Arama sonuçları

Rektör seçimlerinin OHAL'le ilişkisi nedir?

Rektör seçimlerinin OHAL'le ilişkisi nedir?

Rektör seçimlerinin OHAL'le ilişkisi nedir? Bu soruyu CHP Eskişehir Milletvekili Gaye Usluer Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz hakkında verilen gensoru önergesi görüşmeleri sırasında söz alarak sordu.

Konuşmasında, 675 ve 676 sayılı kanun hükmünde kararnamelere (KHK) değinen Usluer, rektör seçimlerinde yapılan değişikliği eleştirdi. Rektör seçimlerine ilişkin düzenlemenin, olağanüstü hal kapsamında yapılmasına bir anlam veremediklerini belirten Usluer,  "Soruyorum Sayın Bakan; rektör seçimlerinin, rektörlerin nasıl atanacağının OHAL'le ilişkisi nedir?" dedi.

ŞAHTI ŞAHBAZ OLDU

Usluer, şöyle devam etti:

"YÖK, üç profesörün adını cumhurbaşkanına gönderecek, cumhurbaşkanı bir ay içinde bu üç profesörden birini rektör olmaya layık görmezse yeniden isim bildirilmesini isteyecek. Bunun karşılığında 15 gün içinde yeni bir bildirimde bulunulmazsa hazret, istediğini atayacak. Rektörlük seçimleri, 12 Eylül darbesinden sonra şahtı, sizin 14 yıllık iktidarınızda şahbaz oldu. Rektörlük seçimlerinde asıl hizipleşme, uygulamanın YÖK ve cumhurbaşkanlığı ayağında olmaktadır."

ÖĞRETMENE SÖZLÜ MÜKALAT

AK Parti'nin sürekli eğitimde reformdan bahsettiğini ancak bu alanda nicelik ve nitelik sorunlarının artarak devam ettiğini vurgulayan Usluer, öğretmen alımlarında sözlü mülakat uygulamasının da yanlış olduğunu ileri sürdü. Usluer, "Sayın Bakan; sözlü mülakatla ne iyi öğretmeni seçebilirsiniz ne de eğitimde kaliteyi sağlayacak kitleyi yaratabilirsiniz" dedi.

Proje okul uygulamasına da değinen Usluer, aynı okulda belli süre çalışan öğretmenin görev yerinin değişmesine dayanan ve adına rotasyon denilen uygulamanın, iyi öğretmenlere sürgün ve cezalandırma anlamına geldiğini söyledi.

MHP: REKTÖR ATAMALARI İÇİN MÜTEVELLİ

MHP Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili Zühal Topcu da rektör atamalarını düzenleyen KHK'ya değinerek, şöyle dedi: "Eğer, Yenikapı ruhunun devam ettirilmesi gerekiyorsa ve adaletin tesis edilmesinde, rektör atamalarının farklı bir yapıya oturtulması gerekiyor. Bizde katılıyoruz, rektör seçimleri, üniversitelerdeki kutuplaştırmayı arttırdı ama bunun mütevelli heyeti yoluyla çok daha farklı bir şekilde yapılmasında fayda var diye düşünüyoruz."

VATANINI SEVEN ÖĞRETMENLER YETİŞTİRİLMELİ

Topcu, Türkiye'de herkesin eğitimle ilgili konuştuğunu, artık ayrıştırmanın zamanı olmadığını, hep birlikte el ele, sırt sırta vererek, Türkiye'nin en önemli problemi olan eğitim sorununun hep birlikte çözülmesi gerektiğine işaret etti. Topcu, "İşte bunun için 15 Temmuz'dan sonra Yenikapı ruhu diye, hep birlikte hareket edilen bir dönem başlatıldı. Biz, Milliyetçi Hareket Partisi olarak Yenikapı ruhuna baştan itibaren destek verdik. Hatta şu anda Yenikapı ruhu denilen bu ruhun oluşturulması için Milliyetçi Hareket Partisi olarak yıllardır çalıştık." dedi.

Vatanını seven öğretmenlerin yetiştirilmesi gerektiğine dikkati çeken Topcu, şöyle devam etti:

"Bu ülkede, vatanına kurşun sıkan, FETÖ ve PKK terör örgütüne ait öğretmenleri istemiyoruz. Onun için biran önce bu öğretmen müsveddelerinin ayıklanması gerekiyor. Tabii ki bunlar yapılırken de haklının, haksızın çok iyi bir şekilde ayırt edilmesi ve kul hakkının yenmemesi gerekmektedir."

ÖĞRETMENLER İÇİN CADI AVI

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, öğretmenlikten atılanların sayısının 30 bini geçtiğini, "Hiç bir hukuki yol ve yöntem izlemeden, cadı avı neticesinde eğitimin tamamen çökmüş bir hale dönüştürüldüğünü" söyledi. HDP Grubu adına söz alan Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım ise ihraç edilenlerin hepsinin, kaç yıl sürerse sürsün, bütün kayıp haklarını alarak geri döneceklerini söyledi. Yıldırım, "Bir sendikanın almış olduğu karar üzerine iş bırakma süreçleriyle karşılaştık. 'İnsanlar ölmesin, çocuklar ölmesin okula gelsin' sloganıyla bir gün iş bırakmış olanların, bu iş bırakma eylemleri üzerinden cezası işten atılmak oldu."

Bu blog AA abonesidir

 

01-11-2016


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin