Arama sonuçları

'Sınır koyun' duygusal zekâsını artırın

'Sınır koyun' duygusal zekâsını artırın

Her anne-baba çocuğunun hayatta başarılı olmasını ister. Ancak bunun için zekâ tek başına yeterli olmaz. Aynı zamanda duygusal zekâsının da gelişmiş olması lazım. Ancak günümüzde duygusal zekâsı yüksek çocuk yetiştirebilmenin önündeki en büyük engel ailelerin "Hayır" diyememesi,  çocuklarına "sınır" koyamamaları. 

Üsküdar Üniversitesi NP İstanbul Nöropsikiyatri  Hastanesi’nden çocuk ve ergen psikiyatristi Yrd. Doç. Dr. Nüket İşiten, duygusal zekâ ya da bilinen adıyla EQ’nun, bir çocuğun mental- zihinsel kapasitesini oluşturan özelliklerden çok, kişilik ya da karakter olarak adlandırılan özelliklerine dayandığını ve başarı için  önemli olan  duygusal  nitelikleri betimlediğini söylüyor. 

EQ’nun özelliklerini, "empati, duyguları ifade edebilme, duygu durumunu  düzenleme, bağımsızlık, uyum sağlayabilme, beğenilme, kişiler arası sorun  çözebilme, kararlılık, sevecenlik, nezaket  ve sebat" olarak sıralayan İşiten, EQ ile ilgili şunları anlatıyor: 

ASIL BAŞARININ KAYNAĞI: Yaşamdaki başarıyı getiren özellikler IQ’dan çok, duygusal ve sosyal zekâdır. Araştırmalar, bu sosyal ve duygusal becerilerin hayatta başarı sağlamak açısından, bireyin zihinsel yeteneklerinden çok daha  önemli olabileceğini  göstermektedir. 

'HAYIR' DEMEYİ BİLİN: Günümüzde duygusal zekası yüksek bir çocuk yetiştirebilmenin önündeki en büyük engel, ailelerin hayır diyememesi ve sınır koyamamaları. 'Hayır' demek 'evet' demekten daha zordur.  Özellikle de bu kendi çocuğumuz olursa. Bir sürü çatışmamız devreye girer. O bizim geleceğe dair bir dolu duygusal yatırımlarımızı taşır.

SINIRLARINI ÖĞRETİN: Oysa 'hayır' demek onun gelişimine katkı sağlamaktır. Yeme, yatma, çalışma ve ödev yapma, oyun oynama gibi sınırlarını öğretmek gerekir. Ebeveyn olarak görevimiz, onların sınır koyabilme, kendini motive edebilme, kendini durdurabilme, bir dürtüyü kontrol edebilme, erteleyebilme becerilerine model olmaktır. Örneğin televizyon başında geçirilen zamana sınır konulduktan sonra yaratıcılığın geliştiği görülmekte.

OKUL BAŞARISI İÇİN: Duygusal zekâ okul başarısı için de çok önemli. Okul yıllarında başarısız olan çocuklara baktığımızda, bu çocuklarda öğrenme güçlüğü gibi bilişsel problemler olsa da olmasa da , gördüğümüz onların duygusal zekânın bazı temel becerilerinden bir ya da bir kaçından yoksun olduğudur. Bu nokta çok önemli.  Gereksiz sınıf tekrarları,  sınıfta kalmalar, ya da en hafifinden arkadaşlarından bariz geri kalmalar yaşandıkça çocuklar da kırılıp, küskün ve huysuz olurlar. 

YOL GÖSTERİCİ OLUN: Duygusal zekânın yüzde 50'si doğuştan gelse de, daha sonradan öğrenilebiliyor. EQ’nun, IQ'dan en büyük farkı geliştirilmeye çok daha açık olması. Ebeveynlerin duygusal bağlamda çocuğa hocalık yapması, duygularını ciddiye alarak, yol gösterici olması gerek. Anne ve babanın duygusal yeterlilik üzerine etkisi daha bebeklikte başlar. Çocuğun yaşı  büyüdükçe duygusal gereksinimleri de değişecektir. Duygularının farkına varabilmek, idare edebilmek, kontrol altında tutabilmek, empati yapabilmek, karşısındaki kişi ile ilişkisinde ortaya çıkabilecek duygulanımları ile başa çıkabilmek gibi durumları destekleyen ve rehberlik eden ebeveynliğin, çocuklar üzerindeki etkisi de olağanüstü kapsamlıdır.

Şule YILMAZ
info@pervinkaplan.com 
Fotoğraf: Bilfen Okulları

 

 

08-05-2016


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin