Arama sonuçları

Yüzde 18 için kıyamet koparmaya değer mi?

Yüzde 18 için kıyamet koparmaya değer mi?

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından bakanlıkta yürütülen soruşturmalara ilişkin, "İhraç edilen personel sayısı 28 bin163. Şu anda uzaklaştırma tedbiri devam eden personel 20 bin 88. Bu arada açığa aldıklarımızdan da göreve iade ettiklerimiz var. 5 bin 78 kişi iade edildi" dedi. 

Yılmaz proje okullarla ilgili olarak da sadece bu okullara karşı sorumlu olmadıklarını söyledi. Yılmaz, Proje okullarına en büyük ilginin İstanbul'da gösterildiğini söyleyerek, “İstanbul'da proje okullarında toplam öğretmen sayımız bin 492. Proje okullarından ayrılan öğretmen sayısı 275. Yani yüzde 18 için kıyamet koparmaya değer mi? “ dedi.

Yılmaz, "Eğitimden Üretime Sektörle İşbirliği" temasıyla düzenlenen 2. Eğitim Kongresinin açılışındaki konuşmasının ardından, öğle yemeğinde bir araya geldiği gazetecilerin sorularını yanıtladı.

FETÖ'nün darbe girişiminin ardından bakanlık bünyesinde yürütülen soruşturmalar ve 2010 KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin sorular üzerine Yılmaz, yargının görevinin "bir suç işlendiği iddiası üzerine soruşturma başlatmak, suçun faillerini oraya çıkarmak ve gereken hukuki yaptırımları yapmak" olduğunu ifade etti.

GEREĞİNİ YAPMAYA HAZIRIZ

Daha önce 2010 KPSS'de usulsüzlük yapıldığı iddialarıyla ilgili Cumhuriyet savcılıklarından MEB'e bildirilen isimlerin bakanlıkla ilişiklerinin kesildiğini belirten Yılmaz, "Dolayısıyla bundan sonra da eğer yargı veya Cumhuriyet savcıları tarafından bize bu yönde bir bilgi sunulduğunda biz gereğini yapmaya hazırız." dedi.

KAÇ KİŞİ İHRAÇ EDİLDİ

Bakanlıkta soruşturmaların sürdüğüne, açığa almaların ve ihraçların bulunduğuna işaret eden Yılmaz, şu bilgileri paylaştı:

"İhraç edilen personel sayısı 28 bin163. Şu anda uzaklaştırma tedbiri devam eden personel 20 bin 88. Bu arada açığa aldıklarımızdan da göreve iade ettiklerimiz var. Yani hata olabilir, bir farklı şekilde kendisinin bu yapıyla hiçbir alakası olmadığını söyleyen 5 bin 78 kişi iade edildi.

Bu şudur; savcılıklardan her gün yeni bir kimse ifadesinde diyor ki; 'Ben vardım, benim yanımda bu da vardır' diyor. Dolayısıyla yeni bulunan delillerle bize gelen kişiler olduğunda bu sayı artabilir. Dolayısıyla aradan geçen süre içerisinde gerçekten bir kimsenin de bu yapıyla bir bağlantısı olmadığını düşünürsek onları da geri tekrar mesleğe iade ediyoruz. Çünkü bir öğretmenin bulunması gereken en ideal yer, sınıfında öğrencilerle baş başa olması gerek.

GÖZALTINDA OLAN VE FİRAR EDENLER

Rakamlar üç ayağı beş yukarı değişebilir, ben 'tutuklanmış' diyorum, belki serbest bırakılmış olabilir. Ama 20 Ekim itibarıyla ihraç edilen personelden gözaltında olan sayısı 193 kişidir. Tutuklanan personel sayısı 2 bin 829, adli kontrol şartıyla serbest bırakılan personel sayısı 2 bin 648. Bir de firarda olanlar var. İhraç edildikten sonra yargı tarafından çağrılıp da onun davetine icap etmeyen eski öğretmen sayısı 325 kişidir."

424 ÖĞRETMEN İADE EDİLDİ

PKK ile ilişkisi nedeniyle açığa alınanlara ilişkin bir soruya ise Bakan Yılmaz, "Uzaklaştırma talebi devam eden şu anda 10 bin 877 kişi 'Bölücü terör örgütü ile bir iltisakı var mı yok mu' diye değerlendirilen öğretmenlerimiz. Açığa aldık, fakat bunlardan 424'ünü iade ettik. 10 bin 877'den 424'ü iade edilen çıkarırsanız geriye kalan rakam, 'Terör örgütü ile iltisakı var mı yok mu?' diye değerlendirmeye alınan öğretmen sayımızı buluruz." cevabını verdi.

SADECE PROJE OKULLARA KARŞI SORUMLU DEĞİLİZ: Proje okullarda görev yapan öğretmenlerin rotasyonlarıyla ilgili soru üzerine Yılmaz, sadece proje okullara karşı sorumlu olmadıklarını, Türkiye'deki 50 bin eğitim kurumuna karşı sorumlulukları bulunduğunu söyledi. Proje okullarla ilgili kanunun 2014 yılında çıktığını ve kanunla öğretim üyelerinin de proje okullarda görevlendirilebileceği hükmünün getirildiğini belirten Yılmaz, "2014'te yapılan kanunla iki imkan birlikte verilmiş. Birincisi proje okullarına özel bir destek verilebilir, ikincisi üniversitelerden de öğretim üyeleri bu okullarda görevlendirilebilir. Proje okullarında temel gaye eğitimde kaliteyi artırmak, okulların başarısını devam ettirmektir." dedi.

160 PROJE OKUL VAR: Türkiye genelinde 160 proje okulu bulunduğunu ifade eden Yılmaz, Proje Okulları Yönetmeliğinde bu okullara yöneticilerin 4 yıllığına atanacağı, aynı unvanla aynı eğitim kurumunda 8 yıldan fazla yönetici ve öğretmen olarak görev yapılamayacağı hükmünün bulunduğunu anımsattı. Yılmaz, "Öğretmen rotasyonlarıyla bu okullardaki başarı aşısının diğer okullara da yapılmasını hedefleniyor" dedi.

ÖĞRETMEN YAPISI GİDEREK GÜÇLENİYOR: Bakan Yılmaz, proje okullardaki öğretmen yapısının giderek güçlendirildiğini ifade ederek, şunları kaydetti: "İstanbul Çapa Fen Lisesinde proje okul olmadan önce 49 öğretmen vardı. Proje okul olduktan sonra bu okuldan öğretmen alınmamış aksine boş olan 4 kadroya alanında yüksek lisans ve doktora yapan 4 öğretmen atanmıştır. Yani İstanbul Çapa Fen Lisesinin eğitim kadrosu güçlendirilmiştir. İzmir Karşıya Cihat Kora Anadolu Lisesinde proje okul olmadan önce 44 öğretmen görev yapmaktaydı. Proje okulu olduktan sonra 24 öğretmen başka okullara alınmış ancak yerlerine 7'si yüksek lisans ve doktora yapan 40 öğretmen atanmıştır.

BİR ÖĞRETMEN SÜRGÜNÜ YOK:  Genel bir öğretmen sürgünü ya da proje okullarına rastgele öğretmen ataması söz konusu değildir. Proje okullarında Türkiye genelinde toplam 4 bin 86 öğretmenimiz var. 4 ve 8 yılı doldurması sebebiyle ayrılan öğretmen sayısı 950. Bu okullara atama yapılmadan önce yüksek lisans yapan öğretmen sayısı 132 idi, biz atama yaptıktan sonra yüksek lisans yapan öğretmen sayısı 186 oldu. Atama yapılmadan önce doktora yapan öğretmen sayısı 2 idi, şimdi 19. Yani eğitim seviyesi yükselmiş bir öğretmen ataması yapıldı.

YÜZDE 18 İÇİN KIYAMET KOPARMA: Proje okullarına en büyük ilgi İstanbul'da gösterilmektedir. İstanbul'da proje okullarında toplam öğretmen sayımız bin 492. Proje okullarından ayrılan öğretmen sayısı 275. Yani yüzde 18 için kıyamet koparmaya değer mi? Biz kaç yıldır Milli Eğitim Bakanlığını yönetiyoruz, 13 yıldır. Bu öğretmenlerin çoğunu kim atadı, biz atadık. Atarken kadrolaşma yapmıyoruz da bunların görev yerini değiştirirken mi kadrolaşma yapıyoruz? Böyle bir değerlendirme doğru olur mu?"

AYNI OKULDA YILLARDIR ÇALIŞIYORLAR: Aynı okulda 16 yıldır, 20 yıldır, 23 yıldır görev yapan öğretmenlerin "beni sürgün ettiler" demesinin de yanlış olduğunu ifade eden Bakan Yılmaz, "Aynı okulda 23 yıl öğretmenlik yapmayı az bulup 4 yıllık sözleşmeli öğretmenlik getirdiğimizde 'bu kadar uzun süreye sözleşmeli öğretmenlik olur mu?' diye itiraz edenleri de biliyorum. 4 yılı fazla görenler 23 yılı nasıl az görürler, ona da bir şey diyemeyeceğim." dedi.

MEB’E DEVREDİLEN OKULLAR: Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişiminin ardından kapatılan ve MEB'e devredilen okul türlerine ilişkin bir soru üzerine Yılmaz, "Mümkün olduğu kadar bütün okulları kendi eğitim sistemimize dahil ettik." dedi. İzmir'de 105'e yakın okuldan 55 okulu tekrar halkın hizmetine sunduklarını bildiren Yılmaz, 55 okuldan 20 okulun özel eğitim alanında hizmet verdiğini duyurdu.

HEPSİ İMAM HATİP YAPILMIYOR: "Bunların tamamının ya da ağırlığının imam hatip yapıldığı şeklinde bir yaklaşımın doğru olmadığını söylüyorum." diyen Yılmaz, halkın ihtiyacı ve taleplerinin dikkate alınması gerektiğine işaret etti.

HALKIN TALEPLERİNE GÖRE  OKUL TÜRÜ: "Müşterisiz meta zayidir" diye genel bir kuralın bulunduğunu dile getiren Yılmaz, "Açarsınız, kimse o açtığınız okula öğrenciyi göndermez. Dolayısıyla öğrenciyi göndermezse siz sadece tabelasını değiştirmiş olursunuz. Bizim gayemiz de bu değildir. Bunlar bir kaynaktır, halkımızın kaynağıdır, yine halkın talepleri doğrultusunda değerlendirilmesi lazım. Ama halkımızın taleplerini dikkate alaraktan okullar Anadolu, fen, imam hatip, meslek lisesi olarak İzmir'de örneği verdiğim gibi özel eğitim olarak açıldı." diye konuştu.

ÖĞRETMENE ROTASYON VAR MI?  Genel rotasyon olup olmayacağı yönündeki sorular üzerine Bakan Yılmaz, kanun çerçevesinde hareket ettiklerini, Türkiye'de 18 milyon öğrenciye nasıl daha iyi eğitim verilmesi gerekiyorsa onu vermeye devam edeceklerini bildirdi. Öğretmenlerin yaşam standartlarının yükseltilmesi için çalışmalar yaptıklarını anlatan Yılmaz, "Geçmiş dönemlerde öğretmeni enflasyona ezdirmedik, refah payından, gelir artışından pay verdik. Diğer mesleklere ve diğer yıllara kıyasla öğretmenler daha iyi bir durumdadır." diye konuştu.

EKSİK KİTAPLAR NE ZAMAN ULAŞACAK? Eksik ders kitaplarıyla ilgili ihale sürecine ilişkin bir soru üzerine Yılmaz, "Hemen hemen bu ay sonuna kadar hepsinin tamamlanacağını söylüyorum." ifadesini kullandı. Bakan Yılmaz, okulda okuyan çocuğuna, "Bütün kitaplarınız geldi mi?" diye sorduğunda çocuğunun bir kitabının gelmediğini söylediğini aktardı. 300'ün üzerinde kitap dağıtıldığını belirten Yılmaz, bunlardan bir tanesi bile eksikse ekim ayının sonuna kadar öğrencilerin elinde olacağını bildirdi.

ÖĞRETMEN STRATEJİ BELGESİ: "Öğretmen Strateji Belgesi"ne ilişkin bir soru üzerine Yılmaz, paydaşlardan alınan görüşlerden sonra belgeyi imzaladıklarını ve Kalkınma Bakanlığına Yüksek Planlama Kurulu kararına sunulması için gönderdiklerini kaydetti. Kurulun üyelerine strateji belgesini göndererek görüş alındığını dile getiren Yılmaz, "Muhtemelen uzmanlık olan bakanlık görüşüne uyarlar diye düşünüyoruz. Bu yılın sonuna kadar çıkmasının uygun olacağını düşünüyoruz." dedi.

EĞİTİM FAKÜLTELERİ KAPATILACAK MI? Bakan Yılmaz, "Öğretmen Strateji Belgesi"nde "Öğretmen Akademisi"ne ilişkin de konuların bulunduğunu ifade etti."Nihai hedef eğitim fakültelerinin kapatılıp her bölüm öğrencilerinin akademiye gidip öğretmen olması mı?" sorusu üzerine Yılmaz, "Hayır öyle değil. Öğretmen Akademisini bünyemizde bulunan öğretmenlerin hizmet içi eğitimini yapmak için düşünüyoruz." diye konuştu.

Eğitim fakültelerine bir taban puan getirilmesine ilişkin daha önceki açıklamalara değinen Yılmaz, "Çocukluğundan beri öğretmen olacağım diyeni bizim almamız lazım. Bu olmaz dedi YÖK Başkanı. 'Ancak tezli yüksek lisansı getirerek bu eğitim fakültelerindeki öğretmenlerimizin akademik seviyesini biraz daha yükseltiriz' diyor." ifadelerini kullandı.

ORTA YOLU YÖK İLE BULACAĞIZ: İncelediği eğitimde ileri ülkeler arasında 4 yıllık üniversite eğitimi alan hemen hemen bulunmadığını, 5, 6, 7 yıl akademik eğitim aldıktan sonra öğrencisiyle baş başa kalan öğretmenlerin bulunduğuna işaret eden Yılmaz, "Biz de bir orta yolu YÖK ile bulacağız." değerlendirmesinde bulundu.

SEÇİMLERİ TEŞVİK ETMEK GEREK: Öğretmenin eğitimin kilit taşı olduğuna işaret eden Yılmaz, "Öğretmenin seviyesini daha yükseltirsek isabet olur. Bu da nereden başlayacak? Eğitim fakültelerine girerken de bir seçilirse... Bizim de ne yapmamız lazım? Biz de belki burayı ilk üçte tercih edenlere burs sağlamamız lazım. İlk üçte tercih edenlere yurt ihtiyacını mutlaka sağlamamız lazım. Bizim mutlaka teşvik etmemiz lazım ki çünkü onlar geleceğimizi şekillendiren mimarlar olacaktır." diye konuştu.

YABANCI DİL AĞIRLIKLI EĞİTİM: Bakan Yılmaz, beşinci sınıflarda yabancı dil ağırlıklı eğitim üzerine bir soru üzerine, Türkiye'de İngilizce sorununu çözen bir özel okulun müfredatını incelediğini dile getirdi.  Müfredatın onaylanması için görüştüğü Talim ve Terbiye Kurulu Başkanına "aynı programı okullara da uygulayalım" dediğini aktaran Yılmaz, ancak yanıt olarak müfredatta bir sıkıntı olmadığı, o özel okulun yurt dışından öğretmenler getirebildiklerini öğrendiğini dile getirdi. Yılmaz, yabancı dil eğitiminde de ilave bir çalışmanın yapılması gerektiğine işaret etti.

ÖĞRETMENE PERFORMANS KRİTERLERİ GELİYOR: Öğretmenlere performans sistemi üzerine çalışmaların başlayacağını ifade eden Yılmaz, yerine göre öğrencilere 'öğretmeninizden memnun musunuz?' şeklinde sorular ve veliye de soruların yer alacağı performans kriterlerinin olabileceğini söyledi. Yılmaz, "Öğretmenlere performans kriterleri geliyor inşallah." dedi. Performans sistemine ne zaman başlanacağı yönündeki soru üzerine de Yılmaz, "Herhalde bu yıldan itibaren başlarız." bilgisini paylaştı.

57 KİTAP TEKRAR İNCELENİYOR: Bakan Yılmaz, "Müfredatta FETÖ izlerini silmek için ne gibi değişiklikler yapacaksınız?" sorusu üzerine, 300 kitabın tek tek gözden geçirildiğini, sadece 57 kitapta bir şekilde bunlarla ilgili bir atıf, resim veya bir sözcük olduğunu tespit ettiklerini dile getirdi. 57 kitabı yeniden incelediklerini aktaran Yılmaz, ekim sonu itibarıyla kitapların öğrencilere teslim edileceğini söyledi.

ÖĞRENCİ SADECE ALLAH’A KUL OLSUN: Öğrencileri fikri hür vicdanı hür yetiştirmek istediklerinin altını çizen Yılmaz, şöyle devam etti:

"Sadece Allah'a kul olsun, geri kalan kimseye kul olmasın. Bizde güzel bir söz vardır. 'Ya Allah'a kul olur insan olursun, ya herkese kul olur hiçbir şey olmazsın' diye. İşte aklını, vicdanını, irfanını hiç kimseye, yaşayan hiçbir kimseye, bir istisnamız Peygamber, onun dışındaki her insanın sorgulanması gerektiğini söylüyoruz. Hiç kimseye körü körüne itaatin olmadığını, bunu Allah Resulune bile sormuşlar. 'Bu sizin fikriniz mi ayet mi' diye. Bu yapılara karşı 'akletmezler mi, sorgulamazlar mı?'. Allah'a isyanın olduğu yerde kula itaat olmaz. Millete isyanın olduğu yerde hiçbir gruba bağlılık da olmaz."

DEĞERLER EĞİTİMİ NASIL VERİLECEK? Bakan Yılmaz, değerler eğitiminin, kimseyi ürkütmeden, kimseyi farklı bir yere götürmeden, bilimsel gerçeklerin dışına çıkmadan, ancak ülkenin milli ve manevi değerlerine de sahip çıkılarak verilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM ZORUNLU: Okul öncesi eğitimin de zorunlu eğitim kapsamına alınmasına ilişkin de Yılmaz, "Önümüzdeki yıldan itibaren pilot illeri belirleyeceğiz ve okul öncesi eğitimi zorunlu eğitim kapsamına alacağız. Tabii ki ülkenin ihtiyaçlarını göz önüne alarak." dedi.

ERKEN EMEKLİLİK VAR MI? Öğretmenlerin yıpranma payları ve erken emekliliklerine ilişkin bir çalışma olup olmadığı yönündeki soruyu da yanıtlayan Yılmaz, "Derler ya 'dükkan senin' diye. Gerçekten olsa dükkan senin de... Mali hususlarda hiçbir şeye tek başına Milli Eğitim Bakanlığı karar vermemekte. Türkiye'nin sosyal güvenlik sistemini, açıklarını, sıkıntılarını biliyoruz. İstiyoruz ki gerçekten şartlarını, durumlarını daha iyi hale getirelim." diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, müfredat çalışmalarına ilişkin bir soruya karşılık da, "Bana verilen bilgi şubat ayında hepsini tamamlıyoruz. Gelecek yıl, müfredatı yenilenmiş, geçmiş sıkıntıları olmayan, kimseyi rahatsız etmeyen, 78 milyonu kucaklayan bir müfredatla milletimizin önüne çıkacağız." ifadelerini kullandı.

Bu blog AA abonesidir

 

24-10-2016


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin

Paylaş