Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

YGS sonuçları bir başarıyı mı gösteriyor?

YGS sonuçları bir başarıyı mı gösteriyor?

Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nın (YGS) sonuçları sınavdan 12 gün sonra açıklandı. Soruların ortalamalarına ve puanlarına bakıldığında "Son 5 yılın en başarılı sınavı" diye yorumlanır. 

Gerçekten böyle mi?

TEOG'da olduğu gibi ÖSYM'de bu yıl sınavlarda aynı yolu izledi. Tıpkı TEOG'da olduğu gibi YGS'nin de soruları kolay oldu. Üzerine bir de matematik ve fen testlerinden birer soru iptal edildi ve adayların puanları bunları doğru yapmış olarak hesaplandı. 

Hem soruların niteliği hem de iptal soruların etkisi testlerde yapılma ortalamalarını da puanları da yükseltti. 

Dün puanını gören tüm gençler ilk anda çok mutlu oldu ama başarı sıraları geçen yılla kıyasladıklarında hayal kırıklığı yaşadılar. Birçok okulda, evde hatta sosyal medyada öğrencilerin soruların kolay olmasına isyanları vardı. 

SORULAR AYIRT EDİCİ OLABİLDİ Mİ?
YGS'nin sıralama sınavı olarak adayları ayırt etmede başarısız olduğunu söyleyen gençler "LYS kolay olmasın, bilen ile bilmeyeni ayırsın" mesajları attılar. 
Aslında testlerin yapılma ortalamaları incelendiğinde yalnızca Sosyal Bilimler Testi'nin gerçekçi sonuçları yansıttığı görülüyor. Geçmiş yıllarla kıyaslandığında bu testin sorularının "sıralama mantığına" uygun olarak seçildiği ortada. Özellikle de bu testte yer alan Felsefe ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi soruları sınavdan çıkan öğrenciler tarafından da "zor" olarak nitelendirmişti. Eğer bu testte de diğer 3'ünde olduğu gibi sorular "çok kolay ve kolay" şekilde sıralanmış olsa bir de hatalı soru çıksa Sosyal Bilimler'de de "başarıyı" görecektik. 

Geçen yıla göre YGS'nin ilk barajının 10 puan yükselmesine rağmen baraj altında kalan öğrenci sayısının 10 bin azalması, testlerin ortalamalarında geçmiş yıllar katlayan başarının nedeni sınavlara giren adayların profilinde bir anda bu kadar "iyileşme" olamayacağına göre nereden kaynaklanıyor? Bu sorunun yanıtı soruların kolaylığı. 

Bir de baraj puanının 150'ye çıkarılmasının "eleneceklerin sayısında vahim artışa yol açacağı" endişesi ile dershaneler kapandıktan sonra "Başarıya bir etkileri yoktu" anlayışının yerleştirilmek istenmesinin soruların niteliği üzerinde ne kadar etkili olduğunu da ayrıca tartışmak gerekiyor. 

Bu yazı Habertürk Gazetesi’nde Pervin Kaplan’ın köşe yazısı olarak yayımlanmıştır.

26-03-2016


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin