Okullara ‘kartlı sistem’ ve güvenlik kameraları geliyor
Milli EÄŸitim Bakanı Yusuf Tekin, okul güvenliÄŸi için alınacak önlemleri anlattı. Her okula polis görevlendirilmesini doÄŸru bulmadığını ve zaten riskli okullarda polis olduÄŸunu belirten Tekin yeni eÄŸitim döneminde güvenlik kameraları ve kartlı giriÅŸ sistemi gibi uygulamalar üzerinde çalıştıklarını söyledi
İngiltere’de düzenlenen Dünya EÄŸitim Forumu’na katılan Millî EÄŸitim Bakanı Yusuf Tekin, gazetecilerin sorularını yanıtladı. İşte Tekin’in güvenli okul ile ilgili açıklamaları:
RİSKLİ OKULLARDA POLİS VAR
Birinci derece riskli okullarda doÄŸrudan 24 saat usulü çalışan, polis memuru görevli. 1000 üzerinde okulumuzda sürekli 24 saat polis bekliyor. İkinci kategori okullar, polis ekip otolarının belirli aralıklarla devriye attığı okullar. İşte giriÅŸ çıkış saatleri, öÄŸle tatilleri vesaire gibi zamanlarda, yani riski Emniyet, İçiÅŸleri, Kaymakamlık beraber belirliyoruz. Üçüncü kategori okullar, emniyet komisyonu diye bir komisyon var, onlar belirli aralıklarla, belli zamanlarda, önemli günlerde falan oralarda polisiye tedbirlerin alındığı okullar.
GÜVENLİK KAMERASI KURULACAK
Yaz aylarından itibaren biz okullarımıza biraz önce saydığım tasnifteki sıralamalara göre güvenlik kamerası da kuracağız. Ama ben ‘her okulda bir silahlı güvenlik görevlisi olsun’ söylemine karşıyım. Zaten uluslararası literatürde de bu çok tartışılan bir konu, çok da tasvip edilen bir ÅŸey deÄŸil.
KARTLI GİRİŞ SİSTEMİ
Bizim pedagojik olarak baÅŸka tür tedbirlerle odaklanmamız gerekiyor. Bu kapsamda Bakanlık olarak iÅŸte güvenlik kamerası, belki bazı okullarda kartlı giriÅŸ sistemi gibi sistemleri ÅŸu an çalışıyoruz. Yeni yarıyıl, yani eylül ayına kadar okullarımızda bu tür tedbirleri de alacağız.
YAPAY ZEKA DESTEKLİ YÖNETİM SİSTEMİ
Devasa bir yapay zekâ destekli Bakanlık Karar Yönetim Sistemi kurduk. Bununla Anadolu’daki herhangi bir okula ilgili bir sürü veriye ulaÅŸabiliyorum, analiz ettirebiliyorum, karşılaÅŸtırabiliyorum. Åžimdi oraya bu rehberlik servisleri ile ilgili de bir uyarı mekanizması koyuyor arkadaÅŸlar. Diyelim ki bir anomali tespit ettiÄŸinde doÄŸrudan rehber öÄŸretmene, “Bu öÄŸrenciyle ilgili bir anormali tespit edildi, bunu davet et.” Rehber öÄŸretmen üç defa davet etti diyelim, sorun çözülmediyse rehber öÄŸretmen bu kez durumu kriminal bir durum olabilir diye okul yönetimine ya da ilgili emniyet birimlerine, anonim bir biçimde, çocuÄŸun kiÅŸisel verilerini ihlal etmeksizin bildirecek, bu durumun takibi yapılacak.
AKRAN ZORBALIĞI NEDİR?
Entelektüeller, akademisyenler bu konuyu çok konuÅŸunca vatandaÅŸ her ÅŸeyi akran zorbalığı zannediyor. Ama mesela ÅŸu, diyelim ki iki tane çocuk yan yana oturuyor, birisi çok hızlı yazıyor, bitiriyor veya hızlı çözüyor, yandaki çözemiyor, lakap takıyor. Bunu akran zorbalığı olarak tanımlıyor literatür. DoÄŸrusu bu olabilir ama kamuoyunun anladığı ÅŸey bu deÄŸil. Okullarımızda bu anlamda, yani kamuoyunun anladığı anlamda ÅŸiddette çok büyük bir artış yok ama ÅŸimdi farkındalık var, göremiyorduk, fark edemiyorduk.
ÇOCUKLARA SOSYAL MEDYA YASAÄžI
Çocuklarımızı çok büyük bir hegemonyadan kurtaracak. Çünkü inanılmaz bir dezenformasyon süreci var. Sosyal medyadan öÄŸrendiÄŸi her ÅŸeyi doÄŸru kabul ediyor. Belki o algoritmaların etkisiyle çocuÄŸun daha kolay kabul edebileceÄŸi bir formda karşısına geliyor olabilir. Bu ne kadar engellenebilir, onu bilmiyorum ama bunu engellememiz lazım. Aksi durumda politize olmanın ötesinde farklı bir dezenformasyonla karşı karşıya kalacağız.
PISA'DA İSTİKARARLI YÜKSELİŞ
OECD tarafından uzun dönemde PISA’ya katılan ülkelerin performansları analiz edildiÄŸinde Türkiye’nin matematik alanında performansını istikrarlı bir ÅŸekilde artıran 2 ülkeden biri, fen bilimleri alanında ise performansını istikrarlı bir ÅŸekilde artıran 4 ülkeden biri olduÄŸunu hatırlatan Tekin, “Dünya EÄŸitim Forumu (EWF) temaslarımız, Türkiye’nin eÄŸitimde yürüttüÄŸü dönüÅŸümün küresel gündemle güçlü biçimde örtüÅŸtüÄŸünü gösteriyor” dedi.
"ŞİKAYET KÜLTÜRÜ KONTRLSÜZ HALE GELDİ"
ÖÄŸretmenlerin sorunlarına da deÄŸinen Tekin ÅŸunları söyledi:
â– Anne baba öÄŸretmene diyor ki: “Benim iÅŸim çok yoÄŸun, çocuÄŸuma anne ol, baba ol, baÅŸka kardeÅŸ ol, abi ol, abla ol, bir de öÄŸretmen ol.” DoÄŸru iliÅŸki ÅŸu: ÖÄŸretmen sadece öÄŸretmenliÄŸini yapmalı. DiÄŸer toplumsal rollerde herkes üstüne düÅŸen rolü oynamalı. Anne olarak anne rolünü oynamalı.
â– Åžikâyet kültürü çok inanılmaz kontrolsüz bir hale geldi. Herkes, her ÅŸeyden ÅŸikayetçi. CİMER’e, yani aklına esen herkes bir ÅŸeyle ilgili ÅŸikâyet yapıyor. Burada bir kontrol mekanizması gerekliydi, biz o kontrol mekanizmasını onun için kurduk. Zaten CİMER ÅŸikayetlerinin soruÅŸturmaya dönüÅŸme oranı yüzde bir, yüzde iki civarında, çok düÅŸük.
â– Fenomen öÄŸretmen diye ortaya çıkanların büyük çoÄŸunluÄŸu zaten bizimle alakalı deÄŸil. Kurs öÄŸretmeni. Yani onlar kendi reytinglerini arttırmak için tamamen kurgu ÅŸeyler onlar. Ama bizim öÄŸretmenlerimizin içerisinde bu tür ÅŸeyleri yapanlar olursa disiplin soruÅŸturması uygulanıyor. Çünkü bu aynı zamanda bütün öÄŸretmenlerimizi de zan altında bırakıyor.
â– Türkiye’deki öÄŸretmen yetiÅŸtirme süreci ile ilgili bir ÅŸeyler yapılması gerektiÄŸi hep dile getirilmiÅŸ. Temel problem de öÄŸretmenlerin uygulama eÄŸitimlerinin az olması, yetersiz olması, MEB müfredatıyla EÄŸitim Fakültelerinin müfredatının arasındaki uyumsuzluk ve Millî EÄŸitim Bakanlığının okul çeÅŸitliliÄŸiyle eÄŸitim fakültelerindeki öÄŸrencilerin uygulama yaptığı okulların çeÅŸitliliÄŸi arasındaki fark. Buralar hep problem. Bu problemleri çözecek ÅŸekilde biz Millî EÄŸitim Akademisini kurduk.13 Nisan’da baÅŸladı akademide eÄŸitim. Hazırlık eÄŸitimlerinden öÄŸretmen adayları mutlu.
Kaynak: Milliyet
22-05-2026


