Arama sonuçları

Eğitim Sen'den lisans eğitiminin süresinin kısaltılmasına tepki: Yükseköğretimde piyasacı dönüşüme hayır

Eğitim Sen'den lisans eğitiminin süresinin kısaltılmasına tepki: Yükseköğretimde piyasacı dönüşüme hayır

Eğitim Sen, lisans programlarının sürelerinin kısaltılması ve “sektör odaklı uygulamalı eğitim”i yaygınlaştırma girişiminin yüksek öğretimi piyasanın ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırmaya yönelik olduğunu vurguladı.

Evresnel'de yer alan habere göre, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Yükseköğretim Kurulu tarafından “reform” ve “müjde” olarak sunulan lisans programlarının sürelerini kısaltma ve “sektör odaklı uygulamalı eğitim”i yaygınlaştırma girişiminin yükseköğretimi piyasanın ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırmaya yönelik olduğuna dair açıklama yaptı.

Eğitim Sen Genel Merkezi’nde yapılan açıklamada, “Yükseköğretim kamusal bir haktır. Üniversiteler ‘ucuz işgücü yetiştirme’ kurumları değildir. Toplumun ihtiyaçlarına göre şekillenmelidir. Üniversite öğrencilerinin ihtiyacı kamusal, nitelikli, bilimsel eğitim ile güvenceli bir gelecektir. Bu nedenle, yükseköğretimi piyasalaştıran, emeği değersizleştiren ve öğrencileri ucuz iş gücüne dönüştüren bu düzenleme geri çekilene kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna duyururuz” denildi.

Açıklamada, söz konusu yaklaşımın Türkiye İş Kurumu üzerinden yürütülen gençlik projeleriyle birlikte değerlendirildiğinde, gençliği nitelikli ve kamusal eğitimden koparıp erken yaşta güvencesiz ve ucuz işgücü haline getirmeyi hedefleyen bütünlüklü bir politikanın parçası olduğu olduğu ifade edildi.

“DÜZENLEME ÜNİVERSİTELERİ PİYASAYA ‘ARA ELEMAN’ YETİŞTİREN BİR KONUMA İTMEKTEDİR”

Üniversitelerin kamusal, bilimsel ve eleştirel niteliğini güçlendirmek şöyle dursun; düzenlemenin, ne üniversite öğrencilerine ne de yükseköğretim emekçilerine ve topluma fayda sağlayacağı ifade edilen açıklamada; “Hiçbir bilimsel ön araştırmaya dayanmayan, başta eğitim sendikaları olmak üzere tüm bileşenlerin görüşleri alınmadan tamamen tepeden inme başlatılan bu dönüşüm, üniversiteleri üniversite yapan nitelikleri hiçe saymaktadır. YÖK bu düzenlemeyle üniversiteleri adeta piyasaya ‘ara eleman’ yetiştiren bir teknik konuma itmekte, bilim emekçilerini de son derece dar bir teknisyen kalıbına sokmaktadır” denildi.

YÖK Başkanı Erol Özvar’ın söz konusu modele dair; “küresel değişimlere uyum”, “beceri kazandırma”, “mezuniyet sonrası iş bulma süresini kısaltma” gibi gerekçelerle meşrulaştırmaya çalıştığı vurgulanan açıklamada; “Ancak bu ifadeler, yükseköğretimin yapısal sorunlarını gizleyen ideolojik söylemlerden ibarettir. Özvar’ın iddia ettiği gibi bu model mezunların iş bulma süresini kısaltmayacaktır. Aksine, gençleri daha erken yaşta güvencesiz, düşük ücretli ve esnek çalışma koşullarına itecektir. Türkiye’de yükseköğretim mezunları arasındaki işsizlik ve nitelik dışı istihdam sorunu ortadayken, eğitim süresini kısaltmak çare değildir. Esas mesele nitelikli ve güvenceli istihdam olanaklarını yaratmaktır” denildi.

“YÖK BAŞKANINI BU PİYASACI POLİTİKALARDAN VAZGEÇMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

“Lisans eğitiminin üç yıla düşürülmesi, bu piyasacı dönüşümün en somut ve en çarpıcı adımıdır. Bu yaklaşım, öğrencileri daha kısa sürede mezun ederek işgücü piyasasına erken sürmeyi hedeflemekte; nitelikli eğitim hakkını hız, yoğunluk ve yüzeysellik karşısında geriletmektedir. Dört yıla yayılan bir öğrenme sürecinin üç yıla sıkıştırılması, öğrencilerin daha yoğun, daha hızlı ve daha yüzeysel bir eğitim sürecine maruz kalması anlamına gelmektedir. Bu durum bilimsel ve pedagojik açıdan savunulabilir değildir” denilen açıklamada uygulamalı eğitimin genişletilmesi adı altında 3+1, 7+1, 6+2 gibi modellerin, Türkiye İş Kurumu eliyle yürütülen gençlik projelerinde olduğu gibi, gençleri “deneyim kazandırma” adı altında geçici, güvencesiz ve düşük ücretli çalışma döngüsüne mahkûm etmekte olduğu belirtildi.

Söz konusu dönüşümün yükseköğretim emekçilerini de riske attığı ifade edilen açıklamanın devamında, “Eğitim Sen olarak açıkça ifade ediyoruz:

Yükseköğretim kamusal bir haktır. Üniversiteler ‘ucuz işgücü yetiştirme’ kurumları değildir. Toplumun ihtiyaçlarına göre şekillenmelidir. Üniversite öğrencilerinin ihtiyacı kamusal, nitelikli, bilimsel eğitim ile güvenceli bir gelecektir. Bu nedenle, yükseköğretimi piyasalaştıran, emeği değersizleştiren ve öğrencileri ucuz iş gücüne dönüştüren bu düzenleme geri çekilene kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna duyururuz. YÖK Başkanı Erol Özvar’ı, bu piyasacı politikalardan vazgeçmeye; yükseköğretimin kamusal ve bilimsel niteliğini güçlendirmeye; yükseköğretim emekçilerinin ve öğrencilerin gerçek sorunlarına çözüm üretmeye davet ediyoruz” denildi.

15-04-2026


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin

Paylaş