Arama sonuçları

İstanbul Şehir Üniversitesi ne olacak? YÖK ne diyor?

İstanbul Şehir Üniversitesi ne olacak? YÖK ne diyor?

İstanbul Şehir Üniversitesi ne olacak? YÖK ne diyor? 7 bini aşkın öğrencinin öğrenim gördüğü İstanbul Şehir Üniversitesi’nin öğrencileri, akademisyenleri ve velileri gelecekleri ile ilgili kaygılı. Halkbank’ın İstanbul Şehir Üniversitesi’nin tüm varlıklarına el koymasının ardından hem öğrenci hem de çalışanlar açısından kaygılı bir bekleyiş başladı. Veli ve öğrenciler ne olacağını sormaya başladı.

Bu soru aynı şekilde YÖK’e de sorulmaya başlandı. Bunun üzerine YÖK, internet sitesinden konuyla ilgili açıklama yaptı.

İşte YÖK’ün İstanbul Şehir Üniversitesi ile ilgili açıklaması:

Yükseköğretim Kurulu olarak tüm süreçleri şeffaflık, paydaşları ve kamuoyunu bilgilendirme, yetki paylaşımı, yetki devri ve “zorunlu olmadıkça müdahaleden kaçınma" anlayışı çerçevesinde yönettiğimiz kamuoyunun malumlarıdır.

Bugün itibariyle ülkemizde, 129 devlet, 74 vakıf ve 5 vakıf MYO olmak üzere toplamda 207 yükseköğretim kurumumuz bulunmaktadır. Bu bağlamdan olmak üzere son yıllarda sayısı artmış olan Vakıf Üniversitelerine ilişkin yasaların belli sorunlara yönelik çözümlerde yetersiz kalması, kamuoyuna yansıyan pek çok sorunun ve belli konularda toplumsal eleştiri ve tepkinin de kaynağını teşkil etmektedir. Son günlerde kamuoyunun gündeminde yer almış olan İstanbul Şehir Üniversitesi'ne uygulanan haciz işlemini, bu işlemin sonuçlarını, Yükseköğretim Kurulu’nun konuya ilişkin pozisyonunu da bu çerçevede değerlendirmek yerinde olacaktır.  

İSTANBUL ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ NE OLACAK? YÖK NE DİYOR?

 31.05.2008 tarihinde kurulan İstanbul Şehir Üniversitesi'nin Hukuk, İletişim, İnsan ve Toplum Bilimleri, İslami İlimler, İşletme ve Yönetim Bilimleri, Mimarlık ve Tasarım, Mühendislik ve Doğa Bilimleri olmak üzere yedi fakültesi ve bir meslek yüksekokulunda bugün itibariyle yedi bini aşkın öğrenci yükseköğretime devam etmektedir.

İstanbul Şehir Üniversitesinin kamuoyuna yansıyan sorununun anlaşılabilmesı için şu hususların bilinmesinde yarar görülmektedir.

VAKIF VE DEVLET ÜNİVERSİTELERİ FARKLILIKLARI NEDİR?

Vakıf üniversitelerinin idari ve mali mekanizmaları bakımından devlet üniversitelerinden birtakım farklılıkları bulunmaktadır. Söz konusu vakıf üniversiteleri, mali işlemleri ile ilgili olarak kanunen Yükseköğretim Kurulu'nun idaresi ya da yönlendirmesi dışında ve özerk bir statüye sahip olup Yükseköğretim Kurulunun yetkisi ancak kaynak aktarımı hallerinde söz konusudur.

BANKALARDAN KREDİ KULLANAN ÜNİVERSİTELER

Dolayısıyla vakıf üniversitelerinin bankalardan kredi kullanması üniversiteler ve bankalar arasındaki özel hukuk ilişkisidir; mer'î mevzuat gereği Yükseköğretim Kurulu’nun onayına veya herhangi bir surette dahline bağlı değildir. Kredi kullanma kararı Yükseköğretim Kurulu'ndan bütünüyle bağımsız olarak şekillenmekte ve taraflarca karara bağlanmaktadır.

BANKANIN HACİZ İŞLEMİ YAPMASI

Bilindiği üzere İstanbul Şehir Üniversitesi'nin kullandığı banka kredisi ile ilgili olarak, kredi veren banka tarafından kullandırılan kredinin teminatsız kalması nedeni ile uyguladığı haciz işlemi kamuoyunda yer bulmuştur. Danıştay tarafından kredi tahsisinde teminat olarak gösterilen taşınmazın üniversiteye devrine ilişkin idari işlemin iptaline yönelik yargı kararı da Bankanın bu işlemine esas teşkil etmiştir.

Yükseköğretim Kurulu, üniversitenin yetkilileriyle bir gecikmeye yol açmadan iletişime geçmiş, yaşadığı sorunlara çözüm olabilecek bütün imkânları ve yolları kullanması beklentisini kendilerine iletmiştir.

YÖK, MESUL TUTULAMAZ

Diğer taraftan, bir vakıf üniversitesinin kendi yetkileri dâhilinde ve özerk yapıları gereği mali konularda almış olduğu kararların sonucunda karşılaştığı yasal süreçlerden Yükseköğretim Kurulu'nun mesul tutulamayacağı açıktır.

Bir üniversitenin talebi üzerine bir bankanın kredi kullandırması ile ilgili durumun sonuçları ile ilişkili olarak Yükseköğretim Kurulu'na herhangi bir makam veya merciden şu veya bu istikamette herhangi bir telkin de vaki değildir. Bu husustaki yorum ve iddialar gerçeği yansıtmaktan uzaktır. Yükseköğretim Kurulu alacağı kararlarda kamu yararını gözetmek ile mükellef olduğunun zaten farkında ve şuurundadır. 

SÜRECİ TAKİP EDİYORUZ AMA

Diğer taraftan bu durum Yükseköğretim Kurulu'nun defaatle ifade ettiği gibi muhtemel sorunların önüne geçebilmek adına, konuya ilişkin bazı yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğuna dair tespitlerinin de ne denli doğru olduğunu göstermektedir.

Yükseköğretim Kurulu olarak durumun ciddiyetinin farkında olup yaşanan süreci üniversitenin yetkilileri ve karar alıcıları ile görüşmek de dâhil, takip etmekteyiz. ​​

Bilinmelidir ki, eğitim-öğretimi devam eden öğrencilerimiz önceliğimizdir. Öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması hususunda azami dikkat ve hassasiyetin gösterileceğini, başta öğrencilerimiz olmak üzere kamuoyuna saygı ile duyururuz.

21-11-2019


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin