Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

Sayıları azaldı öğrencileri kalmadı

Sayıları azaldı öğrencileri kalmadı

Cumhuriyet döneminde azınlıkların kendi okullarını kurup yönetme hakkı 1923 yılında TBMM hükümeti ile İtilaf  Devletleri arasında 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması ile güvence altına alındı. Ermeniler, Rumlar ve Museviler antlaşmada yer alan haklardan yararlanırken, diğer dini azınlıklar anlaşmanın sağladığı korumanın dışında kaldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu döneminde Süryaniler ve Keldaniler gibi toplulukların kurup yönettiği okullar Cumhuriyet döneminde kapandı.

1923 yılında bu okulların tamammında bütün derslerin Türkiye vatandaşı öğretmenler tarafından okutulması, Türkçe, coğrafya ve tarih derslerinin Türkçe okutulması, bu dersleri de bakanlığın görevlendirdiği 'Türk' öğretmenler tarafından okutulması ve maaşlarının da azınlık okulları tarafından verilmesi karara bağlandı. Diğer öğretmenlerden maaşları daha yüksek olan 'Türk' öğretmenlerin maaşlarının ödenememesi nedeniyle bazı azınlık okulları kapanmak zorunda kaldı, kalanlar da maddi sıkıntıya düştü.

DERS PROGRAMI MEB'E GEÇTİ

1924 yılında kabul edilen Tevhidi Tedrisat Kanunu ile tüm diğer okullar gibi azınlık okulları da Maarif Vekaleti'ne yani bugünkü adıyla Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlandı. Müfredat merkezileşmesi ile getirilen bu sistemde azınlık okullarında verilecek dersler, uygulanacak ders programları, derslerin hangi dillerde ve hangi kökenden öğretmenler tarafından okutulacağı gibi tüm konulardaki yetkiler MEB'e geçti.

ÖОRETMENLERE TÜRKÇE SINAVI

1926'da kabul edilen genelge ile Türkçe verilecek derslerin öğretmenlerinin milli duygulara sahip kişiler arasından seçilmesi istendi. 1927'de de azınlık okullarında görev yapan tüm öğretmenlerin Türkçe seviye sınavına girmeleri istendi. Sınavda başarılı olamayan öğretmenlerin görevlerine son verildi. Büyük değişiklikler geçirmek zorunda kalan azınlık okulları arasında Musevi okulları da yer alıyordu. Yasanın kabulünden önce Musevi okullarında eğitim İbranice ve Fransızca olarak yapılıyordu ve sınırlı sayıda ders Türkçe veriliyordu. Yeni sistemde ağırlıklı olarak Türkçe eğitim verilen yeni sistemde Türkçe öğretmenlerinin yüksek maaşlarını karşılamakta zorlanan ve öğrencilerini başka okullara kaptırmaya başlayan Musevi okullarının büyük bölümü 1928 yılında kapatıldı. ޞu anda sadece anaokulu, ilköğretim okulu ve liseyi içinde barındarın bir Musevi okulu Özel Ulus Musevi Lisesi kaldı.

SAYILARI 22'YE DÜŞžTÜ

1923-1924 öğretim yılında 138 azınlık okulu varken, 2012-2013 yılında bu okullar sadece İstanbul'da olmak üzere 22'ye düştü. Bunların 16'sı Ermenilere, 5'i Rumlara, 1'i de Musevilere ait. Bu okulların birçoğu da bünyesinde anaokulu, ilköğretim ve liseyi barındırıyor. 2012-2013 öğretim yılında Ermeni okullarında okuyan toplam öğrenci sayısı 67'si Ermenistanlı olmak üzere 3 bin 137, Rum okullarında okuyan sayısı Yunanistan uyruklu dahil 230, Musevi okullarında okuyan öğrenci sayısı ise 688.

86 YIL SONRA AÇILDI

2013 yılında ise Çanakkale'nin Gökçeada'da (İmroz) İlçesi'nde Zeytinli Köyü'nde (Aya Todori) 49 yıl sonra Rum İlköğretim Okulu açıldı. 1964 yılında kapanan bu okul 2013 yılında 4 öğrenci ile tekrar eğitime başladı. 2014- 2015 eğitim öğretim yılında ise öğrenci sayısı 2'ye düştü.

2014-2015 öğretim yılında ise 86 yıl sonra ilk kez Süryani okulu açıldı. İstanbul'da Özel Mor Efrem Süryani Anaokulu ilk öğrencilerini aldı. 50 kontenjanlı okul 2014-2015 öğretim yılında 22 öğrenci ile eğitime başladı.

AYRI YÖNETMELİK YOK

Azınlık okulları faaliyetlerini Özel Öğretim Kurumları Kanunu ve Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'ne göre yürütür. Azınlık okullarına dair ayrı bir kanun veya çerçeve yönetmelik bulunmamaktadır.

SADECE TC VATANDAޞI AZINLIKLARA AÇIK

Azınlık okullarında yalnızca kendi azınlıklarına mensup Türkiye Cumhuriyeti uyruklu öğrenciler devam edebiliyor. Bu okullarda Ermeni okullarınde "misafir öğrenci" statüsünde Ermenistan'dan gelen ailelerin çocukları da öğrenim görüyor.

* Geçmişten Günümüze Azınlık Okulları: Sorunları ve Çözüm Önerileri:( Nurcan Kaya, Tarih Vakfı Yayınları) adlı araştırmadan yararlanılarak hazırlanmıştır

14-04-2015


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin