Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

Yılmaz: ÖSYM’nin hatasıyla ilgili soruşturma başlatıldı

Yılmaz: ÖSYM’nin hatasıyla ilgili soruşturma başlatıldı

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, ÖSYM'nin üniversite yerleştirmelerindeki hatasına ilişkin, "Bununla ilgili kendi idari işlemlerinde soruşturmalarını başlattı. Bu soruşturma neticesi ortaya çıktığında biz de kamuoyuna bunun neden kaynaklandığını tek tek açıklayacağız" dedi. Bakan Yılmaz, Sabancı Öğretmenevi'nde düzenlediği basın toplantısında eğitim gündemine ilişkin açıklamalarının ardından, gazetecilerin sorularını cevapladı.  

ÖSYM'nin, üniversite yerleştirmelerinde yaptığı hataya ilişkin değerlendirme yapması istenen Yılmaz, "Bir hata, hatanın hiçbir zaman iyisi olmaz. Birinci husus o. Keşke olmasaydı. İkinci husus, hatadan dolayı özür diledi. Özür dilemek, değerler eğitiminin bir parçasıdır. Özür dilemek, o kadar kötü bir şey değildir, onu da söyleyeyim" dedi. İşte Yılmaz’ın açıklamaları:     

İTİRAZ ÜZERİNE İNCELEME YAPILDI:

ÖSYM, puanının yanlış hesaplandığını belirten bir kişinin itirazı üzerine inceleme yaptı ve iki yıllık meslek yüksekokullarını etkileyen bir hatanın varlığını tespit etti, daha sonra yanlış düzeltildi. Yapılmaması uygundur. Ancak bir itiraz olduğunda varsa bir hata, düzeltilmesi lazım. Yapılan bir hatadır. Hatadan dolayı özür dilenmiştir. Bir daha olmaması esastır.

NEDEN KAYNAKLANDIĞINI TEK TEK AÇIKLAYACAĞIZ:

Kadrolarımızın büyük kısmını bu dönemde değiştirdik deniyor. Değişiklikten dolayı birçok kimse ilk defa görevde yer alanlar oldu. Bundan sonra olmayacağı söyleniyor. Biz de ümit ediyoruz ki olmasın. Ancak bununla ilgili kendi idari işlemlerinde soruşturmalarını başlattı. Bu soruşturma neticesi ortaya çıktığında biz de kamuoyuna bunun neden kaynaklandığını tek tek açıklayacağız.

CHECK-LİST OLUŞTURULMASI LAZIM:

Sınav sonuçlarının açıklanması konusunda muhtemelen kamu kuruluşları kendileri üzerinde bir baskı hissediyor. Bunlar ek puan alan öğrenciler. Dolayısıyla öğrencilerin bölümü, okulu, ek puan, ortaöğretim başarı puanları konusunda bir check-listoluşturulması lazım. Belli ki bir eksiklik oldu. Ümit ederiz ki son olur. Ancak araştırmanın neticesine bir bakalım ve neticesinde niçin, neden kaynaklandı, bunu inşallah kamuoyuna açıklarız.

‘BİR SÜRÇMEKLE AT AYAĞI KESİLMEZ’

Konuya ilişkin hatası tespit edilen kişiler söz konusu olması halinde, istifa mekanizmasının işlenmesi gibi bir seçeneğin olup olmayacağı yönündeki bir soruya karşılık Yılmaz, "Hakkında soruşturma açılır, kimin kusuru varsa mutlaka" dedi. Pir Sultan Abdal'ın "Bir sürçmekle at ayağı kesilmez." sözlerini hatırlatan Yılmaz, bir gazetecinin "ÖSYM'nin ilk hatası değil." sözleri üzerine, "Onu daha sonra bir kurala bağlarız artık, kaçıncı sürçtüğünde bu şeyin yapılması gerekli diye." dedi.

HATA 2 ALANDA YAPILDI:

Öğrenci Seçme Sınavı yerleştirmelerinde 64 ayrı alan ve alt dallarından mezun olan meslek lisesi mezunlarına kendi alanlarından ön lisans programlarını tercih etmeleri halinde ek puan verilmektedir. Bu nedenle bu durumdaki adaylar için hem ek puanı hem de sadece sınav puanını içeren ek puansız yerleştirme puanları hesaplanmaktadır. 2017 ÖSYS yerleştirmesinde bu işlem tüm meslek lisesi adayları için de uygulanmıştır. 8 Ağustos tarihinde açıklanan, 2017 ÖSYS yerleştirme sonuçlarında aday yerleştirmelerinde kullanılacak puanlar belirlenirken, bu 64 alanın 2'sinin yerleştirme işlemlerinde imam hatip lisesi ve sağlık astsubay hazırlama okulu mezunları ek puanlı yerleştirme puanları yerine ek puansız yerleştirme puanlarının kullanıldığı 11 Ağustos 2017 tarihinde saat 17.00 civarında kuruma yapılan itirazların incelenmesi sonucunda tespit edilmiştir. Bu tespit sonrasında gerekli güncelleme yapılmıştır. Bu güncelleme sırasında, 1110 adayın ilan edilen yerleştirmesi değişmiştir. Bu durum ilgili yerlere iletildi, bundan dolayı özür dilendi. İdari soruşturma açılacağı belirtildi. Soruşturma neticesine bakarak, inşallah bir daha böyle bir hatanın yapılmaması hepimizin ortak dileği. Kurumlara olan güven esastır, güven de doğru işlem yaparak sağlanabilir.

SINAVLARDA "15 DAKİKA" KURALI İÇİN YENİ ÖNERİ GETİRİLDİ

ÖSYM'nin 15 dakika kuralına ilişkin bir soru üzerine Yılmaz, "Orada da şunu söyledik. Bundan sonra şöyle yapacak; 10.00'da öğrenciyi çağıracak, sınav 10.15'te başlayacak. Dolayısıyla kendisinin de söylediği olacak. Dolayısıyla ona katılırım, sınav saati 10.00 olup da 09.45'te gelme sıkıntı olur ancak sınav saati 10.00 deyip de 10.15'te başlatırsa orada bir sıkıntı olmaz." dedi. "10.00'daki sınavların 10.15'de başlatılıp başlatılmayacağı" yönündeki açıklamalarına ilişkin ayrıntı vermesi istenen Yılmaz, "Bundan sonra yaparız, dedi. Uygulamasını takip edeceğiz." ifadesini kullandı.

ÖSYM'nin 15 dakika kuralınına ilişkin öğrencilerin sınav giriş belgesi almadan önce "gördüm, okudum" butonunu işaretlemesinin istendiğini hatırlatan Yılmaz, şöyle devam etti:"Görmedim, duymadım yok. Ancak 10.00'da başlayacak sınav için 09.45 kuralı bilinmesine rağmen bedenin kendi dışında bir kodlaması var. O kodlamaya uyuyor gibi. Dolayısıyla geç kalması toplum vicdanını yaraladığı konusunda herkes mutabakatta. Sınav başladıktan sonra, öğrencilerin dikkatinin dağılmaması için sınava girilmesi istenmiyor. Ne olacak? Sınavı 10.00’da söylediyseniz 10.15’de başlatın, yine aynı şey olur. 10.00'da herkes gelmiş olur, 10.15'te de sınavı başlatırsanız sınavın arasında hiç kimse gelmemiş olur. 'Bunu dikkate alacağız.' dedi. Uygulamasını biz de takip edeceğiz."

TÜRKİYE'DE ÇOK İYİ GİDEN ALANLARDAN BİRİ EĞİTİM:

Türkiye'de çok iyi giden alanlardan birinin eğitim olduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Eğer eğitim böyle iyi gitmeseydi o diğer iyilikler de olmazdı." diye konuştu. İsmet Yılmaz, tam bağımsız olabilmek için nitelikli bilgiye sahip olunması gerektiğini belirterek, "O bilgiyi üretecek, o bilgiyi ürüne dönüştürecek bilim adamına ihtiyacımız var. O bilim adamına sahip değilseniz tam bağımsız değilsiniz demektir." görüşünü dile getirdi.

15 TEMMUZ SOSYAL BİLGİLER VE TÜRKÇE MÜFREDATINA

FETÖ soruşturmalarına ilişkin bir soru üzerine Bakan Yılmaz, sınavlarda soru çalma nedeniyle herhangi bir kamu kurumuna yerleşmiş olanların ilişiğinin kesildiğini, soruşturmaların sürdüğünü kaydederek, "Dolayısıyla bize bir bilgi gelirse mutlaka gereğini yaparız. Haktan daha büyük bir şey yoktur." değerlendirmesini yaptı. Yılmaz, 15 Temmuz darbe girişiminin de müfredatta yer alacağını ve öğrencilere sosyal bilgiler, Türkçe derslerinde gösterileceğini ifade etti.

KAYIT PARASI KANUNA AYKIRI

Bakan Yılmaz, konuşmasında ilk ve ortaöğretimde kayıt döneminin başladığını hatırlatarak, okulların istediği iddia edilen "kayıt parası" ile ilgili açıklama yaptı. Yılmaz, "Kayıt dönemi başladı. Kayıt parası filan istiyorlar. Böyle bir şey yok. Bu net bir şekilde kanunumuza aykırı. Milli Eğitim Temel Kanunu 16. maddesi; "Öğrenci velileri hiçbir şekilde bağış yapmaya zorlanamaz. Buradan bütün yöneticilere, bütün okul müdürlerine, personelime ve velilere talimatımdır. Böyle bir uygulama olduğu söyleniyor. Doğru olmadığını söyleyeyim" dedi.

33 BİN PERSONEL İHRAÇ EDİLDİ

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile bakanlıktan ihraç edilen personel sayısını paylaşarak, "33 bin personel ihraç edildi ama 70 bin personeli biz milli eğitim ailesine kattık" dedi.

KHK'lar kapsamında meslekten ihraç edilen öğretmen sayısını açıklayan Yılmaz, "Yine Milli Eğitim Bakanlığı'ndan 33 bin 138 personel ihraç edildi. 33 bin personel ihraç edildi ama 70 bin personeli biz milli eğitim ailesine kattık. Geçen yıl 50 bin bu yıl 20 bin personeldi. Burada da bir sıkıntımız yoktur. Eğitim biraz önce söylediğim gibi liseden mezun olan öğrencilerimiz şu ana kadar olmadığı kadar 4 yıllık lisans eğitimini kazandı ve kaydını yaptırdı. Bu daha önce hiçbir zaman olmadı. Dolayısı ile eğitim her bakımdan iyiye gidiyor" şeklinde konuştu.

ÇOK SAYIDA BİRİNCİ ÇIKMASI BAŞARIDIR

TEOG'da çok sayıda birinci çıktığı belirtilerek, bu kapsamda soru yapısının değişmesine yönelik bir çalışma olup olmadığının sorulması üzerine Yılmaz, bunu başarı olarak gördüğünü, fırsat eşitliğini sağladıklarını ve bundan gurur duyduklarını söyledi.

Eğik ve dik yazının öğretmen isteğine bırakılması hatırlatılarak, ders kitaplarının değiştirilip değiştirilmeyeceği sorulan Yılmaz, "İlk okuma yazma dik, ondan sonra 3. ve 4. sınıfta da eğik yazı olacak. Öğrencilerimiz ikisini de görsün." diye konuştu.

EVRİME KARŞI DEĞİLİZ

Yılmaz, evrim teorisinin müfredattan çıkarılmasına yönelik bir soru üzerine, evrime karşı olmadıklarını, bilimin bir şey söylemesi durumunda buna karşı olmanın mümkün olmadığını kaydetti. Bu konunun, bu eğitim seviyesinde verilmemesi gerektiğini, konunun ortaöğretim seviyesinin üstündeki eğitimde verilmesinin uygun olarak belirlendiğini dile getiren Yılmaz, yeni müfredatta biyoloji, fen bilimleri derslerinde de evrim aile grubu içerisine giren konuların ele alındığını bildirdi.

BİLİMSEL TEMELİ SAĞLAM OLSUN 

Yılmaz, müfredatta disiplinler arası ilişkilere bakılarak çeşitli değişiklikler yapıldığını, yine bu kapsamda bazı konuları bir üst eğitim kurumuna bıraktıklarını anlatarak, "Bizim kategorik olarak bir karşıtlığımız yok. Ancak kesinlikle burada var oluşa ilişkin bir öneri koyuyorsunuz. Bunun için de insanın bir felsefi birikiminin olması lazım. Bilimsel temeli sağlam olsun, felsefeyi alsın, ondan sonra istediği şeyi bir üst öğretim kurumunda alsın." ifadelerini kullandı.

CİHAT KÖTÜ BİR KELİME DEĞİLDİR

Cihat kavramının müfredata alınmasına yönelik de Yılmaz, "Cihat normalde kötü bir kelime değildir. Çok iyi bilinmiyor normalde. Velilerin kaygısı, 'Bunları kim öğretecek ve doğru öğretilecek mi'..." dedi. "Cihat denilince sosyal medyada kötü görüntüler çıkıyor. Dolayısıyla da bunun için nasıl bir yol izleyeceksiniz?" sorusu üzerine Bakan Yılmaz, bu bilinmezliği ortadan kaldırmanın Milli Eğitim Bakanlığı'nın görevi olduğunu belirterek, "Öğretmenlerimize biz bir çerçeve koyduk. 'İslam bir orta yoldur' diyoruz. 'Aşırılıklardan kaçınır' diyoruz. İkincisi, adı barış dini olan İslam, barıştan geliyor. Barış dini olan bir dinin bir kelimesi savaşa, kırmaya, dökmeye getirilebilir mi?" diye konuştu.

YABANCI DİL HAZIRLIK EĞİTİMİ PİLOT UYGULAMASI BAŞLAYACAK

Yılmaz, 5'inci sınıflara yabancı dil ağırlıklı eğitimi verilmesine ilişkin uygulamaya, yeni eğitim-öğretim döneminde 621 okulda 110 bin öğrenci ile başlanacağını bildirdi. Bu eğitim için İngilizce öğretmen açığının bulunduğuna işaret eden Yılmaz, bu nedenle pilot uygulamanın başlatılacağını, başarılı olunursa bir yıl sonra bunu yaygınlaştıracaklarını söyledi.  Ankara TED gibi bazı okulların yabancı dil problemini çözdüğünün altını çizen Yılmaz, "Onların müfredatını da biz onaylıyoruz. TED İngilizce programı onaylatılmak için getirildiğinde 'Biz de bu müfredatı uygulayalım' dedik. Onların müfredatını onaylayan da biziz. Bizimle onların müfredatı arasında bir fark yok. Nedir farklılık? Onlar dışarıdan anadili İngilizce olan insanları istihdam edebiliyorlar. Bizim eksikliğimiz bir noktada buradan geliyor. Önümüzdeki dönemde 110 bin öğrenciyle bir başlangıç yapacağız." diye konuştu.

 

OKUL ÖNCESİNE TAŞIMALI EĞİTİM

Okul öncesi eğitimin zorunlu hale gelmesine ilişkin çalışmaların sorulması üzerine Yılmaz, şunları kaydetti: "Okul öncesi eğitimdeki öğrencilerimize taşımalı eğitim yapmayacağız. Bu sefer öğretmenimizi taşıyacağız. Kapanmış okullarımız var ise onları tekrar bakıma alacağız, okul öncesi eğitim olarak kullanacağız. Öğrencileri şehire getirmektense öğretmenlerimizi köylere götüreceğiz. Okul öncesi eğitim çağındaki öğrencilerimize orada ders vermeye başlayacağız."

BİRBİRİMİZİ DAHA İYİ TANIMAMIZ LAZIM

Din kültürü ve ahlak bilgisi dersine ilişkin bir soru sorulan Yılmaz, "Bu dersle ilgili bir komisyonda Alevi kardeşlerimiz de vardı. Alevi kardeşlerimizin ortak kanaati din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin kaldırılmaması. Bizim istediğimiz şey, bu ülkenin insanları birbirini tanısın ve yan yana yaşayıp da birbirinin farkında olmuyor gibi olmasın. Biz bunu başaracağız. Çok net olarak görüştüm, geçmişe kıyasla çok daha iyi bir noktada olduğumuzu, mesafe almamız gereken bir iki nokta olduğunu da ifade ettiler. Ben de aynen katılıyorum. Birbirimizi daha iyi tanımak için bunun olması lazım. Bu kutuplaştırıcı ayrıştırıcı değil, aksine kişi bilmediğinin düşmanıdır. Bizim birbirimizi tanımamız lazım. Tanımamız için de dersi kaldırmamız değil dersi koymamız, ancak geniş bir şekilde herkes kendini ifade edebilsin. Bizim de sağlamak istediğimiz o. Ben büyük bir çoğunluğunu temsil ettiğini düşündüğüm kardeşlerimle görüştüm, 'Size güveniyoruz.' dediler. " ifadelerini kullandı.

AÇLIK GREVİNİ BIRAKMASINI İSTİYORUZ

Açlık grevindeki bir öğretmene ilişkin soruyu yanıtlayan Yılmaz, "Herkesin mücadelesini hukuk çerçevesinde vermesini isteriz. Kişinin kendisine zarar verme hakkı dahi yoktur. Türkiye hukuk devletidir ve hukuk çerçevesinde kaldı ki BM, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dahi açlık grevini bırakmasını istedi. Biz de açlık grevini bırakmasını istiyoruz. Hakkını arama yolları vardır, hukuk çerçevesinde aramasını isteriz." diye konuştu. 

HALK EĞİTİM, SİVİL TOPLUMSUZ, HALKSIZ OLMAZ

MEB'in bazı vakıflarla yaptığı protokole ilişkin bir soruya karşılık Yılmaz, bakanlığın sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaptığını, hemen hemen her genel müdürlüğün diğer kurumlarla protokolünün bulunduğunu anlattı. Dolayısıyla protokolün sadece bir kurumla yapılıp diğerleriyle yapılmadığının belirtilmesinin doğru olmadığını vurgulayan Yılmaz, protokol yapılan dernek, özel sektör, ticaret odaları, üniversiteler, sağlık kuruluşlarından örnekler vererek, şöyle devam etti:

"Biz insanımıza hizmet edeceğiz. Kaynak, hat yazısı, ebru veya bağlama dersini halk eğitimlerle veriyoruz. Halk eğitim, sivil toplumsuz, halksız olmaz. Dolayısıyla bir sivil toplum kuruluşu, benim üyelerime 'şu çalışmayı yapalım' dediğinde bunda bir sakınca yok. Hiç kimseyi de bundan ayrı tuttuğumuz yok."

Bakan Yılmaz, mesleki eğitimde 76 olmak üzere toplamda 200'e yakın sivil toplum kuruluşu ile protokol imzalandığını aktararak, "Milli Eğitim Bakanlığı'nın STK'larla çalışması normaldir. Burada bir rahatsızlık duymaya gerek yok. Eğitime kim katkıda bulunmak isterse herkesle iş birliği yapmaya, beraber yol yürümeye hazırız. Birisi gelip 'Sizinle çalışmak istiyoruz' dediğinde, 'Kusura bakma sizinle çalışamayız' deme lüksümüzün olmadığını söylüyorum" dedi. 

16-08-2017


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin