Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

İlahiyat mezununun din öğretmeni olmasına engel kalmadı

İlahiyat mezununun din öğretmeni olmasına engel kalmadı

İlahiyat mezununun din öğretmeni olmasına engel kalmadı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ilahiyat fakültesi mezunlarının din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak atanabilmesinin önünde herhangi bir engel kalmadığını açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, son günlerde kamuoyunu meşgul eden ilahiyat fakültesi mezunlarının din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak atanabilmesine ilişkin açıklama yapılması gerektiği belirtildi.

İLAHİYAT MEZUNUNUN DİN ÖĞRETMENİ OLMASINA ENGEL KALMADI

Konuyla ilgili bakanlık aleyhine açılan davada, yürütmenin durdurulması kararına bakanlığın itiraz ettiği ve Danıştay İdari Davalar Kurulu'nun da 9 Ekim 2017 tarihinde itirazın reddine karar verdiği ifade edilen açıklamaya şöyle devam edildi:

"Davanın esastan görülmesi sırasında Danıştay 12. Dairesinin 30/10/2017 tarihli kararıyla dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. Bakanlığımız Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı karar gerekçesi doğrultusunda gerekli düzenlemeyi yapacaktır. Böylece ilahiyat fakültesi mezunlarının din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak atanmasının önünde herhangi bir engel kalmamıştır."

NEDEN TARTIŞMA BAŞLAMIŞTI?

Geçtiğimiz Kasım ayında hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile MEB tarafından Eylül 2014’te yapılan din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni ataması ile Talim ve Terbiye Kurulu’nun 2014’te ilahiyat fakültelerinin önünü açtığı atama çizelgesinin yürütmesinin durdurmasına karar vermişti. Bakanlık yürütmeyi durdurma kararına itiraz etse de konuyu değerlendiren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, bakanlığın talebini reddetmişti. Talim ve Terbiye Kurulu da Tebliğler Dergisi’nin kasım sayısında “Öğretmenlik atama çizelgesi”nde değişikliğe giderek din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmen atamaları bölümünden ilahiyat fakültesini çıkardı.

Bu davayı ise eğitim fakültesinin din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği bölümünden mezun olanlar açmış ve “öncelikli” atama hakkının kendilerinde olduğunu savunmuştu. Danıştay’ın kararından sonra ise 2014 yılından itibaren ilahiyat fakültesi mezunları arasından din dersi öğretmeni olarak atananların durumları da tartışılmaya başlandı ve kararın geriye yönelik olarak işletilebileceği ifade edildi.

KHK İLE ATANANLAR GÜVENCE ALTINA ALINDI

Bu tartışmalar yaşanırken OHAL çıkan  696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile atananlar da güvence altına alındı. Resmi Gazete'de 24 Aralık 2017 tarihinde yayımlanan 696 sayılı KHK ile 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici maddeler eklendi. Danıştay tarafından ilahiyat fakültesi mezunlarının din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak atanabilmesini sağlayan işlemin iptaline ilişkin bir düzenleme de kararnamede yer aldı.

Bu kapsamda kararnameye eklenen madde şöyle:

"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliğine atanmış olanların, mezun oldukları fakülte veya bölüme bakılmaksızın atanmaya ilişkin diğer şartları taşımak kaydıyla atama işlemlerinin geçerliliği devam eder" hükmü eklendi. Ayrıca öğretmenliğe atananların alanlarına göre aylık karşılığı okutacağı derslerin, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği de hüküm altına alındı.

Böylece Danıştay’ın ilahiyat mezunlarının din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak atanmasını durdurma karaı da geçerliliğini yitirdi.

 

26-12-2017


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin