Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

Hedef yeni müfredatın 2018-2019’da tüm sınıflarda uygulanması

Hedef yeni müfredatın 2018-2019’da tüm sınıflarda uygulanması

Hedef yeni müfredatın 2018-2019’da tüm sınıflarda uygulanması. Milli Eğitim Bakanı (MEB) İsmet Yılmaz, yeni müfredatın en kısa sürede tüm sınıflarda uygulanmasını hedeflediklerini söyledi. 

HEDEF YENİ MÜFREDATIN 2018-2019’DA TÜM SINIFLARDA 

Yılmaz’ın yeni müfredat ile ilgili açıklamaları şöyle:   

"Önümüzdeki yıl 1, 5 ve 9. sınıflar yeni müfredatla eğitime başlayacaklar. Ondan sonra 2, 3 ve 4. sınıflar, 6, 7 ve 8. sınıflar ile 10, 11 ve 12. sınıflar ve yapabilirsek hepsini önümüzdeki yıl bitirmeye çalışacağız. 2018-2019 eğitim yılında her sınıfta yeni müfredatla eğitime başlamış olalım. Bunu yapabilirsek inşallah o zaman öğrencilerimiz bilgiyi, teknolojiyi sadece kullanan değil aynı zamanda üreten olacak. Milli gelirin 860 milyar dolarsa G-20'nin üyesiysen dünyada da ilk 20'nin içerisindeysen bunu eğitim sistemine borçlusun. Niye ilk 10'a giremedik. Bunu da eğitim sistemimize borçluyuz. Çünkü daha yüksek nitelikli ürünler üretemiyoruz."

OECD ÜLKELERİNDEN DAHA FAZLA PAY AYIRIYORUZ

Eğitim ne kadar kaliteliyse ülkenin de o kadar güçlü olduğunu vurgulayan Yılmaz şöyle dedi: 

"Öğrencilerimize 21. yüzyılın gerektirdiği bilgi, beceri, tutum, davranış ve değerleri kazandırmak istiyoruz. Bunun için de biz Türkiye olarak milli gelirin yüzde 5,8'ini eğitime ayırıyoruz. OECD ülkeleri 5,2. Bizden daha az miktarda eğitime pay ayırmakta. Biz onlardan daha çok ayırıyoruz. Bugün 18 milyona yakın öğrenci Bakanlığımızın bünyesinde. 7 milyonun üzerinde de yüksek öğretimde var. Toplam 25 milyonun üzerinde öğrencimiz var. Türkiye'nin yarınını bu 25 milyon insan şekillendirecektir. Daha kaliteli bir eğitim ve öğretimin sunulması, eğitim ortam ve süreçlerinin iyileştirilmesi için çalışıyoruz. Bu bizlerin asli vazifesidir." 

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ YARATTIK

Yılmaz, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamanın vazifeleri olduğunu, geçen yıl ortaöğretime geçiş sınavında soruların tümünü doğru cevaplayanların Van, Erciş, Edremit, Muş ve Tunceli'den çıktığını anımsattı. Yılmaz, bu yıl da yine Varto'dan, Tunceli'den, Adıyaman'dan, Muş'tan, Siirt'ten, Hakkari Yüksekova'da bu başarıyı yakalayan öğrencilerin bulunduğunu söyledi. Yılmaz, "İşte fırsat eşitliği budur. Kahramankazan'daki, İzmir'deki ve İstanbul'daki ile Van'daki, Tunceli'deki, Siirt'teki öğrenci aynı başarıyı gösteriyorsa eğitimde fırsat eşitliğini sağlamışsınız demektir." 

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİĞİ TEKRAR GETİRDİK

Yılmaz, bir yıl içerisinde 20 bin derslik yaptıklarını anlatarak şöyle dedi: "Sözleşmeli öğretmen uygulamasını başlattık. 20 bin öğretmenin mülakatını yaparak atamasını gerçekleştirdik. 20 bin öğretmenin de mülakatını tamamladık. Önümüzdeki ay atamasını yapacağız. Okul öncesi eğitimi yaygınlaştırıyoruz. Geçen yıl ile bu yıl arasında artan öğrenci sayısı 106 bin 748. Bu son yıllardaki en büyük artıştır. Eğitiminiz iyi olursa siz çok şeyi başarmışsınız demektir." 

İKİLİ EĞİTİM VE OKUL ÖNCESİ 

İkili eğitimin 2019 yılı sonuna kadar kalkacağını belirten Yılmaz, okul öncesi eğitimin yaygınlaşacağını ifade etti. Daha kaliteli bir eğitim verebilmek için okul öncesi eğitimin önemli olduğunu vurgulayan Bakan Yılmaz, üniversite sayısını 76'dan 184'e yükselttiklerini, öğrenci sayısının 7 milyonun üzerinde olduğunu da aktararak, şöyle devam etti:

"Avrupa ve Rusya'dan sonra üniversiteye en fazla öğrenci gönderen ülke biziz. 2002'de her 100 öğrencimizden 14'ü üniversiteye gidebilirken şimdi 41'i üniversiteye gidiyor. Üniversiteleri yaygınlaştırdık, öğrenci sayısını artırdık. Üniversitelerde kaliteyi artırmak lazım, her üniversitenin bir alanda ihtisaslaşmasını istiyoruz. Onun için de üretimi destek yasasında üniversitelerin ihtisaslaşmasına ilişkin yasayı geçirdik. Üniversitelere kalite kurulu getirdik, o yasa da kabul edildi, Cumhurbaşkanımızın önünde. Bir de Yüksek Öğretim Danışma Kurulunu kurduk. Bir üniversite diğer üniversiteyi taklit etmeyecek, herkes aynı üniversitede aynı branşlar, fakülteler açmayacak. Dilediği gibi kontenjan belirlemeyecek, nerede hangi bölüm açılacağına, hangi kontenjanın verilmesi gerektiğine bu Danışma Kurulu karar verecek. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde yüksek öğretimde de kaliteyi hayata geçireceğiz. Avrupa ile yarışacağız. Allah nasip ederse 2030'da Avrupa'nın birçok ülkesinin önüne geçeceğiz." 

 

28-06-2017


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin