Arama sonuçları

Okul terkleri en fazla 9’da oluyor

Okul terkleri en fazla 9’da oluyor

Okul terkleri en fazla 9’da oluyor. Türkiye, karşılaştırmalı sonuçların bulunduğu Avrupa ülkeleri içinde eğitimden erken ayrılma oranının en yüksek olduğu ülke. Eğitim Reformu Girişimi (ERG) araştırmacısı Umay Aktaş Salman’ın ERG bloğunda yayımlanan haberine göre okula kendini ait hissetmeme duygusu aynı zamanda okul terkleri ve devamsızlıklar için de gösterilen nedenler arasında yer alıyor.

OKUL TERKLERİ EN FAZLA 9’DA OLUYOR

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, kadınlar ve erkekler arasındaki eğitimden erken ayrılma farkı da en yüksek Türkiye’de. 2017 yılında, eğitimden erken ayrılma oranı kadınlarda yüzde 34, erkeklerde yüzde 31’dir. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) 2017 Faaliyet Raporu’na göre genel ortaöğretimde 20 gün ve üzerinde devamsızlık yapan öğrenci oranı yüzde 30. Anadolu imam hatip liselerinde yüzde 31’e, Anadolu meslek liselerinde ise bu oran yüzde 40’a kadar yükseliyor.

NEDEN OKULU TERK EDİYORLAR?

Yapılan çalışmalar, eğitimden erken ayrılma sebeplerinin okula bağlı nedenler ve kişisel nedenler olmak üzere iki başlık altında ele alınabileceğini gösteriyor. Okula bağlı nedenler arasında sınıf tekrarı, başarısızlık, devamsızlık, öğretmen-öğrenci ilişkilerinde yaşanan sıkıntılar, dersleri ve okulu sevmeme, akran zorbalığı gibi nedenler yer alıyor. Kişisel nedenler arasında ise kız-erkek ilişkileri, maddi durum, okul dışında farklı bir işte çalışma, arkadaş etkisi gibi nedenler yer alabiliyor.

 ERKEN AYRILMA İÇİN ÇÖZÜMLER ÜRETİLMELİ

ERG Eğitim Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık, eğitimden erken ayrılmaya karşı yapılacak çalışmalarda bireye-okula yönelik çözümler de geliştirilmesi gerekliliğini vurgulayarak şöyle konuşuyor:

“2009 yılında zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması; eşzamanlı olarak okullara kaynak aktarılması, okulların gençlerin beceri düzeylerini karşılama kapasitesinin üzerinde durulması ve düşük gelirli ailelere maddi destek sağlanması bu yönde atılan önemli adımlar olmakla birlikte bu adımların farklı bakanlıkların eşgüdümünde güçlendirilmesi gerekir. Bunun yanı sıra nedenlerin, bölgeler ve okul türü arasındaki farklılıkların iyi anlaşılıp, bireye/okula yönelik çözümler de geliştirilmesi gerekebilir.

UYUM HAFTASI ÖNEMLİ

Millî Eğitim Bakanlığı geçtiğimiz sene paylaştığı bir genelgeyle izleme-değerlendirme çalışmalarına ağırlık verdi. Bu çalışmaların sonuçlarının ilgili tüm taraflarla paylaşılması ve çözüm için çok taraflı bir planlama yapılması önemli olacaktır.”

 Arık, ortaokuldan liseye geçişte tüm 9. sınıflar için uyum haftası uygulamasının önemli bir adım olduğunu vurgulayarak, bunu öğrencilerin birbirini ve okulu tanımasının ötesine taşımak gerektiğini de anlatıyor:

KENDİLERİNİ İFADE EDEBİLMELİLER

“Bu sürecin zamana yayılabileceği göz ardı edilmemeli. Uyumun sadece akranların birbirini ve okulu tanımasına yönelik planlanmayıp gençlerin farklı konularda (kendilerini ifade edebilmeleri, sorun çözümü için yapabilecekleri, kime hangi konuda başvurabilecekleri, akran zorbalığı, siber zorbalık, beden farkındalığı, vb.) farkındalıklarının artması ve çözüm araçlarına sahip olmaları da bu sürece dahil edilmeli. Bu süreçte de yine rehberlik ve psikolojik danışmanlık öğretmenlerinin rolü oldukça önemli.”

ÖĞRENCİLER KENDİLERİNİ AİT HİSSEDİYOR MU?

 70 ülkenin, 15 yaş grubu öğrencilerinin katıldığı PISA 2015’e göre Türkiye’de kendini okula ait hissettiğini söyleyen öğrencilerin oranı yüzde 61. Yani, öğrencilerin yüzde 39’u kendini okula ait hissetmiyor. OECD ülkelerinde kendini okula ait hissettiğini söyleyenlerin oranı yüzde 73 ile daha yüksek. Dışlanmış hissettiğini söyleyen öğrencilerin oranı da bir hayli yüksek, yüzde 36. OECD ülkelerinde ise bu oran yüzde 17.

07-10-2018


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin