Arama sonuçları

MEB olarak veri saklamamız mümkün değil

MEB olarak veri saklamamız mümkün değil

MEB olarak veri saklamamız mümkün değil. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, veri elde etme konusunda güçlük yaşandığına şahit olduğunu söyledi. Selçuk, "Buna şahit olmuşken, Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizim veri saklamamız mümkün değil" dedi.

Selçuk, açıklanan "2023 Eğitim Vizyonu"na ilişkin ocak ayından itibaren çok somut çalışmaların ortaya konulacağını belirtti.

MEB OLARAK VERİ SAKLAMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL

Selçuk, "Bütün bunları yaparken de akademik camiaya, sendikalarımıza, bilim insanlarıyla, kurum ve kuruluşlarla da istişare halindeyiz" dedi.

Selçuk, Eğitim Bir-Sen tarafından düzenlenen "Eğitime Bakış 2018: İzleme ve Değerlendirme Raporu" programında konuştu. Selçuk, veriye dayalı eleştirel rapor yayınlamanın son derece kıymetli olduğunu, genel geçer ifadeler içermeyen, bilimsel neticeler sağlayan bu tür raporların sayısının artmasını istediklerini söyledi.

VERİYE DAYALI ÇALIŞMALAR ÖNEMLİ

Veri elde etme konusunda güçlük yaşandığına şahit olduğunu aktaran Selçuk, şunları söyledi:

"Buna şahit olmuşken, Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizim veri saklamamız mümkün değil. Biz bütün bu verileri fazlasıyla paylaşarak, bu verilerden elde edilecek sonuçların politika önerilerine dönüşmesinin bizi ne kadar rahatlatacağının farkındayız."

Selçuk, veriye dayalı yönetim, değerlendirme, izleme konuları üzerinde daha fazla durulursa birkaç sene içerisinde Türkiye'nin okullara dair il, ilçe bazlı verilerinin evrensel konulara dayalı olarak ortaya konulabileceğini ifade etti.

SENDİKALARIN GÜÇLENMESİ GEREK

Selçuk, Türkiye'deki sendikal hareketin öğretmenlerin lehine güçlenmesi ve öğretmenlerin daha iyi bir gelecek tasavvuru içinde mutlu hissetmesinin herkesin ortak gayesi olduğunu belirtti.

Bakan Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öğretmenlikle ilgili meseleyi sadece bazı özlük hakları açısından değil, elbette bunlar çok önemli ama öğretmenliği bir dünya nizamının inşası noktasında geniş bir çerçevede ele almak lazım. Öğretmenliğin genel kültür hayatı bakımından nasıl değerlendirileceği, hizmet içi eğitim çerçevesinde nasıl şekillendirileceği... Tüm bunlar bizim için çok daha kapsamlı bir bakışı zaruri kılan bir yaklaşım oluyor."

Gelecek süreçte çok kısa süre içerisinde okul profili anlamında ortaya koyacakları yeni yaklaşımın okulları rasyonel izleme ve değerlendirme imkanı sağlayacağını anlatan Selçuk, okulların her birinin kendi fotoğrafını, geleceğini anlayabilme konusunda nesnel bir veri tabanı sağlamış olacağını anlattı. 

3 YILLIK BİR TAKVİM AÇIKLADIK

Selçuk, 2023 Eğitim Vizyonu'nun somut olarak hayata geçmesinin 3 yıllık takvim içinde olacağını hatırlatarak, şunları anlattı: "Önümüzdeki aydan itibaren çok somut çalışmaların ortaya konulduğunu hep beraber göreceğiz. Bütün bunları yaparken de akademik camiaya, sendikalarımıza, bilim insanlarıyla, kurum ve kuruluşlarla da istişare halindeyiz."

RAPOR HANGİ VERİLERLE HAZIRLANDI?
 

Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da rapora ilişkin değerlendirmelerde buludi. Yalçın, izleme ve değerlendirme raporunda, MEB, ÖSYM, TÜİK gibi kuruluşların yayımladığı açık veriler bulunduğunu, bir bakışta eğitim raporu üzerinden OECD verilerinin kullanıldığını ifade etti.

Yalçın, rapor çalışmaları sürecinde Milli Eğitim Bakanlığının verilerinin kendileriyle paylaşılmasını sağladığı için Bakan Selçuk'a teşekkürlerini ileterek, şunları söyledi:

"Raporun genel hatlarına baktığımızda, mutlu öğretmen, başarılı öğretmen, iyi eğitim yer alıyor. TIMSS ve PISA gibi uluslararası karşılaştırmalı çalışmalar, en başarılı eğitim sistemlerinde anahtar rolün öğretmenler olduğunu gösteren gerçeklik üzerinden bu konuya ilişkin bakış açıları ortaya koymaya çalışıyoruz. Eğitim çalışanlarının beklentilerinin karşılanması temelinde haklarının iyileştirilmesine, Bakanlık teşkilatının yeni hükümet sistemine ve vizyon belgesine uygun hale getirilmesine, yerel değerler ve evrensel ilkeler çerçevesinde reforme edilmesine ihtiyaç gözüküyor. Kendisine hizmet edenleri mutlu kılmakta, umudunu artırmakta yetersiz kalan eğitim sisteminden, bireyin ufkunu, toplumun ve ülkenin refahını artırmasını bekleyemeyiz."

Yalçın, bu raporla eğitimde karar alma süreçlerinin daha katılımcı, toplumsal talepleri dikkate alan ve veri temelli olarak gerçekleşeceğini umut ettiklerini kaydetti.

Programda, akademisyen Bekir Gür de "Eğitime Bakış 2018: İzleme ve Değerlendirme Raporu"nun sunumunu yaptı.

Konuşmaların ardından Yalçın, Bakan Selçuk'a raporu takdim etti.

24-12-2018


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin