Arama sonuçları

Fransız okulları tartışması: Bu kez açıklama Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği’den geldi

Fransız okulları tartışması: Bu kez açıklama Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği’den geldi

Bir süredir Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği arasında Ankara’da bulunan Charles de Gaulle ve İstanbul’da bulunan Pierre Loti okulları nedeniyle yaşanan tartışmaya  Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Bizim koşullarımıza gelirlerse hayatlarına devam ederler. Gelmezlerse de biz de gerekli hukuki prosedürü takip ederiz” yorumu üzerine bu kez bugün ise Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği tarafından yazılı açıklama yapıldı.

TÜRK ÖĞRENCİ KABUL EDİLEMEZ NOTASI

Açıklamada iki okul ile ilgili sorunu “çözüme ulaştırmaya son derece odaklı” biçimde müzakerelerin sürdüğü ifade edildi. Açıklamada Türk makamlarının geçtiğimiz 2 Temmuz’da Fransa Büyükelçiliği’ne söz konusu iki okulun yasal statülerine ilişkin bir anlaşmaya varılamaması halinde bu okulların 2024-2025 eğitim yılı itibarıyla Türk vatandaşı öğrenci kabul edemeyeceklerine ve okullarda kayıtlı mevcut Türk öğrencilerin de Türk okullarına nakil edilmesi gerekeceğine ilişkin resmi olarak bildiren bir nota ilettiğini hatırlattı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Bazı gazeteciler ve öğrenci velileri bizden, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Fransa tarafından muhatap olarak değerlendirilemediğinin doğru olup olmadığını öğrenmek istediler. Cevabımız açıktır: Fransa Büyükelçiliği elbette T.C. Milli Eğitim Bakanlığı ile sürekli olarak iletişim halindedir. Henüz birkaç gün önce, Türk Milli Eğitim ve Dışişleri Bakanlıkları ile bir istişare görüşmesi teklif edilmiştir. Söz konusu görüşmeler T.C. Dışişleri Bakanlığı’nda 12 Temmuz, Cuma günü gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerin ardından, Türk Milli Eğitim Bakanlığı ile istişare görüşmesi talebimizi resmi olarak yineledik ve talebimizin önümüzdeki günlerde kabul edileceğini ümit ediyoruz.

ÖĞRENCİLERİN MENFAATİNE ÇÖZÜM

Bahse konu iki eğitim kurumunun statüsü, uzun yıllardır Fransa ve Türkiye arasında yoğun teatiilere konu olmaktadır. Fransa’nın amacı, on yıllardır, özellikle de kültürel ve ekonomik düzeyde, ikili ilişkilerin gelişimine önemli katkılar sağlayan ve Türkiye’deki eğitim kurumlarımızda okumak isteyen herkesi okullarına kabul etmeye devam etmektir. Fransa, böylesi bir bağlamda, öğrencilerin menfaatine olacak memnun edici bir çözüm bulmak için Türk makamlarına teklifler iletmiştir. Bu müzakereleri bir çözüme ulaştırmaya son derece odaklı bir şekilde sürdürmeye kararlıdır.”

NE OLMUŞTU?

Diplomatların ve kendi ülkeleri dışında çalışan Expat olarak nitelendirilen Fransız vatandaşlarının çocuklarına eğitim vermek amacıyla kurulan Fransa Eğitim Bakanlığı’na bağlı bu okullar uzun süredir Türk vatandaşı öğrencileri de kabul ediyor ki, bu öğrenciler arasında siyasilerin yakınları da bulunuyor. İki okul da kendi müfredatlarını uyguluyor ve Fransa diplomasını veriyor. Bu okuldan mezun olan öğrenciler ise YÖS ile yabancı öğrenci statüsünde Türk üniversitelerine başvurabiliyor.

ÖNCE NOTA VERİLDİ AÇIKLAMASI

Fransa'nın Ankara Büyüelçiliği çatısı altındaki Fransız Kültür Merkezi Kültür Etkinlikleri ve İşbirliği Müsteşarı Sylvie Lemasson imzalı bir açıklama yapılmıştı. Bu açıklamada  Milli Eğitim Bakanlığı’ndan (MEB) “nota” aldıklarını duyurmuştu. Görüşülen öneilerin ötesine geçen bir anlaşma taslağı sunulduğu vurgulanan açıklamada, bu anlaşmanın imzalanmaması halinde Charles de Gaulle ve Pierre Loti okullarının 2024-2025 eğitim-öğretim yılından itibaren Türk vatandaşı öğrenci kabul edemeyeceğini ve halihazırda okullarımızda kayıtlı olan Türk öğrencilerin Türk okullarına nakledilmesi gerektiğinin resmen bildirildiği bir nota aldıklarını belirtmişti.

Dün bu konuyu sorduğumuz Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise bu iki okulun açılırken, adece Fransızları alacaklarını söylemelerine rağmen öğrenci sayısının yüzde 90’nın Türk vatandaşı olduğunu belirterek, bunun doğru olmadığını belirtmişti. Tekin, Türk öğrencilerin listesini istemelerine rağmen verilmediğini belirterek, şunları dile getirmişti:

"Ben müsteşarken yazmıştım yazıyı. Oyaladılar bizi, 'ya evet haklısınız, işte düzeltelim', okula müfettiş gönderiyoruz, okula almıyorlar. 'Türk öğrenci var mı' diye bakalım diye almıyorlar müfettişi. Şimdi 'siz bizi denetleyemezsiniz' diyorlar. Sonra çocuklar mezun oluyorlar. Oradan mezun çocuk diplomasının denkliğini bize getiriyor diyor ki diplomamın denkliğini ver. Yani vatandaşla beni karşı karşıya getiriyor. Yetmedi bu çocuklar ayrıcalıklı bir pozisyonda YÖS sınavlarına giriyorlar. Yani yabancı öğrenciler için yaptığımız yükseköğretim sınavlarına giriyorlar. Yani adaletsizlik de var. Bunlara  'gelin konuşalım' diyoruz, yarın öbür gün diyorlar. Büyükelçiyi davet ettik, geldi, ve ilk fırsatta çözeceklerini söyledi. Aralık ayında söyledi. 7-8 ay geçti, hala lütfedip bizi muhatap almıyorlar. Ben de diyorum ki ya kardeşim bak biz sizin müstemleke sömürge, sömürdüğünüz ülkeler gibi değiliz. Biz bağımsız ve milli bir devletiz. Dolayısıyla bizim literatürümüze göre burada eğitim vermek istiyorsanız, bizim koşullarımıza göre hareket edeceksiniz. Gelin bu okulları meşru hale getirelim. Ben bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ulusal ve uluslararası hukukunu korumak adına sorumlu davranan bir Milli Eğitim Bakanı olarak bu okullara biz gerekli adımları attık. Bizim koşullarımıza gelirlerse hayatlarına devam ederler. Gelmezlerse de biz de gerekli hukuki prosedürü takip ederiz.”

15-07-2024


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin

Paylaş