Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

İşletme ve hukuka ilgi büyük ama iş yok

İşletme ve hukuka ilgi büyük ama iş yok

İşletme ve hukuka ilgi büyük ama iş yok. OECD’nin ‘Eğitime Bir Bakış 2017’ raporuna göre, Türkiye’de okul öncesi eğitim hâlâ bir sorun olmayı sürdürüyor. Hürriyet’ten Önder Öndeş’in haberine göre üniversite adayları arasında popüler alan olan işletme ve hukuk mezunları, Türkiye ortalamasına göre iş bulmada sıkıntı yaşıyor.

Raporda kolejle devlet okullarındaki makasın gittikçe açıldığı vurgulanırken, son yıllarda eğitime ayrılan kaynak artsa da öğrenci başına düşen harcamalarda OECD’nin üçte biri yakalanabiliyor. Türkiye, kamu harcamaları içinde eğitime OECD ortalamasının üstünde para ayırırken, kalitede aynı oranı tutturamıyor.  

İŞLETME VE HUKUKA İLGİ BÜYÜK AMA İŞ YOK

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), ‘Eğitime Bir Bakış 2017’ raporunu yayınladı. Örgütün alanında en önemli raporunda 35 OECD üyesi ülkenin okul öncesinden yükseköğretime güncel eğitim durumları incelendi. Buna göre Türkiye’de işletme ve hukuk çok fazla tercih edilmesine rağmen, mezunlara ülke ortalamasına göre düşük bir iş geleceği sunuyor. Ayrıca OECD’nin sıklıkla dikkat çektiği gibi okul öncesi eğitime katılım hâlâ çok zayıf. Ülkemiz kamu harcamaları içinde eğitime OECD ortalamasının üstünde para ayırırken, kalitede buna yaklaşmakta sıkıntı yaşıyor. Raporda dikkat çeken bir diğer tespit de şu oldu: Özel ve devlet okulları arasında sınıf mevcutlarındaki farkın en fazla olduğu ülke Türkiye.

İşte 2017 raporunda Türkiye’yle ilgili öne çıkan bazı başlıklar:

HUKUK VE İŞLETME POPÜLER AMA

Geniş bir kesim işletme ve hukuk eğitimi alsa da mezunların istihdamına bakıldığında Türkiye’nin genel ortalaması yakalanamıyor. Bu alanlardaki mezunların yüzde 73’ü bir işte çalışırken, Türkiye’de genel istihdam ortalaması yüzde 75. Mühendislik, imalat, inşaat ve sağlık alanlarında bu oran yüzde 78’i bulurken; güzel sanatlar, beşeri, sosyal bilimler ile gazetecilik yüzde 67’yle, tüm OECD ülkeleri içerisinde en düşük orana sahip.


ÖZEL VE DEVLETTE MAKAS ÇOK AÇIK

Türkiye’de devlet okullarında özellere göre bir sınıfta iki kat daha fazla sayıda öğrenci var. Bu nedenle öğrenmeleri tam olmuyor. Bu da eşitsizlik yaratıyor. Özel okullar 2015 verilerine göre sınıf mevcutlarında OECD ortalamasının altında kalsa da, Türkiye devlet okulları açısından tüm üye ülkeler içerisinde en kalabalık sınıflara sahip ülke. Devlet ortaokullarında bir sınıfta ortalama 35 öğrenci varken, özellerde bu sayı 20’ye geriliyor. OECD ortalaması ise devlette 23, özelde 22. Bu oranlara bakılınca Türkiye özel ve devlet okulları arasında makasın en açık olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Öte yandan Türkiye’de son 10 yılda sınıf mevcutları ‘dikkate değer’ ölçüde azaldı. Yüzde 16’lık azalma oranıyla OECD ülkeleri arasında ikinci olurken, OECD’de yüzde 2.

GENÇLER EĞİTİMİ TERK EDİYOR

Ülkemizde OECD’ye göre daha fazla öğrenci eğitimini yarıda bırakıyor. 18 yaş düzeyinde ortaöğretim ve yükseköğretime katılım oranı yüzde 46. OECD’de bu ortalama yüzde 76’ya yükselirken, Türkiye bu oranla 35 üye ülke içerisinde son sıralara yerleşiyor. Ayrıca çoğu OECD ülkesinde eğitimini yarıda bırakanların yaşları 17-18 olsa da Türkiye’de bu 14’e kadar düşüyor. Öte yandan yükseköğretime katılan öğrenci oranı 25-34 yaş grubunda 2000-2016 arasında yüzde 22 artarak 30 oldu. OECD ortalaması ise yüzde 17.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİME KATILIM HALA SORUN

Eğitim sisteminde birçok eşitsizlik var. Özellikle erken çocukluk eğitiminde bu daha fazla. Okul öncesi eğitimi alan çocuklar, örgün eğitime uyumları ve performansları daha iyi. Bu durum da sosyal eşitsizliğin etkilerini de hafifletiyor. 3 yaş düzeyinde bu eğitime katılım oranı OECD’de yüzde 78; Türkiye’de ise ‘sadece’ yüzde 9. Ayrıca 2 yaş düzeyinde hiç katılım görülmezken, OECD’de bu oran yüzde 39. 4 yaş düzeyinde Türkiye’de okul öncesi eğitime katılım oranlarının önemli ölçüde artmadığı görülüyor. Yüzde 32’lik oran OECD’nin yüzde 87’lik ortalamasının gerisinde kalıyor.

Yükseköğretimde daha az kişi OECD’ye göre STEM (fen bilimleri, teknoloji, mühendislik ve matematik) alanlarını tercih ediyor. Bu oran Türkiye’de yüzde 18; OECD ortalaması yüzde 27.

KADINLAR İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİNİ SEVİYOR

Kadınlar bilişim ve iletişim teknolojileri (ICT) alanlarına OECD’ye göre daha fazla yöneliyor. Alana yeni girenlerde OECD ortalaması yüzde 19’ken, Türkiye’de yüzde 29’a yükseliyor.

Türkiye’de 2010-2014 arasında tüm eğitim seviyelerinde kamu harcamaları yaklaşık yüzde 70 arttı. Bu oranla Türkiye, OECD ülkeleri arasındaki en hızlı artışı yakaladı, organizasyonun ortalaması ise yüzde 5.

KAMUDAN EĞİTİME AYRILAN PAY OECD ORTALAMASININ ÜSTÜNDE

2014 verilerine göre Türkiye, ‘Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’dan eğitime yüzde 4.2’lik pay ayırıyor. Bu oranla, OECD ortalamasının gerisinde kalıyor. Toplam kamu harcamalarından eğitim için ayrılan paya bakıldığında ise Türkiye, OECD’nin yüzde 11.3’lük oranının yüzde 12.4 ile üstüne çıkıyor.

SONDAN İKİNCİ

Türkiye, 2014 verilerine göre öğrenci başına düşen harcamalarda ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim düzeyinde sondan ikinci sırada yer alıyor. Satın alma gücü paritesi dikkate alındığında Türkiye’de ilköğretimde öğrenci başına yıllık 3 bin 589; ortaöğretimde 3 bin 268 ve yükseköğretimde ise 8 bin 927 dolar harcanıyor. OECD’de bu oranlar sırasıyla 8 bin 733, 10 bin 106 ve 16 bin 143 dolar.

ÜNİVERSİTE MEZUNU OLMAK HALA DAHA İYİ

Eğitim seviyesinin istihdamda hâlâ önemli olduğu ülkeler arasında yer alsa da, son yıllarda üniversite mezunu olmak dünyada daha az avantaj sağlamaya başladı. Türkiye’de 25-64 yaş grubunda 2016’da lise mezunu olmayanlarda istihdam oranı yüzde 51, lise mezunlarında yüzde 62 ve yükseköğretimi tamamlayanlarda ise yüzde 75. OECD ortalaması sırasıyla yüzde 57, yüzde 75 ve yüzde 84. Türkiye bu oranlarla OECD’de en düşük oranlara sahip ülke oluyor.

31-03-2018


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin