Arama sonuçları

Özel okul açandan neden ‘teminat’ istenmiyor?

Özel okul açandan neden ‘teminat’ istenmiyor?

Özel okul açandan neden ‘teminat’ istenmez? 2019-2019 öğretim yılı 9 Eylül Pazartesi günü başlayacak. Ancak öğretim yılı başlamadan özel okul sektöründe de sıkıntılar gündeme gelmeye başladı. Yeni öğretim yılına ekonomik sıkıntılar yüzünden öğretmenlerinin maaşlarını ödeyemeyen okullar gibi kapısına kilit vuranlar ve vurmaya hazırlananlar da var.

Bir yandan kapanan, kapanacak özel okulların öğrencileri, bu okullara ödenen ücretler, bir yandan da öğretmenlerin maaşları gibi yaşanacak mağduriyetler önümüzdeki günlerde en çok tartışacağımız konular arasında görünüyor.

Ama asıl tartışılması gereken ise özel sektörde yaşananları kenardan izleyen Milli Eğitim Bakanlığı (MEB). Bakanlığın ortada kalan öğrenciler, öğretmenler için “Veliler iyi araştırsaydı” diyerek, kenarda kalma lüksü olabilir mi? Parasını ödemiş ama kapanmış okulların velilerine “Bu ticaretin konusu” diyerek, mahkeme yolunu gösterebilir mi? Bu okulların açılmasına izin veren kim?

ÖZEL OKUL AÇANDAN NEDEN ‘TEMİNAT’ İSTENMEZ?

Bu okullar açılırken, kapısının, çerçevesinin ölçüsüne bakmayı yeterli gören ama en azından bir yıllık öğretmen maaşlarını ödeyebileceğini gösteren “teminat” bile almadan açılmalarına izin veren bakanlığın şu anda yaşananlardan hiç mi sorumluluğu yok

 “Özel okulculuğu karlı bir sektör olarak gören” girişimcilere, ilk kez okul açacaklara yatırım teşvikleri verirken, teminat istemeyi düşünmek bu kadar mı zordu?

GEÇEN YIL SİNYALLERİNİ VERMİŞTİ

Oysa geçen yıl daha özel okul sektöründe kriz yaşanacağının sinyalleri veriliyordu. Dershanelerin dönüşüm süreciyle birlikte Türkiye’de özel okulların sayısı da hızla artarken, bu hızlı büyüme beraberinde sorunları da getiriyordu. Daha geçen yıl aralarında konkordato ilan eden, kapatma kararı olan okullar çıkmaya başlamıştı. Bu yıl ise daha okullar açılmadan yaz aylarından bu yana aralarında zincir okulların da yer aldığı okullarda ödenemeyen maaşlar, kapatılma kararları alınmaya başlandı.

Kısaca daha 2018-2019 öğretim yılı açılırken, bugün yaşanacakların sinyali veriliyordu. 2019 Ocak sonunda Türkiye Özel Okullar Derneği’nin Antalya’daki geleneksel eğitim konferansında da en fazla bu konu tartışılmıştı.

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Muammer Yıldız ile de bu toplantıda röportaj yapmıştık. Yıldız, aldıkları kararı anlatmış ve teminat göstermeyenlerin bundan sonra özel okul açamayacaklarını dile getirmişti. Bakın Yıldız bakanlığın kararıyla ilgili neler anlatmıştı:

TEMİNAT İSTENECEĞİ KARARINA NE OLDU?

 “Bundan sonra özel okul açmak isteyen kişilerden teminat isteyeceğiz. Bu teminat mali olabileceği gibi gayri menkul şeklinde de olabilecek. Bunun amacı kurumun beklenmedik yönetim anlamında mali krize girmesi durumunda, kapatma kararıyla karşı karşıya kaldığında öğrenci ve öğretmenlerini korumak. Eğitimin kesintiye uğramasının önüne geçmek. Kapanma kararının alındığı o yıl için eğitim öğretim sürecini tamamlamasını sağlamak. Okul açmak isteyenlerden istenecek teminat öğrenci ve öğretmen kontenjanına ve okul türüne göre belirlenecek. Yani bir lise ile anaokulundan istenecek teminatlar farklı olacak. Öğrenci sayısı 100 ile 500 arasında değişen okullardan da farklı teminat isteyeceğiz. Herkesten aynı mali teminatı istemeyeceğiz. Bu mevzuat düzenlemesi ile yapılabilir. Biz yönetimsel anlamda sorun yaşayan, kapanma kararı alan okullarda ortaya çıkacak mağduriyetleri en baştan önlemek istiyoruz. Teminat olmadan herkes okul açıyordu. Bundan sonra açamayacak. Bu uygulamayla birlikte daha kontrollü, daha nitelikli ve sorumluluk gerektirecek şekilde okul açılması söz konusu olacak. Bazıları parası olmayan eğitimcilerin okul açamayacağı şeklinde yorumlayabilir, belki teminatı vermekte zorluk çekebilir. Ama şunu da unutmamak gerekir ki kurum açmak bir bütçe ve finans meselesi. Teminat ile birlikte kapanma kararı çıktığında o yıl eğitimin kesintiye uğramadan devam etmesi için biz devreye girmiş olacağız.”

Peki bu teminat kararı ile ilgili yasal düzenleme yapıldı mı?

Hayır.

Aileleri, öğrencileri, öğretmenleri mağdur etmeyecek bu düzenlemeyi yapmak bu kadar zor mu?

FRANCHISE VEREN NASIL SORUMLU OLMAZ

Bu arada zincir okulların büyümesinin bir yolu da franchise sisteminden geçiyor. Yani bir okul belli bir para karşılığında ya ismini satıyor, ya da adını verdiği okulun cirosundan belli bir yüzde alıyor. Sonra da bu okullardan biri battığında, kapandığında “Benim sorumluluğum yok” diyebiliyor. Hiç böyle bir şey olabilir mi? Parayı alırken iyi de sorumluluk almaya gelince bu kurucular nereye gidiyor?

SORUN NEREDEN KAYNAKLANDI, ÇÖZÜM NEDİR?

Özel okul kurucularıyla konuştuğumuzda bu konuya dikkat çekiyorlar ve hem sorunun neden doğduğunu hem de çözüm yollarını şöyle anlatıyorlar:

“Bu okulların açılmasına izin veren bakanlık, bu okulların kapanması durumunda ne olacağına ilişkin de önlem almak zorunda. Benim sorumluluğum yok diyemez. Bu çocuklar, bu öğretmenler ne olacak? ‘Parasını almak için mahkemeye gitsin’ demek çözüm mü? Buzdolabı mı alındı. Bu bir eğitim. 1000 kişilik okul kontenjanı veriyorsan kurucuya bunun anlamı en az 150 kişi çalışacak demektir. Bunların maaşlarını nasıl ödeyeceği nasıl araştırılmaz. 2 dairesi olan, cebine 500 bin TL’yi koyanlara okul açtırdılar. Hani ödeme garantisi? İlk okul açanlara yatırım teşvikleri, vergi indirimleri verildi. Karlı bir iş gibi görüldü ve her önüne gelen okul açtı. Okul sayısı ile öğrenci sayısı paralel artmadı. Ayrıca franchise sisteminde de ismi satanların sorumluluğu olmalı. “

 

23-08-2019


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin