Arama sonuçları

Gençlerin yaz tatili vardiya listesiyle başlıyor: Üniversiteliler tatile değil, işyerine koşuyor​​​​​​​

Gençlerin yaz tatili vardiya listesiyle başlıyor: Üniversiteliler tatile değil, işyerine koşuyor​​​​​​​

Ağırlaşan geçim koşulları karşısında üniversite öğrencileri, başta barınma olmak üzere temel ihtiyaçlarını karşılamakta her geçen gün daha da zorlanıyor. Burslar öğrencilerin geçimine yetmiyor ve öğrenciler eğitim masraflarının bir kısmını karşılamak için yaz tatillerini de çalışarak geçirmek zorunda kalıyor.

Evrensel’den Ebrar Akdeniz’in haberine göre, KYK bursu ve kredisine gelen zam oranları temel ihtiyaçları dahi karşılamakta yetersiz kalıyor. Okulda iki öğün yemekhane yemeği yiyen, KYK yurdunda kalan ve aylık öğrenci abonmanı kullanan bir öğrencinin aylık gideri bugün 3 bin 336 TL’ye ulaşıyor. Bu miktar, KYK bursundan 336 TL fazla. Daha 18-19 yaşlarındaki gençlerin kredi kartı borçları tavan yapmış durumda. Habitat derneğinin yayımladığı “Türkiye’de Gençlerin İyi Olma Hali” raporuna göre, gençlerin yüzde 17’sinin kredi kartı borcu, yüzde 15’inin taksit borcu, yüzde 14’ünün ihtiyaç kredisi borcu var.

Durum böyle olunca gençler, yaz tatillerini genelde güvencesiz işlerde çalışarak, dinlenemeden geçiriyor.

“YAZIN DA KENDİMİZE VAKİT AYIRAMIYORUZ”

Bu gençlerden biri de İstanbul Üniversitesi öğrencisi Derin. Derin, kredi kartı borçlarını ödemek ve tatile gidebilmek için Mardin’de bir restoranda garsonluk yapıyor. Derin sadece KYK kredisi ile geçinmeye çalıştığını ifade ederek, “Kendimi geliştirmek istediğim alanlar var. Terapiye başlamak istiyorum, Balkanları gezmek istiyorum. Ama bunların çoğu pahalı, bu nedenle vazgeçmek zorunda kalıyorum. Bazılarına hiç başlayamıyorum bile” diyor.

Derin’e göre öğrencilerin güvencesiz ve dönemlik çalışması gençleri sömürüye daha açık hale getiriyor. İş bulmakta hâlihazırda zorlanan gençlerin kötü çalışma koşullarına mahkum hissettiğini anlatan Derin, kendi deneyimini şöyle anlatıyor: “Asgari ücret alacağımı söyleyen işyerimde ilk hafta asgari ücretin altında çalıştırıldım. Sekiz saat çalışacağımı söylerlerken, mesai saatlerim dokuzu buldu ve bu normalleştirildi. İş tanımını kendilerince esnetebiliyorlar. Müşterinin iş tanımım dışındaki ihtiyaçlarını da karşılamaya, tuvaletleri temizlemeye kadar varabiliyor. Çalışma koşullarım nispeten iyi fakat emeğimin karşılığını alamadığımı düşünüyorum.”

Derin özellikle turizm bölgelerinde çalışma koşullarının daha da ağır olduğunu ifade ediyor: “Biz kendimize vakit ayıramıyoruz çünkü sistematik bir şekilde bizleri bir sonraki gün de işe gelebilecek şekilde çalıştırıyor ve ona göre ücretlendiriyorlar. Her saatimiz çalışmakla geçiyor; bazen gündemi bile takip edip tartışamıyoruz. Gençler hızla işçileşiyor.”

“ÇALIŞMA KOŞULLARIMIZ İNSANLIK DIŞI”

Gençlerin yazın çalışmak için en fazla yöneldiği alanlardan biri turizm sektörü. Muğla, Antalya gibi turizm sektörünün yoğun işlediği bölgelerde otel ya da restoranlarda mevsimlik olarak çalışmaya yönelen genç işçiler, turizm işçilerinin 10 günde bir izin yapmasının önünü açan düzenlemeden de yakınıyor. Antalya’da bir otelde çalışan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Eren, “Avrupa’da 4 gün çalışma 3 gün izin modeli uygulanmaya başlanırken Türkiye’de hizmet sektörünün belki de en yoğunu olan turizmde 10+1 modeli çalışanlar için kabus gibi. Bu uygulamaları insanlık dışı buluyorum. Aldığım ücret bir öğrenci için ‘ihtiyaçları karşılar’ düzeyde olsa da diğer departmanlarda yoğunluklu olarak 55 yaş ve üzeri işçiler var, ne geçinebilecekleri ücretleri alabiliyorlar ne de dinlenebiliyorlar” diyor.

08-08-2025


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin

Paylaş