Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

İki alanda gelişme sağlayamadık: Eğitim ve kültür

İki alanda gelişme sağlayamadık: Eğitim ve kültür

İki alanda gelişme sağlayamadık: Eğitim ve kültür. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eğitimde müfredattan ders kitaplarına ilk, orta, lise ve yükseköğretime geçişteki sistemlere kadar çözülmesi gereken çok sorun olduğunu söyledi. Erdoğan 15 yılda her alanda büyük reformlara imza atmalarına rağmen iki alanda arzu edilen gelişmenin sağlanamadığını söyledi.

İKİ ALANDA GELİŞME SAĞLAYAMADIK: EĞİTİM VE KÜLTÜR

Erdoğan şöyle konuştu: "Bu bir öz eleştiridir aynı zamanda. İki alanda arzu ettiğimiz gelişmeyi sağlayamadık. Bunlar eğitim-öğretim ve kültürdür. Eğitim-öğretim nesillerin mimarlarıdır. Eğitim-öğretim kurumları da nesillerin tasarlandığı ve inşa edildiği yerlerdir. Böylesine önemli bir konuda en küçük bir ihmale, aksaklığa, yanlışlığa tahammülümüz olamaz."

10 ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİNİ AÇIKLADI

10 üniversite araştırma üniversitesi olarak seçildi.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara, Boğaziçi, Erciyes, Gazi, Gebze Teknik, Hacettepe, İstanbul, İstanbul Teknik, İzmir Yüksek Teknoloji ve Orta Doğu Teknik üniversitelerinin araştırma üniversitesi olarak belirlendiğini bildirdi. 

Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen "2017-2018 Akademik Yılı Açılış Töreni"nde konuştu.

Erdoğan, geçen yılki akademik yıl açılış töreninde, yükseköğretim sisteminde kaliteyi yükseltmenin yollarından birinin, misyon farklılaşması ve ihtisaslaşma olduğunu ifade ettiğini hatırlatan  bu çerçevede YÖK'ün koordinasyonunda yürütülen projede yer alan bölgesel kalkınma odaklı 5 pilot üniversitenin ismini de açıkladığını belirtti. İşte Erdoğan’ın açıklamaları: 
 
10 ÜNİVERSİTE ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ OLARAK SEÇİLDİ

Türkiye'yi uluslararası alanda en üst düzeyde temsil edecek araştırma üniversitelerinin tespit edilerek bunların özel olarak desteklenmesi, bununla birlikte uluslararası alanda çok daha güçlü, çok daha farklı bir konuma gelinmesi gerektiğini kaydetmiştik. Bir önceki akademik yıl açılışında üstünde durduğumuz bir başka konu da Yükseköğretim Kalite Kurulu oluşturulmasına yönelik ihtiyaçtı. Bugün tüm bu konularda önemli bir mesafe katedildiğini memnuniyetle görüyorum. Misyon farklılaşması ve ihtisaslaşma projesi kapsamında araştırma üniversitelerinin belirlenmesiyle ilgili çalışma tamamlanmış durumda. Şimdi sizlere araştırma üniversitesi olarak tespit edilen 10 üniversitemizi alfabetik sıraya göre açıklamak istiyorum, Ankara Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi.

Bu alanda yedek olarak belirlenen üniversiteler de şunlardır: Çukurova Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi. Asıl ve yedek olarak isimlerini saydığım bu araştırma üniversitelerimize yükseköğretim alanındaki hedeflerimize ulaşma konusunda çok büyük görevler düştüğünü bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

KALİTE KURULU OLUŞTURULDU

Kalite Kurulu'nun da oluşturulduğunu dile getiren Erdoğan, bu kurul sayesinde yükseköğretim çalışmalarının, idari ve mali açıdan bağımsız bir kalite güvence sistemine kavuşturulduğunu söyledi.

ÜNİVERSİTE-ÖZEL SEKTÖR İŞBİRLİĞİ: 

YÖK’ün üniversiteleri dünyada rekabet edebilir düzeye taşıyacak yenilikler konusundaki çalışmalarını da yakından takip ediyorum. Yükseköğretim programları ve kontenjanlarıyla meslek yüksekokullarının planlamasının artık YÖK'ün koordinasyonunda belirlenecek olmasının, bu hususlarda yaşanan sıkıntıların önüne geçeceğine inanıyorum. Üniversite- özel sektör iş birliği için de önemli adımlar atılıyor. Fen ve mühendislik alanlarındaki iş yeri eğitimlerinin teşviki için meslek yüksekokullarının organize sanayi bölgelerinde de kurulabilmesinin önü açıldı. Aslında bunlar 15-20 yıl önce bizim gündeme taşıdığımız konulardı fakat bu kadar gecikmeyle maalesef açıldı.

ÜNİVERSİTELERDEN TEK BİR TALEBİMİZ VAR

Teknoloji transfer ofislerinden ücretli araştırma izinlerine ve doktora sonrası araştırmacı istihdamına kadar gelişmiş ülkelerdeki pek çok düzenleme ülkemize de böylece kazandırılmış oldu. Bu çalışmaları gerçekleştiren Yükseköğretim Kurumumuz ile sürece katkı veren ilgili tüm bakanlıklarımıza teşekkür ediyorum. Üniversitelerimizin diğer sorunlarının çözümü için de gereken adımları atmaya hazırız. Bunun karşılığında üniversitelerimizden tek bir talebimiz var, o da bilim üretmeye hız vermeleri ve ülkemizin kalkınmasına daha fazla katkı sağlamalarıdır. YÖK'ün üniversitelerimizin bilimsel performanslarını objektif olarak ortaya koymak suretiyle bu konuda hükümeti ve kamuoyunu bilgilendirmesi, çalışmaların daha sağlıklı yürütülmesini sağlayacaktır.

YÖK’E İKİ YENİ HEDEF

Özellikle öğretmen kalitemizin yükseltilmesine yönelik çalışmalara da ihtiyacımız olduğu açıktır. Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde bu hususun masaya yatırılması ve etkin bir eylem planı ortaya konması şarttır. YÖK'e iki yeni hedef açıklamak istiyorum, bunlardan ilki öğretmen yetiştiren programların geliştirilmesi. Eğitim-öğretim meselesinin şu anda ülkenin en ciddi sıkıntısı. Öğretmen kalitesi de meselenin önemli boyutlarından biri.

DERS KİTAPLARININ İÇERİKLERİ KONUSUNDA ŞİKAYET GELİYOR

Son günlerde ders kitaplarının içerikleri konusunda giderek daha fazla şikayet gelmeye başladı. Bu şikayetleri ilgililerle başta hükümet yetkilileri olmak üzere zaman zaman YÖK Başkanı ile bunları paylaşıyoruz.  Demek ki burada bir sıkıntı var. Milli Eğitim Bakanımızla bu meseleyi konuştuk, 'gerekli tespitler derhal yapılacak ve tedbirler alınacak' dediler. Eğitim öğretimde istediğimiz neticeyi alamadıkça, tabii olarak yeni arayışlar içerisine giriyoruz. Bu da ayrı bir eleştiri konusu oluyor. Sınav sistemlerini defalarca değiştirdiğimiz halde hala öğretmenlerimizi de öğrencilerimizi de velilerimizi de memnun edecek bir sonuca ulaşamadık. Biz, bütün bu olaylara 'iki kere iki, dört' demek suretiyle bir matematik olarak bakamayız, sosyolojik bir olaydır. Bunu bu şekilde ele almak mecburiyetindeyiz. Bir toplumun inşası burada söz konusu.

MÜFREDATTA İSTEDİĞİMİZ NETİCEYİ ELDE EDEMEDİK

Yaptığımız son düzenlemeye rağmen müfredat ve ders kitapları hususunda da istediğimiz neticeyi elde edemediğimiz anlaşılıyor. Ne yapıp, edip eğitim-öğretim meselesini çözmek mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde 2053 ve 2071 vizyonlarımızın içi boş kalır. 

ÖĞRETMEN KALİTEMİZİN YÜKSELTİLMESİNE İHTİYACIMIZ VAR

Üzerinde önemle durmamız gereken konulardan biri de öğretmenlerin niteliği meselesi. YÖK'ün temel bilimlerde, yani matematik, fizik, kimya ve biyoloji alanlarında ülkenin en başarılı öğrencilerini bir araya toplayarak, onlara üstün nitelikli eğitim verme projesi, bu doğrultuda atılmış bir adım. Ancak bunun ötesinde özellikle öğretmen kalitemizin yükseltilmesine yönelik çalışmalara da ihtiyacımız olduğu açıktır. Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde bu hususun masaya yatırılması ve etkin bir eylem planı ortaya konması şarttır.

EN İYİ OKUL EVE EN YAKIN OKULDUR


TEOG ile ilgili görüşlerimi kamuoyuyla paylaştım. Çocuklarımızı bu tür sınavların eziyetinden kurtarmakta kararlı olduğumuzu açıklamıştık. Özel nitelikli belli okullar dışında lise eğitiminde ortalama bir standardı tutturduğumuzda hiçbir öğrencimizin böyle bir arayışı zaten kalmayacaktır. Bunların çıkış yolları çok ama çok fazla. Öyleyse biz yavrularımızı sınav noktasındaki bu sıkıntılardan arındırmamız ve kendilerini tamamıyla derslerine ve okulundaki çalışmalarına yönlendirmemiz... En iyi okul aslında evladımızın evine en yakın okuldur. Bu benim şu anda ortaya attığım bir iddiadır. 

İDEALİST ÖĞRETMEN NOKTASINDA SIKINTIMIZ VAR

Artık bina, derslik ve personel konusunda ciddi bir eksiğimiz hamdolsun aşırı derecede yok. Ancak idealist öğretmen noktasında sıkıntımızın olduğunu söyleyebilirim. Şimdi kuralar çekiliyor. Güneydoğu, Doğu buralara gidecek öğretmenlerimiz bakıyorsunuz hemen bir gider gibi yapıyor, ondan sonra Ankara, İzmir, İstanbul, Orta Anadolu buralara doğru gelmenin yollarını arıyor. Yok eş durumuydu, yok şuydu, yok buydu vesaire. Ama o gün kura çekildiğinde, çıkınca sevinçten sıçrıyor. Ben de diyorum ki, burada süre meselesini halletmek suretiyle öğretmenlerimizin kendilerini özellikle bu bölgelerde terör zihniyetiyle idealizmi birleştirmiş olan öğretmenlerin eline bırakmayalım. Çünkü oradaki yavrularımız için malum bölücü terör örgütünün zihniyetiyle zehirlenmiş öğretmenlerimiz yok mu? Var. Onlar bizim o yavrularımızı okullarımızda birer terörist olarak yetiştiriyorlar.

 OKULLARDA TERÖR CİDDİ MANADA AZALDI

Şu anda en çok mutlu olduğum şey üniversitelerde, lise ve orta okullarda geçmiş dönemlerde olduğu gibi terörün ciddi manada azalması. Terör eylemleri hatta bizim dönemlerimiz zaten mukayese edilmez, çok çok düşmüş vaziyette. Neredeyse sıfırlanma noktasına doğru geliyor. Bu, bizim için çok ciddi bir tekamül. Bunu daha ileriye taşımamız lazım. Fakat ben öğretmen adayı olan tüm evlatlarımıza sesleniyorum, kurada Güneydoğu Anadolu'dan bir il çıktı, Doğu Anadolu'dan bir il çıktı, Doğu Karadeniz'den bir il çıktı. Gitmemek diye bir şey yok. 780 bin kilometrekarelik vatan toprağının her yerinde görev yapmaya hazır olan öğretmen idealist öğretmendir. Bunu yapmamız lazım ve onlara orada bütün o yerli, milli duyguları vermek aslolandır.


YÜKSEKÖĞRETİME GEÇİŞ SINAVI

Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı konusunda da öğrencilerin işlerini kolaylaştıracak formüller geliştirmede fayda var.  Az önce YÖK Başkanımız bazı müjdeler verdi. Teşekkür ediyorum. İnşallah bunları daha da kolaylaştırırız ve böylece öğrencilerimiz üniversiteye girişte de hakikaten bu kolaylıkla birlikte öyle eskiden olduğu gibi sağdan soldan dışarıdan... Müfredatı bırakıyor, Milli Eğitim müfredatının dışında sorular çıkıyor. Böyle şey olur mu? O FETÖ terör örgütü denilen ahlaksızlar bunu da yaptılar. Bu ülkede kalktılar, kendilerinin dershanelerinin verdiği sorularla üniversite imtihanını da yaptılar. O kitaplarla maalesef çocuklarımız belli istikametlere yönlendirildi. Artık bunlardan kurtulmaya başladık. Fakat tamamıyla kurtulmamızın gereğine inanıyorum. Onun için Milli Eğitimin müfredatı noktasında Milli Eğitim Bakanlığımız ile YÖK'ün işbirliği burada büyük önem arz ediyor. Daha sade, daha kolay ulaşılabilir, evlatlarımızın üzerinde daha az baskıya yol açan bir sistemi hep birlikte geliştirmeli ve bir an önce hayata geçirmeliyiz."

 

26-09-2017


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin