Arama sonuçları

LGS: Sorular PISA sorularına eşdeğer

LGS: Sorular PISA sorularına eşdeğer

LGS: Sorular PISA sorularına eşdeğer. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları cevapladı. 2019 yılı sonunda eğitimin kalitesinin artırılması adına ikili eğitime Türkiye'de son vereceğiz diyen Yılmaz, Liseye Geçiş Sistemi kapsamında yapılan merkezi sınav sorularının PISA sınavındaki sorularla eş değer olduğunu belirtti. İşte Yılmaz’ın açıklamaları:             

 LGS SORULARI PISA SORULARINA EŞDEĞER

Liselere giriş sistemi kapsamında yapılan merkezi sınav soruları PISA sınavındaki sorularla eş değer. Özellikle zor olsun, kolay olsun diye sormadık. Ancak soruların aşama aşama bir zorluk derecesi olacak ki 1 milyon öğrenciyi 120 bine indiresin.

MÜFREDAT DIŞI SORU YOK 

Eğitim uzmanları, kesinlikle müfredat dışı hiçbir sorunun olmadığı, sorulan soruların öğrencilerin kazanımlarıyla beklenenle uygun olduğu, dersleri iyi anlayan, anladıktan sonra analiz yapabilen, geçmiş öğrenmeleri unutmayan, öğrendikleriyle bilmediklerini de çözebilme yeteneğini de kazanmış öğrencilerin kesinlikle bu sınavda başarılı olacağını söyledi. Ama şunun altını çizerek söylüyorum. Bu ana kadar hiçbir eğitim uzmanı, veliler diyebilir ama hiçbir eğitim uzmanı, kesinlikle müfredatta olmayan bir soru soruldu diye hiçbir yer görmedik. Her şey mutlaka müfredatta vardı, kazanımlara uygundu.

Aralık ayında biliyorsunuz, örnek sorular yayımladık. Hiçbir eğitim uzmanı, 'Aralık ayında bu soruları yayımladınız ama şimdi sorduğunuz sorularla aralık ayındaki ile bir paralellik, bir uyum yok' diyeni de görmedik. Denilen şuydu; müfredata uyumlu, kazanımlara uyumlu ve aralık ayında örnek sorularla da paralel olarak bir sınav yapıldı.

‘ÖĞRENCİNİN KİLOSUNA MI BAKACAKSINIZ?’

Dershane eğitimcilerinin TEOG gibi olması yönünde beklentileri vardı.  Bu sınav öyle olamaz. Ders saatine göre, biz her dersten 2 veya 3 yazılı sınav yapıyorduk. Bu 2 veya 3 yazılı sınavın bir tanesini Bakanlık olarak biz yapıyorduk. Öğretmenden öğretmene değişen bir değerlendirme olmasın, okuldan okula değişen bir değerlendirme olmasın diye, öyle bir sınav hazırlayalım ki bütün öğrencilerimize Bakanlığımızın hazırlamış olduğu soruları soralım, o 2 veya 3 yazılı sınavda birisi sayılsın ve diğer yazılı sınavlarla da toplanarak öğrencinin başarı notu çıksın diyorduk. Normal sınav yapılanla şimdi bu bir sıralama ve eleme sınavı. Sıralayacağız, 1 milyon öğrencimiz sınava girmiş, kaç bin öğrencimizi yerleştireceğiz? 120 bin öğrencimizi yerleştireceğiz. 

1 milyon öğrencinin 300 bini, tam 500 puan alsaydı, nasıl yerleştireceksiniz? Hangisini fen lisesine, hangisini sosyal bilimler lisesine, hangisini proje uygulayan okula alacaktınız? Boyunun uzunluğuna mı, kilosuna mı bakacaksınız?

HER ÖĞRENCİYE 15 OKUL SEÇME HAKKI VERECEĞİZ  

Temeli aynı kalmak kaydıyla bir, iki okulun daha tercihlere eklenebilme ihtimali bulunuyor. İhtiyaçlar ve vatandaşların talepleri dikkate alınacak. Bu durumun eğitimde demokratikleşmedir. Öğrencilerin hiçbirini istemedikleri okula göndermeyeceğiz.

Çalışmanın detayları yeni bir kılavuzla açıklanacak. 5 tane bu fen liseleri ve diğer proje uygulayan okullar, 5 tanesi o sınavla alan okullardan tercihte bulunacak. 5 tane kendi evine yakınlıktan, aşama aşama yakınlıktan biz okul seçtireceğiz, 5 tane de ola ki daha uzakta olanlar öncelikli olmak üzere pansiyonu olan okullara. O halde bir şekilde her öğrencimize 15 okul seçme hakkını vereceğiz. Önümüzdeki döneme az kaldı, detaylarını da bir hafta on gün içerisinde belirleyeceğiz. Ama taahhüdümüz, hiç kimseyi tercih etmediği bir okula göndermeyeceğiz. Her bir alanda yani pansiyonlu okullarda, sınavla alan okullarda ve sınavsız alan okullarda 5, 5, 5 olmak üzere 15 okul tercihinde bulunacağız.

ÖĞRETMENE 3600 EK GÖSTERGE

 

Ek gösterge sadece öğretmenlere değil, polis, din görevlisi ve sağlık çalışanlarına da verilecek. Bir milyon öğretmen var. Şu anda emekli olmuş öğretmenlerimiz de bu haktan faydalanacaklar. Çok büyük bir imkandı, hayaldi çünkü herkesi genel müdür yardımcısı seviyesinden emekli ediyorsunuz. Türkiye'nin bu ekonomik birikimi, seviyesi olmasa mümkünatı yok. Öğretmenlerin 3600 ek göstergeden faydalanması verilmiş büyük bir hak. Bakanlığımızda bir çalışma yapılıyor. Her bir emekli öğretmenimiz 500 liranın üzerinde sadece bu yasa kapsamında bir ilave kazanım elde edecekler.

ÖĞRETMENLERE 4 YILDA 1 YENİ BİLGİSAYAR

Fatih Projesi kapsamında sınıflarımızı 430 binin üzerinde akıllı tahta ile donattık. Her öğretmene gidip 'Memnun musunuz?' diye sorun. Eğitim sürecini hızlandırıyor. Aşık Veysel'i anlatmak için Aşık Veysel demek farklı bir şey, Aşık Veysel'in resmini koyup kendi ağzından 'Uzun ince bir yoldayım'ı dinlediğinde Aşık Veysel'in herhalde yarısını anlatmış olursunuz. Dolayısıyla gerçekten 430 binin üzerindeki akıllı tahtalardan 1 milyon 400 binin üzerindeki tablet bilgisayarlarımızı da öğretmenlerimize ve öğrencilerimize dağıttık. Ama 21. yüzyılın dili kodlama eğitimi. Şimdi 5. ve 6. sınıflarda teknoloji ve tasarım dersimizin ayrılmaz bir parçası. Daha sonraki yıllarda tercihli olarak alınacak. 

Birçok belediye, sivil toplum kuruluşu, iletişim ve telekomunikasyon kurumları kodlama dersi veriyor.  O halde sadece izleyen değil kodlamada da uygulamayı, pratiği yapabilecek, klavyesi ayrılmaz bilgisayarla 4.5 G sim kartıyla beraber taşınabilir vereceğiz. Kaçıncı sınıflardan vereceğiz, 5. sınıflarda ve 9. sınıflarda dağıtacağız, 4 yıl olacak ve 4 yıl sonra da kendisinden almayacağız. Öğretmenlerimize de her 4 yılda bir yeni bilgisayar vereceğiz." değerlendirmesini yaptı. 

100 BİN ÖĞRETMEN İHTİYACI VAR

2002'den önce eğitime ayrılan kaynak bakımından Türkiye, AB ülkeleri arasında sonuncu sıradaydı. Şimdi ise eğitime Almanya'dan daha fazla kaynak aktarıyoruz. Yaklaşık 100 bin öğretmen ihtiyacımız var. Bu yıl, 25 bin öğretmen ataması gerçekleştireceğiz. Biz 584 binin üzerinde öğretmen ataması yaptık. Şimdi 25 bin öğretmeni de Eylül ayına kadar eğitim ailemizle buluşturacağız.

Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı biz geldiğimizde 28'di, biz bu rakamı 17'ye düşürdük. Çağdaş ülkelerdeki kriterleriyakaladık. Fransa ve İtalya'da ise öğretmen başına düşen öğrenci sayısı bizden yüksek.

PERFORMANS SİSTEMİ BAŞARIYI TEŞVİK İÇİN UYGULANIYOR

(Performans sistemi) Eğitim yöneticilerinin ve öğretmenlerin katılımının olacağı ortak bir çalıştay sonucunda bu çalışmayı nihayete erdireceğiz. Çalışmayı, Yükseköğretim Kuruluna, eğitim fakültesi olan üniversitelere, en fazla üyesi olan sendikalara gönderdik ve buralardan görüşler geldi. Taslak üzerinde çalışılıyor.

Okul müdürleri her öğretmen hakkında değerlendirme yapıyor. Milli Eğitim Temel Kanunu'nda var. Öğretmen yeterlilikleri de yayınlandı. Öğretmen yeterliliklerinin ayrılmaz bir parçası öğretmen performansı. Öğretmenin neyi bilmesi gerekir ve neyi yapabilmesi beklenir, bunu bilmek lazım. Bu da performansla yapılır. Bu, cezalandırma amacıyla değil, hangi alanda öğretmene hizmet içi eğitim vereceksiniz, eğer öğretmen hizmet içi eğitimde başarı sağlarsa bunlardan hangilerini yurt dışına gönderelim, bunlardan hangilerini fen lisesine öğretmen yapalım, hangisini proje liselerine yapalım, hangisine ilave puan verelim diye. Başarıyı teşvik etmek için yapılmakta olan bir uygulama.

İHTİYACI ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİKLE KARŞILIYORUZ

Yaklaşık 100 bin öğretmen ihtiyacımız var. Bu yıl 25 bin öğretmen ataması gerçekleştireceğiz. Ancak aradaki farklar, öğrencilerimizin öğretmensiz kaldığı anlamına gelmiyor. Ücretli öğretmenlikle istihdam ederek her bir öğrencimizin hangi alanda öğretmen ihtiyacı varsa karşılayabiliyoruz. Sözleşmeli öğretmen sistemi ihtiyaçtan doğdu. 

Fiziki eksikliklerin önüne geçmek için yeni okullar yaptık. Beşeri eşitsizliklerin giderilmesi için de doğu bölgelerindeki öğretmen sayılarının artırılması gerekli. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine atanan yaklaşık 170 bin öğretmenden 120 bine yakınının bir yıl sonra o bölgeden ayrılıyor. Hakkari'ye yaptığım ziyarette bir okul müdürünün bana "iki öğretmenler toplantısını aynı öğretmenlerle yapmadım" dedi, öğretmenler aile bütünlüğü gibi mazeretler nedeniyle bu bölgelerde kalmıyor. 

Öğretmenlerin, tüm öğrencilerini bir yıl içinde yeterince tanıyamaz. Öğretmenlerin, öğrencilerinin ailelerini, ev ortamlarını ve yaşamlarını bilmeleri önemli. Sözleşmeli öğretmenliği kaldırmamız halinde Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde öğretmen tutamayız. Uygulamayı ihtiyaç sebebiyle sürdürüyoruz.

MÜLAKAT KALKACAK MI?

En az bir yıl fiilen çalışan ve performans değerlendirmesine göre başarılı olan öğretmenler yazılı ve sözlü sınava girmeye hak kazanıyor.  Öğretmenlerin bir konuyu kavrama, özetleme, ifade etme ve muhakeme gibi becerileri sözlü sınavla ölçülüyor. Mülakatın kaldırılması durumunda, öğretmenlerin bu yetenekleri ölçülemeyecek.

Öğretmenlik, hem öğretme hem de ömür boyu öğrenme mesleğidir. Dolayısıyla yeni gelen çağdaş gelişmeler, bilgiler ne ise onu bilecek ki öğrencisinden daha çok bildiğini gösterecek ki öğrencisinin güvenini, saygısını kazanabilsin. 

Bir bilgiyi bilmek, her zaman ifade edebilmeyi sağlamıyor. Öğretmen ifade edebilmeli, özgüvenli olabilmeli, beden dilini kullanabilmeli, çağdaş, teknolojik, bilimsel gelişmeleri takip edebilmeli. Bunları mülakat yapmadan nasıl anlayacaksın?

ENGELLİ ÖĞRETMEN ATAMASI  

 2002 yılına kadar kamuda istihdam edilen engelli sayısı 5 bin, bizim dönemde 50 bin. Bakın 80 yılda yapılanın yaklaşık on katı kadar atadık. Geçen yıl bin 500 engelli öğretmen atadık, şimdi de 500 öğretmen ataması yapıyoruz. 

58 BİN DERSLİK İHTİYACIMIZ VAR

Eğitime ayrılan kaynağı daha verimli kullanmak ve kaliteyi artırmak için yapılması gerekenlerden biri ikili eğitimi ortadan kaldırmak. İkili eğitim nedeniyle dersler bazen blok işleniyor, öğrenciler sabah alacakaranlıkta okula geliyor, akşam karanlığında okuldan çıkıyor, teneffüs araları bazen 5 dakikayı bile bulmuyor.

Böyle bir sistemle kaliteli eğitimden bahsedilemez. Mümkün olduğunca, ikili eğitimi, imkanlar dahilinde kaldırmak lazım. Öğrenci alaca karanlıkta gelmesin. Saat 09.00 gibi ders başlıyorsa gelsin, 15.00-16.00 gibi çıksın. Evine erken gitsin, diğer alanlarda oynasın, sosyalleşsin, dinlensin. Bunların hepsi eğitimin bir parçası.

58 bin derslik ihtiyacımız var. 47 bin dersliği şu anda planlıyoruz, yapıyoruz. İnşaat halinde. Nevşehir, Tunceli, Ardahan, Bartın, Erzincan, Karaman, Burdur, Artvin, Kırıkkale, Bolu, Bilecik, Sinop, Gümüşhane ve Bayburt'ta tam gün eğitime geçildi.

2019 yılı sonunda eğitimin kalitesinin artırılması adına ikili eğitime Türkiye'de son vereceğiz. 2019 yılı sonunda İstanbul'da biraz zorlanacağız. Özel bir gayret gösterilmesi lazım. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımızın önderlik edeceği özel bir seferberliğin sarf edilmesi lazım. Eğitimin kalitesinin artırılması adına ikili eğitime Türkiye son verecektir. Çok büyük mesafe aldık.

Biz geldiğimizde 688 bin öğrenci birleştirilmiş sınıflarda eğitim alırken biz bunu 165 bin 870'e düşürdük.

'Köy okullarını açacağız, birleştirilmiş sınıfları kaldıracağız' diyorlar. Köy okullarında eğer siz 4-6-8 öğrenciyle eğitim yaparsanız, öğrencilerin eğitimini, sosyal gelişimini eksik bırakmış olursunuz. Birleştirilmiş sınıflarda eğitim, sadece Türkiye'de yapılmıyor. Fransa'da da Amerika'da da Avustralya'da da var. 

HER BİR OKULUMUZUN KARNESİ OLACAK

İkili eğitimi ortadan kaldırmak, öğretmen başına düşen öğrenci sayısını artırmak, öğrencilerin bilgi otoyollarına ulaşımını sağlamak, öğretmenlerin hizmet içi eğitimle teknolojik gelişmeleri öğrencilere aktarması çalışması, eğitimin kalitesini artırma kapsamında yapılıyor. Bu çalışmalardan biri de her bir okulumuzun karnesi olacak. İl bazında da değil okul bazında. Bunu şu anda imam hatip liselerinde, meslek liselerinde takip ediyoruz. Diğer okullarımızda da bu kalite endeksini okul bazında oluşturarak okullarımızı takip edeceğiz. Çok başarılı, nitelikli okullar var. Her bir okulda kaliteyi artırmak için karne sistemi yaygınlaştırılacak.

43 İLDE YÜZDE 90'IN ÜZERİNDE OKUL ÖNCESİ OKULLAŞMA ORANI 

Okul öncesi eğitimde yüzde 90'nın üzerinde okullaşma oranı yakaladığımız illerin sayısı 43'ün üzerine çıktı. Eğitimin kalitesini artırmanın ilk aşaması okul öncesi eğitimdir. Okul öncesi eğitim alanlar, bu eğitimi almayanlara oranla daha başarılı. Biz okul öncesi eğitimi yaygınlaştırdık. Okul öncesi eğitimdeki okullaşma oranı Şırnak'ta yüzde 85, Hakkari'de yüzde 90, Erzincan'da yüzde 99. Okul öncesi eğitimde yüzde 90'nın üzerinde okullaşma oranı yakaladığımız illerin sayısı 43'ün üzerine çıktı.

19-06-2018


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin