Arama sonuçları

Kız çocukları örgün eğitimden uzaklaştırılıyor

Kız çocukları örgün eğitimden uzaklaştırılıyor

Kız çocukları örgün eğitimden uzaklaştırılıyor. Eğitim Sen 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü ile ilgili rapor yayımladı. Buna göre kız çocukları örgün eğitimden uzaklaştırıyor. Birleşmiş Milletler’e (BM) üye ülkeler tarafından alınan kararla 2012 yılından itibaren 11 Ekim günü, kız çocuklarının dünyanın her yerinde karşılaşmakta olduğu toplumsal cinsiyet eşitsizliği sorunlarına vurgu yapmak amacıyla Dünya Kız Çocukları Günü olarak kutlanıyor.

 

Kız çocukları ise dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de eğitime ve sağlığa erişim, yaşama hakkı, toplumsal cinsiyet rollerine hapsedilme ve istismar gibi pek çok konuda ayrımcılık yaşıyor.

Eğitim Sen Dünya Kız Çocukları Günü nedeniyle kız çocuklarının durumunu anlatan bir rapor yayımladı.

İşte bu rapordan satırbaşları:

KIZ ÇOCUKLARI ÖRGÜN EĞİTİMDEN UZAKLAŞTIRILIYOR

 

Yoksul, emekçi ailelerin çocukları başta olmak üzere, kız çocukları, kırsal kesimde yaşayan çocuklar; eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanamamış, önemli bir bölümü dini vakıf ve derneklerin kucağına itilmiştir. Bölgesel, cinsel, sınıfsal vb. eşitsizlikler iktidarın çözmek bir yana daha da derinleştirdiği temel sorunlar olmuştur.

 

ÖRGÜN VE YÜKSEK EĞİTİMDE FARK KAPANMIYOR

Örgün ve yüksek eğitimde var olan cinsiyet farkı kapatılmamıştır. Kadınların net okullaşma oranları açık öğretim hariç tüm düzeylerde erkeklerden geri durumdadır. İlkokuldan ortaöğretime geçişte kız öğrenci kaybı erkeklere göre yoğunlaşmıştır. Kadınların yükseköğretime erişim oranı erkeklere göre düşüktür.

 

AÇIK ÖĞRETİME DEVAM EDENLERİN YÜZDE 62’Sİ KADIN

 

Açık öğretime devam eden ortaöğretim öğrencileri içerisinde kadın oranı yüzde 62’ye yükselmiştir. Yeni müfredatta bilime, sanata, emeğe, mücadeleye, sevgiye, paylaşmaya, kadına yer yokken aile yaşamını kutsayan ve kadını yok sayan cinsiyetçi eğitim politikaları sürdürülmüştür.

 

İMAM HATİP LİSELERİNDE DURUM

 

2016-17 döneminde “din öğretimi” adı altında 347.614 kız öğrenci “ortaokulda” ve 353.379 kız öğrenci de “orta öğretimde” evrensel eğitim koşullarından uzaklaşırken, bu kapsamda eğitim gören kadın oranı 2017 yılında yüzde 56’ya yükselmiştir.

Açık öğretim imam hatip liselerinde bu oran daha da yükselerek eğitimden uzaklaşan kadın oranı yüzde 64’e çıkmaktadır.

2016-2017 döneminde açık öğretim imam hatip lisesine kayıtlı öğrencilerin yüzde 64’ünü kız öğrenciler oluşturuyor. Bununla birlikte sayıları 1.408’i bulan imam hatip liselerinden 372’si devlet politikası doğrultusunda karma eğitimin dışına çıkarılarak kız Anadolu imam hatip lisesi olarak ayrıldı.

 

EVLENDİRİLDİKLERİ İÇİN EĞİTİMLERİ BİTİYOR

 

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) verilerine göre, ülkemizde çocuk yaşta evlilik ve nişanlılık nedeniyle eğitime devam edemeyenlerin yüzde 97,4’ü kız öğrencilerdir.

 

KARMA EĞİTİM İHLALİ ÇOCUK HAKKI İHLALİ

 

Karma eğitim ihlali, eğitim hakkı ve çocuk hakkı ihlalidir. Özellikle kadınların, kız çocukların toplumsal yaşam alanlarından izole edilmesinin önünü açmaktadır. Karma eğitim hakkı ihlali ile cinsiyet eşitliği yok sayılmakta, cinsiyetçi ideoloji doğrultusunda nesiller yetiştirme ideolojisi dayatılmaktadır.

 

KARMA EĞİTİM KALDIRILDI

 

Son ortaöğretim kurumları yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile imam hatip olmayan okul türlerinde de hukuken karma eğitim kaldırılmış durumdadır. Şu anda imam hatip ortaokullarında 382.707, imam hatip liselerinde 277.871 kız öğrenci karma eğitim hakkı ihlali ile örgün eğitimde yer almamaktadır. Yaratılan bu durum eğitim hakkı, çocuk hakkı ihlalidir. Karma eğitim tartışılamaz.

 

MEB LGBTİ’LERİ YOK SAYIYOR

 

Her ne kadar ‘herkes için eğitim hakkı’ndan bahsedilse de farklı cinsel yönelimlere ve cinsel kimliklere sahip çocuklar yine görmezden gelinmeye devam ediyor.

LGBTİ öğrencilerin sorunlarını tartışmak için birçok çalışma, seminer ve panel ‘dini değerlerin zarar göreceği’ gerekçesiyle iptal edildi.

 

OKUL TERK ETMEDE AVRUPA BİRİNCİSİYİZ

 

Türkiye'de ilkokul çağı okullaşma oranı geriliyor. 2012'de yüzde 99'a ulaşan okullaşma oranı 2017'de yüzde 91'e düştü. Öte yandan, Eurostat 2017 verilerine göre Türkiye, eğitimini tamamlamadan terk etme sıralamasında Avrupa birincisi oldu.

 

ERKEN YAŞTA EVLİLİKLER TEŞVİK EDİLİYOR

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, son 10 yılda 482 bin 908 kız çocuğu devletin izniyle evlendirildi, son 6 yılda 142 bin 298 çocuk doğum yaptı.

Türkiye’de yoksul kız çocuklarının erken yaşta evlenme olasılığı, varlıklı olan yaşıtlarına nazaran 2,5 kat daha fazladır.

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre, ülkemizde erken yaşta evlilik ve nişanlılık nedeniyle eğitime devam edemeyenlerin yüzde 97,4’ünü kız öğrenciler oluşturdu.

 

440 BİN ÇOCUK DOĞUM YAPTI

 

2002'den bu yana 18 yaşın altında 440 bin çocuk doğum yaptı. 15 yaşın altında cinsel istismara uğrayarak doğum yapan çocuk sayısı ise 15 bin 937 olarak kayıtlara geçti.

Çocuklara yardım örgütü Save The Children (Çocukları Kurtarın Vakfı), küresel çapta her yıl 7 milyon 500 bin kız çocuğunun zorla evlendirildiğini açıkladı.

 

17 BİN İSTİSMAR DAVASI AÇILDI

 

Adalet Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de çocuk istismarıyla ilgili dava sayısı son 10 yılda yaklaşık 3 kat artmıştır. Bakanlığın 2015 verilerine göre de yılda ortalama 17 bin istismar davası açılmış, bu davaların yüzde 45'i mahkûmiyetle sonuçlanmamıştır.

Siyasi iktidar pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da sağlıklı verilerin oluşturulmasında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemekte kamuoyunun yeterli bilgi almasını engellemektedir.

 

CİNSEL İSTİSMARDA YAŞ ORTALAMASI 13.7

 

Türkiye’de cinsel istismara uğrayan çocukların yaş ortalaması 13,7’dir. İstismar edilen çocukların yüzde 71,6’sını 14-17 yaş arasındaki çocuklar oluşturmaktadır. Bahse konu çocukların yüzde 88,3’ü kız çocuğudur. İstismara uğrayan çocukların yüzde 52,9’u eğitim hayatına devam etmemektedir. Bu çocukların yüzde 4,7’si zihinsel engelli iken, yüzde 7,3’ü daha evvel de istismara uğramıştır. İstismarlar yüzde 62 oranında tekrar etmiştir. Vakaların yüzde 81,3’ünde adli rapor verilmemiştir. Bununla birlikte adli raporlarda veya hastane raporlarında, bu olayın çocukların yüzde 78,6’sının ruh sağlığını çok olumsuz etkilediği tespit edilmiştir.

Çocuğun cinsel istismarında Türkiye dünya listesinde 3'üncü sıradadır.

 

KANUNLAR ÇOCUKLARI KORUYAMIYOR

 

Türkiye'de çocuk istismarı, çocukların hak ihlali verileri ile şiddet ve kasten ölümlere ilişkin sağlıklı istatistik ve verilere de ulaşmak oldukça zor. Derneklerin, bakanlıkların ve sivil toplum kuruluşlarının verileri ancak adli makamlara ve basına yansıyan vakalarla değerlendiriliyor. Birçok istismar ve şiddet olayı örtülü kalıyor.

Özellikle kayıp ve cinsel şiddetle sonuçlanan çocuk hakları ihlallerinde; çocuğa yönelik bakış, çocuğu cinsel obje olarak görme, nesnelleştirme, üzerinde tahakküm kurma, şiddet uygulama olarak görülüyor.

 

10 ÇOCUKTAN 8'İ KAYIT DIŞI ÇALIŞTIRILIYOR

 

Türkiye'de çocuk işçi sayısı iki milyona yaklaşmıştır. Çalışan her 10 çocuktan 8'i kayıt dışı olarak çalışıyor. Mesleki eğitim alan özellikle turizm sektöründe uzun saatler çalıştırılan stajyerler yani ‘çocuk işçiler' ve çıraklık eğitimi alanlar resmi olarak çocuk işçi sayılmıyor.

2018 yılında 15-16 ve 17 yaşında olan üç çocuk çalışırken hayatını kaybetti ve ölen çocukların üçü de tarım emekçisiydi.

Çocuk emeği gün geçtikçe daha çok denetim alanlarının dışında olan alanlara, iş yerlerine kaydırılmaktadır.

Çocuk iş cinayetlerinde ölen kız çocuklarının oranı yüzde 16 ile genel iş cinayeti verilerindeki kadın işçi oranından fazladır. Bu kız çocuklarının emeğinin özellikle tarım sektöründeki yoğun sömürüsünden kaynaklanmaktadır.

Çocuk işçi sayısı 2018 itibarıyla 2 milyona yaklaşmıştır. Çalışan her 10 çocuktan 8’i kayıt dışıdır.

 

380 BİN SURİYELİ ÇOCUK OKULA GİDEMİYOR

 

Türkiye'de okul çağında yaklaşık 850 bin Suriyeli çocuk yaşamaktadır. MEB'in 2017 tahminlerine göre, 490 binden fazla Suriyeli çocuk ülkenin çeşitli yerlerinde okula kayıtlı durumda, buna karşın 380 bin çocuk ise okula gidememektedir. Kayıtlı olmayanlar bu rakamlara dâhil değilken, kayıtlı olmasına rağmen okula düzenli olarak gidemeyen mülteci çocukların rakamı ise net değildir. Bu durum yüz binlerce Suriyeli mülteci çocuğun kayıp kuşak olduğunun, her türlü istismarla yaşamak zorunda kaldıklarının, korunmadıklarının ilanıdır.

 

İNSAN TİCARETİNİN MAĞDURU ÇOCUKLAR

 

Çocuk koruma sistemlerinin çoğu kaynak yetersizliği sıkıntısı içindeyken himaye ve diğer alternatif bakım düzenlemelerinde de ciddi bir yetersizlik görülmektedir. Bu tür durumlarda çocuklar çoğu kez yeni travmalar yaşayıp bir kez daha mağdur duruma düşebilecekleri yetersiz barınaklara yerleştirilmektedir. Bu arada toplumsal cinsiyet kalıpları nedeniyle erkek çocuklar muhtaç oldukları yardım için başvuruda bulunmayı reddederken ek olumsuzluklara maruz kalabilecekleri gibi, kız çocuklar da cinsiyet ayrımcılığı ve toplumsal cinsiyet temelli yoksulluk yüzünden sömürü ve istismara daha açık hale gelebilmektedir.

 

700’DEN FAZLA ÇOCUK CEZAEVİNDE

 

Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, 2002’den günümüze kadar cezaevindeki çocuk sayısı yüzde 26 arttı.

2002 yılında cezaevinde bulunan çocuk hükümlü sayısı 548 iken bu sayı 2017 yılında yüzde 33 artarak 731 oldu.

Yine Bakanlığın verilerine göre, 2009'dan 2017 yılına kadar 18 ila 21 yaş arasında 68 çocuk ve genç yaşamını yitirdi. Ölümler 'şüpheli' olarak kayıtlara geçti.

İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) verilerine göre, çocuklarla ilgili son 3 yılda 18 işkence başvurusu yapıldı. Çocuk tutuklu ve hükümlülere kötü muamele ve işkence iddialarıyla ilgili 2015 yılında 4, 2016 yılında 4, 2017 yılında ise 10 başvuru yapıldığı kaydedildi. Yaklaşık 700 çocuk anneleriyle birlikte cezaevinde.

11 BİN ÇOCUK KAYIP

TÜİK’in 2017 verilerine göre kayıp 11 bin 563 çocuğun 5 bin 756’sını kız çocukları, 5 bin 807’sini erkek çocuklar oluşturuyor. 2017 yılında ‘evden kaçan çocukların’ sayısı 2 bin 315 iken, bunların yüzde 63'ü ise kız çocuğudur.

 

11-10-2018


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin