Arama sonuçları

Kendi hayallerinizi çocuğunuza dayatmayın

Kendi hayallerinizi çocuğunuza dayatmayın

Kendi hayallerinizi çocuğunuza dayatmayın. Her ebeveyn çocuğu için en iyisini ister. Onun en iyi okulda okumasını, en iyi mesleği yapmasını arzular. Bunun için de aileler çocukları doğduğu andan itibaren onların geleceklerini de planlamaya başlar. Aman dikkat, çocuklarınızın geleceğini kendi gerçekleştiremediğiniz hayalleriniz belirlemesin. 

Davranış Bilimleri Enstitüsü (DBE) Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Ayşen Kayahan ebeveynlerin çocuklarını yetiştirirken özellikle kariyer seçimleri konusunda yaptıkları hatalara dikkat çekiyor. Kayahan'ın açıklamaları şöyle: 

GELECEK KAVRAMI DEĞİŞİR: Ebeveyn olarak, çocuğumuz için ‘iyi bir gelecek’ hayal ederiz. Bu istek son derece doğaldır. Ancak ‘iyi bir gelecek’ kavramının kendisi hem kişilere göre değişmekte hem birçok belirsizlik içermektedir. 

KENDİ HAYALLERİ İÇİN: Birçok ebeveynin çocukları için öngördükleri gelecek, kendilerinin isteyip gerçekleştiremedikleri hayallerden oluşur. Kendi hayallerini çocuğunun gerçeğe dönüştürmesini istemek doğal bir arzudur. Ancak bu eğilim, çoğunlukla çocuğun kişiliğini göz ardı etmeye varabilen bir dayatmaya dönüşebilir. Böylelikle çocuğu için ‘İyi bir gelecek’ planı yapmak, ebeveynlerin hırslarının bir uzantısı haline gelebilir. Bu durum, fark edilmeden, iyi niyetlerle bezenmiş bir baskıya dönüşebilir. Çocuğa olumlu olduğunu düşündüğümüz hedefler sunmakla bu hedefleri gerçekleştirmesi yönünde baskı uygulamak arasındaki çizgi sandığımızdan incedir. 

POPÜLER MESLEKLERE DİKKAT:

Çocuk için kurulan gelecek hayali, zamanın ihtiyaç ve toplumsal eğilimlere göre şekillenir. İyi gelecek olarak kabul ettiğimiz hedeflerin, ‘makbul meslekler’ olarak varsaydığımız edinimlerin, tamamen kendi özgür irademizin ürünü olmadığını, her dönemin modalarına göre bizi saran bazı değerler tarafından yönlendirildiğini bilmemizde yarar vardır. Hatta popüler kültürdeki bazı ürünlerin belli eğilimleri tetiklediği, belli meslekleri moda haline getirebildiğini bile söyleyebiliriz. 

MESLEK SEÇİMİNDE DİKKAT: 

Meslek seçmek bir hayat tarzı seçmek anlamına gelir. Birçok çalışkan ve yüksek not ortalamasına sahip öğrencinin, yalnızca bu özelliğinden ötürü tıp veya bilgisayar mühendisliği alanına yönelmesi için ailesi ve öğretmenleri tarafından baskı gördüğünü biliyoruz. Oysa meslek tercihi, çoğunlukla, çocuğun geri kalan bütün hayatını derinden etkileyecek bir seçimdir. Makbul meslekler olarak görülen alanlar, maddi kazanç vaat eden ve sosyal statüsü yüksek olarak kabul edilen uzmanlıklardır. Bir çocuğun zihinsel becerileri, yetenek alanları, kişilik özellikleri her zaman makbul kabul edilen ve ebeveynlerinin onu yönelttikleri uzmanlık için uygun olamayabilir. Her bireyin özgül bir varoluş birimi olduğunu hatırlarsak, insanın kendi yetenekleri ve kişilik özellikleriyle uyumlu mesleklere ve hayat tercihlerine yönlendirilmelerinin önemi ortaya çıkar.

MUTLU OLABİLMELERİ İÇİN: Türkiye'de, çoğu zaman ne okulda ne aile içinde çocuğun kişisel beceri ve eğilimleri dikkate alınarak yönlendirme yapılmıyor. Bu yüzden de makbulsayılan mesleklerin eğitimini almış ama sürdürdüğü hayat tarzında mutsuz olan birçok bireye rastlayabiliyoruz. Meslek yalnızca iş değil, yaşamı da bir kalıba sokar. Ebeveynlerin, gelecekte mutsuz olacak bireyler yetiştirmemek için çocuklarının yetenek, eğilim ve kişilik özelliklerini bilmeleri ve buna göre yönlendirme yapmaları gerekir. Mesleğin geliri kuşkusuz önem arz eder. Ancak, meslek tercihi kişiye mutluluk verecek bir hayat sunmuyorsa, maddi boyut, birinci derecede önemli değildir. Diğer yandan, mesleki seçimleri, kişilik özellikleriyle uyumlu olan bireylerin, kendi alanlarında maddi anlamda da tatminkâr bir düzeyi yakalamaları son derece mümkündür. Kariyer, toplumsal olarak önceden belirlenmiş ve garantilenmiş bir kalıp değil, her bireyin yetenek, eğilim, ilgi ve kişilik özelliklerine göre şekillenen bir hayat güzergâhıdır.

ÇOCUK İÇİN KARİYER PLANI NASIL YAPILIR? 

Çocuk için kariyer planı, ne onu baskılayarak ne de seçimi tamamen onun deneyimsiz isteğine bırakarak yapılabilir. Asıl önemli olanın, çocuğu onun zihinsel kapasitesine, yeteneklerine, ilgi alanlarına ve kişilik özelliklerine uygun bir mesleğe yönlendirmek olduğunu unutmamalıyız. Çocuğumuz için ‘iyi bir gelecek’ onun mutlu olabileceği bir gelecektir. Doğru seçimler de mutluluğumuzun anahtarıdır. Çocuğumuzun kişiliğini ve yeteneklerini iyi tanımalı, bu yönde ona doğru tercihler yapmasında yardımcı olmalıyız. Moda, makbul ya da bizim hayallerimizden ibaret olan kariyer tercihleri, onu yalnızca mutsuz edecektir.

14-04-2017


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin