İtalyan Lisesi greviyle ilgili yargı ne karar verdi? Dersler tekrar başlıyor mu?
Yabancı özel okul statüsündeki Özel İtalyan Lisesi Özel İtalyan Lisesi’nde ikinci dönemin başladığı 2 Şubat tarihinde lisede görevli 14 Türk öğretmenin sürdürdüğü grev ile ilgili yargı karar verdi. Anayasanın 42’nci maddesine atıf yapılan karar sonucunda Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) tekrar okula başka okullardan öğretmen atamasının önündeki engel kalktı mı? Bu karar ne anlama geliyor, dersler tekrar işlenebilecek mi?
12 Haziran’da okulda 2025-2026 eğitim öğretim yılı son bulacak ancak öğrencilerin yaklaşık yarısının ikinci dönem derslerinden notları yok. Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ne göre de sınıf geçme için her bir dersten öğrencilerin iki dönem notlarının da olması gerekiyor. Bu nedenle de bir süredir Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) çözüm bulmaya çalışıyordu.
MEB İTARAZ ETTİ
Öğretmenlerin greve gitmesi ve derslerin boş geçmesi üzerine bakanlık okula 26 öğretmen göndermişti. Ancak bu işlem yargıya taşınmış, Ankara 4. İdare Mahkemesi, Özel İtalyan Lisesinde grevdeki öğretmenlerin yerine başka okullardan öğretmen görevlendirilmesine ilişkin işlemin yürütmesini durdurmuş, öğretmenler de geri çekilmişti. İşte bu karar üzerine MEB, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karara Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz etti. Bakanlık, Ankara 4. İdare Mahkemesi’nce 21 Nisan 2026 tarihinde verilen yürütmenin durdurulması istemenin kabülüne ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kaldırılmasını ve yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmesini talep etti.
YARGI KARARI İNCELEDİ
Ankara 14. İdari Dava Dairesi dava dosyasını inceleyerek, şu kararı verdi:
“Dava, davacı sendika tarafından farklı devlet okullarında görev yapan 26 öğretmenin Özel İtalyan Lisesine kısmi zamanlı olarak görevlendirilmesine ilişkin MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 5 Mart 2024 tarihindeki işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılmıştır.
Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin 21 Nisan 2026 tarihli kararıyla yürütmenin durdurulması isteminin kabülüne karar verilmiştir.
Davalı Milli Eğitim Bakanlığınca bu karara itiraz edilerek, kararın kaldırılması ve yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmesi istenmektedir.
HANGİ KURALA GÖRE
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 2. fıkrasında; "Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler" kuralına yer verilmiştir.
ANAYASA MADDESİNE ATIF
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Eğitim ve öğretim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. Maddesinde “Kimse eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim Atatürk ilkeleri inkılapları doğrultusunda çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin denetim ve gözetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. Eğitim ve öğretim hürriyeti Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz. İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır. Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir. Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.
GREV VE LOKAVT HATIRLATMASI
Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez" hükmüne, "Çalışma hakkı ve ödevi" başlıklı 49. maddesinde; "Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır." hükmüne, "Grev hakkı ve lokavť" başlıklı 54. maddesinde; "Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasınınve işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir. Grev hakkı ve lokavt iyiniyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve milli serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz. Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
ENGELLEYİCİ NİTELİK TAŞIMAZ
6356 sayılı Sendikalar Ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun "Grev ve lokavt hålinde mülki amirin yetkileri" başlıklı 74. maddesinde; "(1) Mahallin en büyük mülki amirleri halkın günlük yaşamı için zorunlu olan ve aksaması muhtemel hizmet ve ihtiyaçları karşılayacak, işyerinde faaliyetin devamlılığını sağlayacak tedbirleri alır. (2) Grev ve lokavtın uygulanması sırasında mahallin en büyük mülki amirinin kamu düzenine ilişkin alacağı tedbirler, kanuni bir grev veya lokavtın uygulanmasını engelleyici nitelik taşıyamaz." kuralına yer verilmiştir.
287 DERS SAATİ BOŞ GEÇTİ
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı sendika tarafından, İstanbul İli, Beyoğlu İlçesinde bulunan Özel İtalyan Lisesinde görev yapan 14 Türk uyruklu öğretmenin bahse konu okulda gerçekleştirilen greve katılması sebebiyle haftalık toplam 287 ders saatinin boş geçtiğinden bahisle farklı Devlet okullarında görev yapan 26 öğretmenin Özel İtalyan Lisesinde kısmi zamanlı olarak görevlendirilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 05/03/2026 tarih ve E.155221447 sayılı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
VELİLERİN BAŞVURUSU ÜZERİNE ATAMA
Uyuşmazlıkta; davacı sendika tarafından İstanbul İli, Beyoğlu İlçesinde bulunan Özel İtalyan Lisesinde görev yapan üyeleri adına grev kararı alındığı ve grevin uygulanmaya başlandığı, akabinde anılan okulda eğitim gören öğrencilerin velileri tarafından çocuklarının eğitimden geri kalması sebebiyle eğitim hakkının sağlanması talebiyle yapılan başvurulara istinaden Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 05/03/2026 tarih ve E. 155221447 sayılı işlemi ile Özel İtalyan Lisesinde görev yapan 14 Türk uyruklu öğretmenin bahse konu okulda gerçekleştirilen greve katılması sebebiyle haftalık toplam 287 ders saatinin boş geçtiğinden bahisle farklı Devlet okullarında görev yapan 26 öğretmenin Özel İtalyan Lisesinde kısmi zamanlı olarak görevlendirilmesine karar verildiği görülmektedir.
EĞİTİM HAKKI GÜVENCE ALTINDA
Idare Mahkemesince, davalı idare tarafından tesis edilen dava konusu işlem ile anayasal bir hak olan grev hakkının engellenmesine sebep olunduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda ayrıntısına yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan eğitim hakkı niteliği gereği çok özel bir kamu hizmeti olup, devletin vatandaşlarının eğitime erişimini sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Devlet öğrencilerin eğitim öğretim hizmetlerinden tamamen mahrum kalmasını önlemek, eğitim hizmetinin sürekliliğini sağlamak için gereken tedbirleri almak zorundadır.
EĞİTİM DURMA NOKTASINA GELDİ
Somut olayda 02/02/2026 tarihinde başlayan grevin iş bu karar tarihi itibari ile de devam ettiği dikkate alındığında yaklaşık dört aylık bir süre boyunca grev yapılan okulda haftalık toplam 287 ders saatinin boş geçtiği, eğitimin durma noktasına geldiği, aylarca süren ve öğrencilerin eğitim öğretim faaliyetlerinden istifade etmesini fiilen imkansız hale getiren bu durum karşısında, eğitim hakkının korunması yönündeki kamu yararının daha güçlü hale geldiği, kamu hizmetinin sürekliliği esası gereğince eğitim gibi toplumu doğrudan etkileyen hizmetlerde grev hakkı kullanılsa dahi, hizmetin tamamen durmaması ve asgari seviyede yürütülmesini sağlayacak tedbirlerin alınmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında, iş veren tarafından değil davalı idarece grevi etkisizleştirmek amacıyla değil eğitim öğretim faaliyetlerinin devamını sağlamak amacıyla tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin itirazının kabulüne, itiraza konu Ankara 4. İdare Mahkemesince verilen 21/04/2026 günlü ve E:2026/468 sayılı kararının kaldırılmasına 2577 sayılı Kanunun 27. maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmediği anlaşılan yürütmenin durdurulması isteminin reddine, kararın tebliğinin mahkemesince yapılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine, 18/05/2026 tarihinde oybirliğiyle, 2577 sayılı Kanunun 27. maddesinin 7. fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi. “
KARAR NE ANLAMA GELİYOR?
Edinilen bilgiye göre yargının bu kararı sonucunda okula başka okullarda görevli öğretmenlerin tekrar atanabilecek, daha önce yargı yoluyla okulda görevlendirilen 26 öğretmenin de geri dönüşünün yolu açılmış oldu. Bunun anlamı da derslere tekrar başka okullardan da olsa öğretmenler girecek ve öğrencilerin eksik kalan dersleri ve en önemlisi de yazılıları tamamlanabilecek.
01-06-2026


