Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

YURTDIŞINDAKİ TÜRK BİLİM İNSANLARI: PROF. DR. MEHMET TOSUN

YURTDIŞINDAKİ TÜRK BİLİM İNSANLARI: PROF. DR. MEHMET TOSUN

Kabul için sınavlar ve hocalarınız referans mektubu önemli. Bu sözler yurtdışında akademik kariyer yapmayı planlayanlara önerilerde bulunan Nevada Üniversitesi Ekonomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tosun'a ait. 

Yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarında görev yapan Türk bilim insanlarını tanıtmak için TAF Network ile yaşama geçirdiğimiz Yurtdışındaki Türk Bilim İnsanları dizimizin bu haftaki konuğu ABD'de Nevada Üniversitesi Ekonomi Bölümü Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tosun.       

Yüksek lisans eğitimi için gittiği ABD'deki kariyer yolculuğunu konuştuğumuz Tosun, ABD üniversitelerine kabullerde hocaların yazdığı referans mektupları ile TOEFL, GMR gibi sınavlarda alınan skorların önemine dikkat çekiyor. Tosun, kabullerde akademik başarının da önemli olduğunu söyleyerek, ortalaması düşük olanların "kabul edilmem" endişesi yaşamaması gerektiğini şöyle anlatıyor ve uyarıyor: 

"Benim de ortalamam düşüktü. ABD'de ise ortalamalar yüksektir. Ama hocalarınızla baştan konuşun, yaptığınız ortalamanın Türkiye şartlarına göre değerlendirmesini de yazsınlar. Yoksa bu durum dezavantaj olarak size dönebilir. ABD'ye göre düşük sayılan ortalamanızı, Türkiye’nin şartlarına göre açıkladığınızda bu durum kabul alma sürecinde size faydalı olabilir. Çünkü ABD'deki üniversiteler, Türkiye’deki şartları bilmediği için sırf ortalama yüzünden elenebilirsiniz." 

Prof. Dr. Tosun ile röportajı  TAF Network ekibinden Canan Altun pervinkaplan.com için gerçekleştirdi. 

Hocam bize kendinizden ve Türkiye’deki lisans eğitiminizden bahseder misiniz?

Bana sorduklarında ben Ankara’da büyüdüm diyorum. İlkokulu, ortaokulu ve liseyi Ankara’da okudum, sonrasında Boğaziçi Üniversitesi’ne geçtim. Boğaziçi Üniversitesi’nde Ekonomi bölümünde okudum. Başlarda bocaladığımı söyleyebilirim çünkü ailenizden ayrılıyorsunuz, İstanbul büyük bir şehir ve gittiğim üniversite de zor, ailemin yanından ayrıldığım için yurtta da kalıyordum. Bu yüzden ilk 1 senem zor geçti. Fakat 2'inci sınıftan itibaren çok iyi bir eğitim geçirdiğimi söyleyebilirim. Hocalarım da son senede oldukça destek oldular ve ilk önce yüksek lisans sonra da doktora yapmayı düşündüğümü söyleyebilirim.

Üniversite tercihinizi yaparken ekonomi bölümünü bilinçli olarak mı seçtiniz yoksa tercih ettiğiniz başka bölümlerde var mıydı?

Ben bilinçli olarak Ekonomi bölümünü seçtim ama o sıralar işletme bölümü özellikle de sosyal bilimlerle ilgiliyseniz revaçta olan bir daldı. Ekonomi de olanlar da işletmeyi yazıp, işletmeye yerleşemeyip ekonomiye girenlerden oluşuyordu. Benim ilk tercihim ekonomi oldu. Ben Ankara’da lisede okurken, ODTÜ’den Ekonomi profesörü ve asistanı bize bir sunum yapmaya gelmişlerdi ve o sunumdan neden çok etkilendiğimi hatırlamıyorum ama çok etkilenmiştim. Böylece bende bir ekonomi sevgisi doğdu ve neredeyse tüm tercihlerim ekonomi bölümü yönünde olmuştu diyebilirim. Diğer bölümleri çok az yazdım; işletme ve hukuk. Kısacası ekonomi baştan beri istediğim bölümdü.

Hocam sonrasında Boston Üniversitesi’ne geçiş yapıyorsunuz. Bize biraz bu süreçten bahseder misiniz? Nasıl kabul alabildiniz? Neden sizi tercih ettiler? Bu konular yurtdışında eğitim almayı planlayan gençleri yakından ilgilendiriyor. 

O zamanlarda da bilgisayarlar vardı, internet vardı ama bizim elimizde yoktu. Bu bahsettiğim dönem 1992-93 seneleri. Bu nedenle çok fazla araştırma imkanımız olmadı. Biz kitapçıklar kullanıyorduk. Şimdiki aklım olsa daha başka yerlere de başvururdum. Boston Üniversitesi’ni tercih etmemdeki neden de şu oldu: Kalkınma ekonomisi dersi alıyordum hatta hocamız da Günar Evcimen'di. Kendisi de bana çok yardımcı oldu ve çok severim. 10 kişi falan alıyorduk bu dersi. Günar hocanın dersinde kalkınma ekonomisi ile ilgilenmeye başladım. Biliyorsunuz ekonominin altında bir sürü alt dal var. Özellikle kalkınma ekonomisi beni çok etkiledi ve o zamanlar Boston Üniversitesi’nin Kalkınma Ekonomisi alanında çok büyük bir saygınlığı vardı. Bilinen, tanınmış hocalar vardı bu yüzden Boston Üniversitesi’ni tercih ettim. Kabul alınma sürecine gelirsek de, ortalamam çok iyi değildi bunu söyleyebilirim. İlk senem not ortalamamı etkiledi, biraz kayıp sene gibi oldu. Fakat GRE testine girmiştim, biliyorsunuz onun matematiğe yönelik kısmı var onda iyi skor almak önemliydi. İngilizce içinde TOEFL’a girmemiz gerekiyordu. Benim bu iki sınavda da notlarım iyiydi fakat başta da söylediğim gibi ortalamam iyi değildi. Şu anda bizim üniversitemizde olduğu gibi bazı üniversitelerde de kabul almak için bu sınavlardan almanız gereken minimum değerler belirleniyor. Bu değerlerin üzerinde skor yapmanız önemli. Günarhocadan ve birkaç hocamdan aldığım tavsiye mektupları da önemliydi. Ben bu mektupları görmedim çünkü bunlar başvuru belgelerinin arasına direk konuluyor ama onlarında bana faydası olduğunu düşünüyorum. Tabi bizim zamanımızda internet üzerinden başvuru yoktu, kağıt üzerindendi başvurular. Ortalamanız düşük olabilir fakat ortalamalar ABD'de yüksek. Türkiye’de bu ortalamayı yapmak çok zor olabilir sizin için. Bu nedenle hocalarınızla baştan konuşun, yaptığınız ortalamanın Türkiye şartlarına göre değerlendirmesini de yazsınlar. Yoksa bu durum dezavantaj olarak size dönebilir. ABD'ye göre düşük sayılan ortalamanızı, Türkiye’nin şartlarına göre açıkladığınızda bu durum kabul alma sürecinde size faydalı olabilir. Çünkü ABD'deki üniversiteler, Türkiye’deki şartları bilmediği için sırf ortalama yüzünden elenebilirsiniz.

Hocam daha sonra Syracuse Üniversitesi'ne geçtiniz. PhD için de ABD'yi tercih ediyorsunuz? ABD'den ayrılmak mı istemediniz

Aslında hep aklımda bunu da yapıp Türkiye’ye dönmek vardı, inşallah bir gün döneceğiz. Master sonrası dan sonra doktora programlarına başvurdum. Masterda finansal yardım almak çok zor bu nedenle kısa bir dönem ailemin katkısı ile okudum master programımı. Fakat ilk dönemden sonra asistanlık buldum. Kendinizi notlarınızla ön plana çıkarıp başvurduğunuzda böyle imkanlar ortaya çıkabiliyor. Doktora programı için bir çok yere başvurdum. SyracuseÜniversitesi iyiydi, tam asistanlık veriyordu. Bu çok önemli çünkü 4.5 belki de 6 sene bu programda devam edeceksiniz ve bunu yardım almadan yapmak çok zor. Hocalarıma danıştım. Uluslararası ekonomi ve kalkınma ekonomisi benim çalışmak istediğim alanlardı ve bu üniversite de bu alanlarla ilgilenen çok iyi hocalar vardı. Bunlardan dolayı SyracuseÜniversitesi’ni tercih ettim. Aslında ben bu üniversiteye ilk kalkınma ekonomisi için gittim fakat sonra uluslararası ekonominin daha geniş kapsamlı olduğunu öğrendim ve ekonomi doktorası altında bu dalda karar kıldım. Fakat ilk seneden sonra yeterlilik sınavları var. İlk sene teori dersleri alırsınız ve gerçekten zordur. İlk senenin sonunda baya kapsamlı ve önemli bir sınava tabi tutulursunuz, sınavı geçtikten sonra da 'Hangi hocayla çalışayım' derken yine bir hocayla tanıştım. Hoca kamu ekonomisi veriyordu ve kendisi beni çok etkiledi. Sonra onun kendi alanına geçtim, kamu ekonomisi çalışıyordu kendisi ve onunla çalışmaya başladım. Onun asistanlığını yaptım. Onun için yaz döneminde de bir projede çalıştım ve doktora tez danışmanım oldu. 5 yılda doktoramı bitirdim. Doktoradan 2001 de mezun oldum.

Doktoradan sonra iş bulma imkanı nasıl oluyor?

Burada iş piyasası da biraz enteresandı. Her yıl ocak ayı gibi bir zamanda toplantı yapılır ve o toplantıda birçok yere başvuruyorsunuz. Bu başvurduğunuz okullarla görüşmeler yapıyorsunuz ve ilk üçe gireni okula çağırıp bir teklif yapıyorlar. Tabi o teklifi almak güzel bir şeydi. İlk tecrübem tam zamanlı değildi. Tam Türkçe’de karşılığı yok sanırım ama araştırma profesörlüğü aldım. İlk 5 sene daha araştırma ağırlıklı oldu diyebilirim. İlk işim West Virginia Üniversitesi’ndeydi. Sonradan tam zamanlı bir işe geçmeye karar verdim ve teklifler aldım. En iyisi ve en geleceğe yönelik olanı Nevada Üniversitesi’ydi bu nedenle burayı tercih ettim.

Hocam aynı zamanda İngiltere’de ve Almanya’da bazı üniversitelerde görevli görünüyorsunuz CV’nizde. Aynı zamanda birkaç üniversitede çalışılabiliyor mu?

Akademisyenliğin ABD'de ve birçok ülkede büyük bir esnekliği var, sürekli orada bulunmanız gerekmiyor, Burada Ekonomi Bölüm Başkanı'yım fakat devamlı burada bulunma zorunluluğum yok. Yaz aylarında bazı hocalar ekstra dersler veriyor veya araştırma projelerinde çalışıyorlar. Benim yapmayı sevdiğim ise Türkiye’yi ziyaret edip aynı zamanda Avrupa’nın değişik ülkelerinde araştırma seyahatlerine gitmek. Araştırma için gezilere katılmaya erken zamanda başladım. Avrupa’daki bazı enstitüler kadrosuz yani orada bulunmanızı gerektirmeyecek şekilde size iş veriyorlar, zaman zaman orada çalışmanızı bekliyorlar.Akademik olarak da, kendi kariyeriniz açısında da gidip başka ülkelerdeki insanlarla beraber çalışmak ve onların bilgilerinden yararlanmak, onların persperktifini almak çok faydalı bir şey, benim kariyerime çok pozitif etkisi oldu diyebilirim.

Bu röportajı TAF Network ekibinden Canan Altun pervinkaplan.com için gerçekleştirdi. 

23-02-2017


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin