcı olur. Bu dönemde alınan eğitimin okula hazır olma sürecinde olumlu etkileri olduğu “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı” olan PISA araştırması çerçevesinde çok güçlü bir şekilde ortaya konmuştur.

Okul öncesi eğitim almış olan çocukların akranlarından en az bir eğitim yılı önde olduğu, okul öncesi eğitim almamış olanların ise özellikle matematiksel becerilerde en altta yer alma olasılığının iki kat daha fazla olduğu saptanmıştır. Ancak 2012 yılı itibarıyla Türkiye’de 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde  70’i hiç okul öncesi eğitim almamış olduğunu rapor etmiştir ve bu oran PISA’ya katılan 65 ülke arasındaki en düşük orandır.

HER BİR LİRANIN EN AZ 7 LİRA GETİRİSİ VAR

Halbuki araştırmalarda erken çocukluk döneminde çocuklara yatırılan her bir liranın en az 7 lira getirisi olduğu hesaplanmış ve uzmanlar tarafından eğitimde eşitsizliklerin azaltılmasında en büyük araç olduğu kabul edilmiştir. Özellikle de yakın çevresi tarafından yeterince desteklenme fırsatı olamayan çocukların kaliteli bir erken çocukluk eğitiminden görecekleri fayda tüm yaşamları boyunca etkisi göstermektedir.

Ülkemizde son on yılda özellikle okul öncesi eğitimde önemli gelişmeler yaşanmış olmakla birlikte 2012-13 eğitim-öğretim yılı itibarıyla uygulamaya başlanan “4+4+4” eğitim sistemiyle ilköğretime başlama yaşının aşağıya çekilmesi ve okul öncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına alınmaması, 2008’den bu yana elde edilen kazanımların erozyona uğramasına neden olmuştur.

4+4+4 öncesi Türkiye’de yüzde 67’lerde olan okul öncesi okullulaşma oranı konulan yüzde 100’e ulaşma hedefi  yerine yüzde 45’lere gerilemiştir. Bu gerilemede okul öncesi eğitimden en az yararlanan yine en düşük sosyo ekonomik gruplar olmuştur.

ÜCRETLİ OLMASI ENGEL OLUޞTURUYOR

Bu gerileme aslında toplumun ilgisizliği veya bilinç yetersizliği olmadığı da son aylarda  yapılan bir araştırmayla saptanmıştır. Türkiye’de okul öncesi eğitimin önemi konusunda farkındalık tüm yaş grupları, bölgeler ve sosyo ekonomik düzeyler arasında yüzde 90’lara varan oranlarla oldukça yüksektir. Okul öncesi eğitim kurumlarının eksikliği ve ücretli olması  çocukların bu eğitim düzeyinden yararlanmalarının önündeki en önemli engel olduğu aileler tarafından beyan edilmektedir.

ERKEN ÇOCUKLUK EОİTİMİNE DAHA FAZLA YATIRIM

Hükümetlerin her aile için, özellikle de dezavantajlı öğrencilerin kaliteli erken çocukluk eğitimine ve yaşadıkları yere yakın eğitim programlarına erişimini sağlamak için daha fazla çaba sarf etmesi gerekmektedir. Erken çocukluk eğitimleri çok boyutlu olarak ele alınmalı, yoksulluktan sağlığa, istihdamdan doğrudan destek çalışmalarına kadar pek çok konuda, farklı kurumların koordinasyonunda uzun vadeli ve sürdürülebilir çalışmalar yapılmalıdır. Türkiye’nin geleceği tasarlanırken doğru bir kaynak planlaması yapılması, çocuklar için bir hak olarak nitelendirilen ve kadın istihdamını da destekleyen erken çocukluk eğitimlerine diğer eğitim kademelerinden daha fazla yatırım yapılması önemlidir.

Bu nedenle, yeni uygulamalarla uzağında kaldığımız yüzde 100 okullaşma hedefline yaklaşılması için, erken çocukluk eğitimlerine gerekli kamu kaynaklarının ayrılması ve insana ve topluma yatırım için bu eğitimin zorunlu ve ücretsiz olması gerekmektedir.

KABUL EDİLİRSE KÜRESEL BİR ADIM ATILACAK

Önümüzdeki aylarda Birleşmiş Milletler tarafından “2015 Sonrası Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri”ne dünya  ülkeleri karar verecek.  Tüm tavsiye raporlarda yer alan ve nihayet BM Genel Sekreterinin Sentez Raporu’nda “Tüm çocukların okula hayatına hazır başlaması için kaliteli erken çocukluk gelişim,  bakım ve okul öncesi hizmetlerine erişimlerinin sağlanması”  hedefi yeralmakta. Eylül ayında Birleşmiş Milletler üye ülkeleri tarafından bu hedefin oylanarak kabul edilmesi halinde tüm dünyada çocukların okula ve hayata eşit fırsatla başlamaları için önemli bir küresel adım atılmış olacaktır.

19-02-2015


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin