Arama sonuçları

Sınıfta kalma mı geliyor? 4 işlem bilmeden üniversiteden mezun oluyorlar

Sınıfta kalma mı geliyor? 4 işlem bilmeden üniversiteden mezun oluyorlar

Sınıfta kalma mı geliyor? 4 işlem bilmeden üniversiteden mezun oluyorlar. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk sınıfta kalmanın olmadığı bir sistemde öğrencilerin 4 işlem bilmeden üniversiteden mezun olduklarını söyledi. Bu da akla “sınıfta kalma mı geliyor?” sorusunu getirdi.

Habertürk TV’de canlı yayına katılan Bakan Selçuk öğretmenlerin mutlu olacağı bir sisteme gerek olduğunu söyledi. Selçuk, şöyle dedi:

SINIFTA KALMA MI GELİYOR? 4 İŞLEM BİLMEDEN ÜNİVERSİTEDEN MEZUN OLUYORLAR

“Siz yaptığınız işin anlamlı olmasını istersiniz. Bu kadar sene çocuklar okuyor ama sonra üretim yok denildiğinde öğretmenler için de anlamsızlaşıyor. Sınıfta kalmanın olmadığı sistemde okurlarsa, 4 işlem bilmeden üniversite bitirebiliyorlar. Sınıfta kalmanın olmadığı ortamda öğrenci ‘Sen ne not verirsen ver, sınıfı geçeceğim’ dediği ortamda öğretmenin mutlu olması mümkün değil.”

OKULLAR ARASINDAKİ FARK NE KADAR SÜREDE KALKAR?

Bakan Selçuk, okulların her birinin 20-25 parametre üzerinden değerlendirileceği bir sistemi kuracaklarını söyleyerek, okulların ihtiyaçlarının tek tek belirleneceği bir yapıya gidildiğini belirtti.

Selçuk okullar arasında imkan ve başarı farklılıkları olmak üzere iki fark olduğunu belirterek, bu farkın da 5 yıl içinde tamamen kapatılabileceğini vurguladı.

OKULLAR ARASINDAKİ FARKLAR NASIL GİDERİLECEK?

Selçuk şöyle dedi:

“Okullar arasındaki farkı 3 senede belli noktaya getirip, 5 senede kapatacak hale geliriz. Okullar arasındaki iki fark var. Bunlardan birincisi imkanlar açısından. Burada da öğretmenin ücretli değil, kadrolu olması gerek. Okulun sağlık, temizlik görevlisi olması gerek. Bunlara imkan farklılıkları diyoruz. İkinci fark ise başarı farklılıkları. Başarı açısından TIMSS’e göre yüzde 34 farklılık var. İmkan farklılıkları daha fazla. Bunu ortadan kaldırmayı öğretmenlerle birlikte yapacağız. Bunun için de öğretmene yatırım yapmak gerekiyor. YÖK ile birlikte yürüteceğimiz bir öğretmen yetiştirme politikası süreci var. Bu çok rahat yapılabilir. Sadece iletişim, finansal altyapının oluşması gerekiyor. Toplumda bir beklenti var. Bu beklenti toplumun kendi hayallerinin, çocuğunu görmek istediği yerin hayali. Bir kişiden beklenti değil bu.”

BİZİ SIKINTIYA SOKAN SINAVLAR

Bizi en fazla sıkıntıya sokan sınav baskısı. İlkokuldan itibaren yaprak testler vasıtasıyla çocukları esir alan, sınavın araç değil, amaç haline geldiği bir süreç. Yıllarca çocuklar odalardan çıkmıyorlar, sürekli soru çözüyorlar. Bu sistemde çocuğun yorum yapması gerekmiyor, şıklardan uygun olanı hatırlaması gerek. Bu zeka öldürücü bir şey.

BATAKLIĞI KURUTMAK İLE İLGİLİ

Ortaöğretimde eğitim sisteminin bel kemiği kırılıyor. Bu üniversiteye geçiş için hayat memat meselesi haline getiriliyor. Bir sistem tasarımı üzerinden bataklığı kurutmakla ilgili bakış açısıyla bakarsak, olur. Biz ilk kez felsefe kuruyoruz.

ÇAYIN DA BİR DEMLENME SÜRECİ VAR

Okulların dijital dönüşümünü, öğretmen yapısını, veriye dayalı yönetim için nasıl sistem oluyor. Çayın demlenme süresini beklemek gerek. Akşam düşünüp, sabah yaparsak bunları yeni sorunları yaratırız.  

MESLEK LİSELERİ DÖNÜŞÜYOR

Hemen yapılacaklar da var. Örneğin tasarım atölyeleri ikinci dönem başlayacak. Meslek liseleri dönüşüyor. Toplumdaki cazibesini iş garantisiyle yaratacak bu liseler. Çocuk ürettiği için okulda, para kazanacak. Bizim için fabrika okuldur diyoruz. 1 sene içinde yüzbinlerce çocuk için iş garantisini getirecek.

 

23-11-2018


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin