Arama sonuçları

Türkiye’nin ‘5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’ Güncesi!

Türkiye’nin ‘5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’ Güncesi!

5 Ekim günü, 1966 yılında Paris'te gerçekleşen "Öğretmenlerin Statüsü Hükümetler Arası Özel Konferansı"'nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından "Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi"'ni oybirliği ile kabul edilişinin yıldönümüdür. Bu sebeple Öğretmenler Günü'nün 5 Ekim'de kutlanması tavsiye edilmiştir. 

UNESCO TAVSİYESİ İLE KUTLANIYOR  

Pek çok ülkede 1994'ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Eğitim Sen, ülkemizde5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nüyıllardırüyesi olduğu Eğitim Enternasyonali’nin gündem ve etkinlikleri ile kendi gündemlerini ortaklaştıran bir anlayışla eş zamanlı olarak kutlamaktadır.

ÖĞRETMENLERİN SORUNLARI NEDİR?

Türkiye’nin öğretmenleri bu günü daha çok işsizlik, güvencesiz istihdam, uzayan çalışma süreleri, ücret ve sosyal hak yoksunlukları gibi sorunların gündem yapıldığı gün olarak değerlendirmektedir. Ülkemizde halen kamuda 921 bin, özelde ise 95 bin öğretmen çalışmaktadır.  

ÖĞRETMEN İHTİYACI  NEDİR?

Milli Eğitim Bakanın açıklamasına göre öğretmen ihtiyacı 70 bin. Öğretmen ihtiyacının ücretli personel ile kapatılacağını geçmiş uygulama örneklerinden biliyoruz. Öğretmenlikte istihdam için sadece eğitim fakültelerinde 213 bin genç okumaktadır. Diğer programlarda okuyanlar(pedagojik formasyon alanlar dahil) ile birlikte rakam 650-700 bine çıkmaktadır. Şu an yaklaşık 500 bin öğretmen işsiz durumdadır.2016 Yılında çalışan her 2 öğretmene karşılık 1 öğretmen işsizdir.Bütün programlardan mezun olup işsiz kalacaklar ile halen işsiz olanları topladığımızda gelecek 5 yıl içerisinde Türkiye’nin sayısı 1 milyonu bulan işsiz öğretmen tablosu ile karşılaşması kaçınılmaz olacaktır. 

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİKLİK TEKRAR 

Sözleşmeli öğretmen istihdamına OHAL KHK’sına konulan bir madde ile yeniden geçildi. Burada da OHAL’i fırsata çevirme yaklaşımı sergilendiğini görmekteyiz. 20 bin öğretmenile ilgili sözleşmeli/güvencesiz istihdam takvimi işlemeye devam etmektedir. Yapılan mülakat sınavlarında sorulan sorular tam bir kara mizah örneğidir. Mülakata alınanlar öğretmenlik mesleği ile uzaktan ve yakından ilgisi olmayan sorulara muhatap olmuştur. Yapılan sınavlarınöğretmen yeterliliklerini ölçmekten çok politik beklentileri karşılama amacınahizmet ettiğini yaşayarak bir defa daha görmüş olduk. Bu nedenle torpile ve önceden hazırlanmış listelere dayandırılma endişesi yaratan mülakat sınavları iptal edilmeli öğretmenler KPSS puan üstünlüğü sıralamasına uygun kadrolu olarak atanmalıdır.

200 SAAT DAHA FAZLA ÇALIŞIYOR

Türkiye’de Öğretmenler OECD ülkelerindeki emsallerine göre yılda 200 saat daha fazla çalışmakta, aynı ülkelerin birkaç tanesi dışındaki öğretmenlerden daha az ücret almaktadır.Türkiye OECD ülkeleri arasında en genç öğretmen kadrosuna sahip ülkedir. Yüzde 80.3’ü 20 yılın altında hizmet süresine sahiptir. Kadın öğretmen oranı erkeklere göre yüksek olmakla birlikte OECD ülkeleri arasında son sırada yer almaktadır. Ülkemizin öğretmenleri sınıflarında daha çok öğrenciye eğitim vermekte, okullarında ikili eğitim yapmaktadırlar.

İHRAÇLAR VE SORUŞTURMALAR VAR

Bütün bu sorunlara ek olarak bu günlerde öğretmenler, Öğretmenler Günü’nü darbe girişimi sonrası yaşanan ihraçlar, gözaltı, tutuklama, açığa alma, soruşturma ve sürgün gibi uygulamaları ile karşılamaktadır. Şu an on binlerce öğretmen sendikalı olduğu, sendikalarının aldığı eylem kararlarına katılarak demokratik haklarını kullandığı için böyle bir kıyımın mağduru konumundadır. Cezai yaptırımlar dalgasının altında şu an 20 bine yakın Eğitim Sen’li eğitim emekçisi bulunmaktadır.. Geçmişte yaşanmış darbe dönemleri dahil hiçbir zaman diliminde bu denli yoğun öğretmen kıyımının yaşandığı bir süreç hatırlanmamaktadır. 12 Eylül darbecileri 3700 öğretmeni ihraç ederken,15 Temmuz darbe girişimi sonrası ihraç edilen sayı 27 bin 720 oldu.Gelişmeler ve açıklamalar önümüzdeki günlerde bu sayının artacağını göstermektedir Giderek büyüyen sosyal travmalara yol açacak toplumsal sorunla karşı karşıya kalmakta olduğumuzu ifade etmeliyim. 

BASKI VE YASAKLAR DAMGA VURDU

Sonuç olarak, Yeni bir 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde acıların, baskı ve yasakların gündeme damgasını vurduğu, yandaşların kollanıp korunduğu, yandaş olmayanların ötekileştirilip dışlandığı bir sürece tanıklık ediyoruz. Ömürleri darbelere karşı mücadele ile geçmiş, her darbenin ardından en ağır bedelleri ödeyen eğitim emekçileri yeniden büyük bedeller ödemeye mahküm edilmek isteniyor.Yanlış eğitim politikalarına karşı muhalefet eden eğitim emekçilerine, darbecilerin başarılı olması halinde yapacaklarının benzerleri yaşatılmak isteniyor.

Bağımsızlık, demokrasi, hak, özgürlük ve barış talebini örgütlü mücadelesinin olmazsa olmazı olarak gören Eğitim Sen’li Eğitim emekçileri, darbe girişimine karşı duruşlarını ortaya koymuş, sokağa çıkıp demokrasiye sahip çıkmış olmalarına rağmen böyle bir muameleye tabi tutulmuşlardır. Bu haksız, hukuksuz, somut hiç bir belgeye ve yargı kararına dayanmayan, manipülasyon, dezenformasyona ve güce dayalı algının olguların yerini aldığı, darbe girişimini gerçekleştirenlere karşı yürütülen mücadeleyi gölgeleyen uygulamalar terk edilmeli, mağdurların mağduriyetine hemen son verilmelidir. 

 

 

05-10-2016


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin