Okulların açılması kararını Sağlık Bilim Kurulu vermemeli
Okulların açılması kararını Sağlık Bilim Kurulu vermemeli. Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nurulllah Dal okulların açılması ve bir an önce yüz yüze eğitime geçilmesi gerektiğini söyledi. Dal, “Okul kararını Sağlık Bilim Kurulu sağlıklı biçimde veremez. Sağlık Bilim Kurulu artık Eğitim Bilim Kurulu olmalı” dedi.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a da okulların açılması gerektiğine ilişkin görüşlerini eğitimciler olarak dile getirdiklerini anlatan Dal, şöyle dedi:
OKULLARIN AÇILMASININ KARARINI SAĞLIK BİLİM KURULU VERMEMELİ
“Kendisi de arzu ediyor ama Sağlık Bilim Kurulu’nda maalesef bu yönde karar yok. Bugün bir çocuk Kovid-19 olabilir mi? Olabilir çünkü parkta, plajda, sokakta her yerde dolaşıyor. Salgınla okulların açılmasının bir ilişkisini istatistiki veriyle kimse ortaya koyamıyor. Sadece bu doktorlar diyor ki açılırsa çok büyük hareketlilik olacak tahmin ediyorlar, salgın yayılacak tahmininde bulunuyor.”
Dal, okulları açma kararı verdiğinde ve bir vaka olduğunda da bunun sorumluluğunun MEB’e ait olacağının belirtildiğini söyleyerek, şunları söyledi:
MİLLİ EĞİTİM BAKANI’NA ACIMASIZCA YÜK VERİYORLAR
“Diyorlar ki eğer bir kişi vefat ederse, bir öğretmen, bir öğrenci hastalanırsa bunun sorumluluğu o kararı alandadır diyorlar. Yani bakan beye, kararı alacaklara çok büyük yük veriyorlar, yüklüyorlar. Bu acımasızlık. Bu karar alınmaması için yapılan bir şey. Restoranların açılması, düğünlerin yapılması İçişleri Bakanlığı’nın kararı. Plajlar belediyelerin sorumluluğu. Halı sahalar Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın kararı. Kısaca her yer bir bakanlığa bağlı. Buralarda Kovid yaşanmıyor mu? Peki o bakan mı suçlu? Neden benim Milli Eğitim Bakanlığım okulların açılması kararını alınca böyle bir yükün altında kalacak? Her tür mekan açık. Salgın başka yerde yayılmıyor da okulda mı yayılacak?“
Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Dal pervinkaplancom instagram yayınına katıldı. Uzaktan eğitim sürecinde ödenmesi gereken ücretleri, indirimleri, yeni öğretim yılı için alınan kararlar ile ilgili sorularımızı yanıtladı. İşte Dal’ın sorularımıza verdiği yanıtlar:
BİRİNCİ SINIFLAR ‘ANAOKULU’ OLARAK YÜZ YÜZE EĞİTİME ALINIYOR
Özel okulların bazıları 17 Ağustos’ta eğitime başladıklarını duyurdu. 1 Haziran’dan itibaren özel okul öncesi eğitim kurumlarında, 2 Haziran’da da resmi okullarda yüz yüze eğitim başladı. Özel öğretim kursları da bu tarihte açıldı. Ama bazı okullar 17 Ağustos’ta sadece anaokullarını değil, 1’leri, 8’leri ve 12’leri de yüz yüze eğitime çağırıyor. Bu mümkün mü?
Bakan beyin açıklaması 31 Ağustos’ta online olarak yeni eğitim öğretim yılı başlayacak, 21 Eylül’den itibaren de yüz yüze olacak şeklinde. Özel okullar 17 Ağustos’tan itibaren telafi programları yapacaktı, biz hazırdık. Ama karar açıklandıktan sonra durum şu. Bakanlığın 1 Haziran’daki yazısı okulları ve kurslarla ilgiliydi. Okul öncesi eğitim kurumlarının hem devlet hem özelde yaz okulu olarak başlayabileceğini, aynı şekilde kursların da destekleme ve yetiştirme kurslarının da sınav gruplarına ilişkin yapılabileceğine ilişkin bir yazımız var. Bu yazının süresi 31 Ağustos’a kadardı. Bağımsız anaokulların tamamı açık. Okullar da 17’si itibarıyla da yaz okulu ile okul öncesini başlatabiliyor. 8 ve 12’lere de sınava hazırlık olarak yüz yüze eğitimle seyreltilmiş sınıflar olarak başlatabileceğini belirtti. Bu kurs ve yaz okulu şeklinde olacak.
Bu yıl birinci sınıfa gidecek çocukları da okul öncesi kurumlarda eğitime alınmasına ne diyorsunuz?
Okullar ‘Biz yeni öğretim yılı ile ilgili değil, birinci sınıf öğrencileri hala anasınıfı statüsünde olduğu için onları da yaz okulu statüsünde eğitime alıyoruz, bunlar oryantasyon çalışması’ diyorlar. Anaokullarının yaz okulları kapsamında yapılacak.
ANAOKULU ÖĞRENCİSİ OLARAK EĞİTİME ALINIYOR
Formül şu mu? 1’e başlayacak öğrencileri anasınıfı öğrencisi olarak gösterip, eğitime almak mı?
Birinci sınıfa hazırlık. Yaz okulu bu. Velilerden de çok baskı var. Çalışan ve çocuklarını bırakacak yer bulamayan velilerden. Buna çözüm olarak da bu yönetmeliği uyguladık.
MEB, çalışma takvimini yeniledi. Destekleme ve Yetiştirme Kursları’nın 31 Ağustos’tan itibaren başlayacağını söyledi. Bu eğitimler de yüz yüze mi olacak?
Daha önceki izin 31 Ağustos’a kadardı. Yeni düzenleme ile 31 Ağustos’tan sonra da bu kurslar düzenlenebilecek hem devlet hem özel okullarda. Bu kurslar yüz yüze olacak.
ÖZEL OKULDA SEYRELTİLMİŞ EĞİTİM Mİ OLACAK?
Yüz yüze eğitimde Bakan Selçuk'un yaptığı açıklamalara göre seyreltilmiş model kullanılacak. 3 gün bir grup, 3 gün bir başka grup okula gelecek. Özel okullarda da böyle bir uygulama söz konusu mu?
Bizimle devlet okulları arasında en büyük fark sınıf mevcutları, öğrenci sayıları. Ortalama 17-18 kişi. 20 kişinin üzerinde okul sayısı çok az. Bizdeki sınıflarda pandemiye uygun fiziksel mesafeler sağlanabilir durumda. Dolayısıyla biz haftanın 5 günü öğrencileri okula getirebiliriz.
SERVİS VE YEMEK ÜCRETLERİNİ İADE ETMEYEN OKULLAR
Uzaktan eğitim süresince kullanılmayan servis ve yemek ücretinin iade edilmesi gerekiyordu. Ama bunu iade etmeyen okullar var. Bununla ilgili özel okullara ve velilere mesajınız ne olur?
Bu konuda velilerimiz haklı. Maalesef bize de geliyor bu konu. Biz dernek olarak yaptırım gücüne sahip değiliz. Sektördeki 12 bin 800 okuldan 1500 okul üyemiz. Kendi üyelerimize bile yaptırım değil, tavsiyelerimiz oluyor. Eğer bu konular bize gelirse bu okulda üye okulsa, biz servis ve yemek ücretlerini ödemeleri konusunda uyarıyoruz. Velilerimize telafide yüz yüze eğitim olacak ve yıl sonunu bekleyin. Telafideki bölümü 60 okul gününden düşüp ücret iadesi yapılır ya da bir sonraki yılın ücretinden düşülür demiştik. Ama telafide yüz yüze eğitim yapılamayacağı velilerimiz okulların kapandığı günden itibaren kaç gün yemek ve servis alacağı varsa kurumlardan talep etmeli. Kurumlar da bunu ödemeli ya da bir sonraki öğretim ücretinden düşmeli. Bunu yapmayanları milli eğitim müdürlerine bildirmeleri gerek. Bir ikinci yol da hakem heyetlerine gitmek ve iadesini istemek. Biz okullara velilere burada mağduriyet yaşatmayın diyoruz. Tüm dernekler tavsiye kararı aldık. Bu iadeleri veya mahsuplaşmaları hemen yapsınlar. Yüzde 95 okullar yaptılar. Yapmayanlar maalesef var. Bir sonraki senenin hesabından mahsuplaşalım diyorlar ama bu olmaz. Bu senenin eğitim dönemi başlıyor, bu dönemden düşmeli ya da iadesini yapmalısınız.
UZAKTAN EĞİTİMDE ÖĞRENİM ÜCRETLERİNDE İNDİRİM OLUR MU?
Veliler uzaktan eğitim sürecekse öğrenim ücretlerinde de indirim olması gerektiğini dile getiriyorlar. Öğretmenlerin maaşlarının ve öğretmenlerin işten çıkarılmamasını da istiyorlar. Bazı okullardan uzaktan eğitim olan bölümün ücretinde yüzde 50 iade olacağını söylüyor. Bu konuda nasıl bir çözüm olabilir?
Bu sıkıntılı bir konu. Bu talepleri olan velilerimizi anlıyorum. Ama bu veliler çok büyük sayıda değil. Velilerin büyük bölümü uzaktan eğitim sürecinde verilen eğitimle ilgili teşekkür ediyor. Ekonomik sıkıntılar içinde olan veliler de var. Ama bir de bizim tarafımızdan hesabı şöyle. Bizim masrafların yüzde 90’ı kira ve personel masrafı, bunun içinde SGS, vergi var. Geri kalan yatırımlar ve kar. Bu kar da yüzde 5 olarak hesaplanır. Maalesef son 3 yılda yüzde 5 kara geçebilen okul sayısı 20’yi geçmiyor. Çünkü çok ciddi okullaşma oldu, rekabet oldu, kar marjları düştü ve kontenjanları dolduramadığı için okullar zararda. Günü geçiriyorlar. Bu süreçte pandemiye yakalandık. Bizim pandemi döneminde bizim öğretmenler ve kira maliyetleri değişmedi. Aynı masraflar yapıldı. Sadece elektrik, su ve doğalgazda o dönemde daha az fatura ödedik ama online eğitim için yatırım yaptık. Biz tasarruf ettiysek, 2-3 harcadık. Hiçbir okul velisini kaybetmek istemez. Yapabileceği indirim varsa yapar. Bir veli okul seçme özgürlüğüne sahip ve okul değişikliği yapabilir, devlet okuluna da gidebilir. Ama ben bu okula gideceğim sen de indirim yapacaksın yaklaşımı olabilirliği olmadığı için gerginlik oluşuyor kurumla veli arasında. Bu 500 öğrencisi olan kurumda sadece 5 veliden geliyor. İade şöyle olur. Maliye Bakanlığı pandemiden dolayı zarar gören sektörlere KDV indirimi yaptı. Eğitim sektörü yok içinde. 1.5 milyon öğrenci var. Anayasal hakkı olan eğitimi devlete yük olmadan ücret ödeyerek alıyorlar. Burada KDV olmamalı. Yüzde 1 ya da 0 olmalı. Bu şekilde olursa KDV oranını velilere geri verebiliriz. Bunu talep ediyoruz.
Okullar kısmi çalışma ödeneğinden yararlandılar mı? Öğretmenlerin maaşları için?
Bazı okullar yararlandı. Birçok okul öğretmeni için kullanmadı, çünkü online eğitimde öğretmenini çalıştırdı. Temizlik personeli için kullandı. Devlet SGK’ya yönelik destek verecekse biz bunu da velimize yansıtırız.
OKULLARDA ZAM ORANLARI NE OLDU?
2020-2021 öğretim yılında okullar ne kadar zam yaptı?
Bizim maksimum zam oranımız yönetmeliğe göre yüzde 22. Bunu yapan 10 tane okul var en fazla. Gerekçeleri de büyük yatırımları olduğunu söyledi. Ama genel olarak yüzde 15 artış yaptı. Ama erken kayıt yaptırana yüzde 6-7 oranında zam yaptılar.
Okullar erken kayıt ücretleri ile mi bir sonraki öğretim yılını götürüyor? Yani içeriden mi gidiyor?
Gerçekleşmiş olan zam oranı yüzde 7-8. Şu ana kadar yaptığımız kayıtların yüzde 90’ı da erken kayıt. Haziran sonuna kadar erken kayıt yaptılar.
KAYIT ÇEKME OLDU MU?
Uzaktan eğitime devam edileceği açıklamasından sonra özel okullarda kayıt çekme oldu mu? Geçen yılla kıyaslandığında kayıtlar düştü mü?
Şu anda kayıtlar geçen seneye göre yüzde 10 daha az. Belirsizlik ve ekonomik nedenlerle sıkıntıya giren veliler var. Bunlar kayıt yapmada sorun yaşıyor. Burslarla destek verildi, gelir kaybına uğrayanlar için özel şartlar yaratılmaya çalışıldı. Bunun dışında da online eğitim sürer mi diyerek çocuklarını alanlar oldu. 21 Eylül’e uzatılmasından dolayı kayıt alanlar da oldu. Özellikle anaokulları ve 1’lerde. Ama sonra normale döndü. Bu insanların da çocuklarını bırakacağı kuruma ihtiyaçları var. Şu anda da şöyle bir durum oluştu. Kayıt çekmelerden geri aldığımız bildirim korkutucu. 1-2 ve 3 sınıf seviyesinde yaşanıyor. Diyorlar ki, ‘Bir öğretmen kendi evinde 6-7 çocuğa ders verecek, yemeği de verecek. Çocuk başına da 10 bin TL ödeyeceğiz. Sabah bırakıp akşam alacağız. Devlet okuluna geçeceğiz ama buraya yolluyor. Destekleme bilgisi gelecek.
Özel okuldan nasıl devlete geçiş olacak?
Nakil dönemi geldiğinde veli öğrencisinin kaydını alabilir. Okullar açıldığında. Bunun takvimi var. Pandemi döneminde yapılıyor sadece. Sadece özelden geçişe değil, devlet okulları arasında da uzaktan eğitimde geçişler durdurulmuştu.
KAYIT ÇEKMEDE ÜCRET İADESİ NASIL OLACAK?
Kayıt çekme durumunda ücret iadesi nasıl olacak? Burada da velilerin aklında soru işaretleri var. Bir okula kayıt yaptırdım ama sonra devlet okuluna gitmeye karar verdim ve öğretim yılı başlamadan çocuğuma aldım. Veliden ücret kesiliyor mu? Ücret kesilmesi için veli-okul sözleşmesinin imzalanması şart mı?
Yıllık öğrenim ücretinin yüzde 10’u kesilir. Burada önemli olan sözleşme yapılması değil. Ama yazılı olması değil, ödeme yapıldı mı ona bakılıyor. 31 Ağustos’tan sonra alınırsa da artı yüzde 10 kesilir.
Bu ücret kesilmesinin istisnası var. Bu nedir?
Özel liseye kayıt yaptıran veli LGS nakil uygulaması döneminde çocuğu sınavla öğrenci alan devlet lisesine yerleştiğinde ücretin tamamı ödeniyor. Ama sınavsız yani yerel yerleştirmeyle geçerse yine yüzde 10 kesilir.
UZAKTAN EĞİTİM SÜRERSE YÜZDE 5 KÜÇÜLÜRÜZ
Önümüzdeki öğretim yılında 21 Eylül’den sonra da uzaktan eğitim devam ederse özel okullardaki veliler nasıl hareket eder, sektörde küçülme olur mu?
Çeken olabilir. Ekonomik sıkıntıları olan, çocuğunu evde baktıracak kimsesi olmayan ya da bakıcı ücreti ödemek zorunda kalanlar bu sıkıntı. Ama bu imkanları olan veliler devam eder. Uzaktan eğitimde iyi not aldık. Devlet okulları online sürerse özel okula gelecek de özel okula gelecek. Ama genel olarak bir kayıbı göze alıyoruz. Bu kadar sıkıntıdan, ekonomik krizden sonra kayıp olabileceğini de düşünüyoruz. Biz de 1 milyon 400 bin olan öğrenci sayımızın artmasını beklemiyoruz. Bizim beklentimiz 1 milyon 250 binin altına düşmeyiz. Yüzde 5’lik bir kayıp bekliyorum. Okul birleşmeleri zor. Devirler olabilir ama kimse girmek istemiyor.
OKULLARDA YÜZ YÜZE EĞİTİM BAŞLAMALI MI?
Sizce okullar açılmalı ve yüz yüze eğitim başlamalı mı? Anaokulları, kurslar, rehabilitasyon merkezleri, halı sahalar, oteller açık. Bu durumda okullar da açılmalı mı?
Benim elimde güç, yetki olsaydı bütün okullarımızı açardım. Bilim Kurulu’nun aldığı bir tavsiye kararı var ama bir de ortada mantıksızlık var. Saymakla biteremeyeceğimiz her türlü mekan açıldı. Eğlencesi, turizmi, kafesi her yer açık okullar kapalı. Bunu dünya kabul etmiyor bu çok büyük hata. Ben bunda gerekçeyi de anlayabilmiş değilim. Salgın başka yerde yayılmıyor da okullarda mı yayılıyor? Bunu kabul etmek mümkün değil. Bir düğüne gidiyorsunuz bin kişi, yan yana oturuyorlar. Ben bir okulda 1.5 milyon öğretmenle bu organizasyonu, düzeni sağlayamayacaksam hiçbir yerde sağlayamam. Okulların açılması çok net ve şart. Birleşmiş Milletler söylüyor. Dünya Sağlık Örgütü söylüyor. Okulları açmanız gerekir diyor. Eğer 21 Eylül’de biz okulları açmayalım OECD’ye bağlı ülkeler arasında okullarını açmayan tek ülke Türkiye olacak. Birçok ülke okullarını eylül ayında açacağını ilan etti. Biz hala açalım mı açmayalım mı konuşuyoruz.
BAKAN DA AÇILMASINI ARZU EDİYOR AMA…
Bunu okulların açılmasının şart olduğunu Milli Eğitim Bakanı’na da iletiyor musunuz?
Elbette getiriyoruz. Kendisi de arzu ediyor ama Sağlık Bilim Kurulu’nda maalesef bu yönde karar yok. Sağlık çalışanları kahramanlarımız. Ama şu da var. Bilim Kurulu’ndaki arkadaşlarımız çocuk doktoru, enfeksiyon doktoru, doktor yani. Meslekleri bir virüsün vücudumuza girmesini engellemek için size önlem söylerler ve tedavisini yaparlar. Covid ile ilgili gereken uyarıları yaptılar ama artık bir yere geldi. Bir ülkenin bir toplumun bir de toplum ruh sağlığı var. Bunları hiç görmezden geliyorlar. Çünkü işleri ve meslekleri bu değil. Bunları dikkate alamıyorlar. Dünyada bu kararları alan ülkeler sadece sağlık bilim kurullarıyla iş yapmıyor. Bugün dünya sağlık örgütü bile okulların açılması elzemdir yoksa bir nesli kaydecek dünya diyor. Biz de bu ülkede kaybediyoruz.
SAĞLIK BİLİM KURULU DEĞİL, EĞİTİM BİLİM KURULU OLMALI
Artık sağlık bilim kurulunun eğitim kurulu haline dönüşmesi lazım. Okul kararını sağlık bilim kurulu veremez. Sağlıklı şekilde veremez. Bizi taraflı görebilirler, para kazanıyorsunuz da o yüzden okullar açılsın istiyorsunuz diyebilirler. Bizi bir tarafa koyun dünya bilim insanlarının, sosyal bilimcilerin, psikologların raporlarını ortaya koyuyoruz. Ama maalesef öğrendik ki sağlık bilim kurulunda bir tane üye sunum yapmış, Almanya’da okullar açılmış, iki okulda kovid bulunmuş, 200 çocukta görülmüş okul karantiya alınmış diye. O iki okul açıldı. Bunu örnek göstererek okulları açtırmıyorlar. Eğitim bilim kurulu gerek.
Bir meladrom oynanmaya çalışılıyor. Benim de kayıplarım oldu. Okullar açılınca salgın daha çok artar gibi bir yaklaşım var. Bunu kabul etmiyoruz. AB salgın hastalığın yayılmasını önleme kurulu’nun bugüne kadar yapılan istatistiler ellerinde. Okulların istatistikleri de var. Avrupa’da okulların hiç kapatmayan ya da 1, 1.5 ay kapatanlar da oldu. Bu raporda okulların açık olmasıyla salgının yayılmasının hiçbir ilişkisi istatistiki olarak bulunamadı deniliyor.
BUGÜN PARKTA, PLAJDA DA HASTALANABİLİR
Bugün bir çocuk Kovid-19 olabilir mi? Olabilir çünkü parkta, plajda, sokakta her yerde dolaşıyor. Büyükler de onlarla iletişim içinde. Onlar da çalışanlarımız, öğretmenlerimiz aralarında var. Oluyor. Bunun okulda olup olmaması diye bir şey söz konusu değil. Yani salgınla okulların açılmasının bir ilişkisini istatistiki veriyle kimse ortaya koyamıyor. Sadece bu doktorlar diyor ki açılırsa çok büyük hareketlilik olacak salgın yayılacak tahmininde bulunuyor. Kurban bayramında herkes her yere gitti. Okulları açsaydınız kimse bir yere gitmeseydi.
BAKANA YÜKLENMEYE ÇALIŞILAN ACIMASIZLIKTIR
Diyorlar ki eğer bir kişi vefat ederse, bir öğretmen, bir öğrenci hastalanırsa bunun sorumluluğu o kararı alandadır diyorlar. Yani bakan beye kararı alacaklara çok büyük yük yüklüyorlar. Bu acımasızlık doğru değil. Bu karar alınmaması için yapılan bir şey. Negatif düşünce. Şu anda ben restoranda oturuyorum burası da İçişleri Bakanlığı’na bağlı. Plajlar belediyelere, İçişleri Bakanlığı’na bağlı. Halı sahalar gençlik spor bakanlığı’na bağlı. Her yer bir bakanlığa bağlı ve bir imzayla açıldı. Orada kovid yaşanmıyor mu, yaşanıyor. Düğünlerde, derneklerde yaşandı. Peki o bakan mı suçlu? Neden benim Milli Eğitim Bakanlığım okulların açılması kararını alınca böyle bir yükün altında kalacak? Herkes tedbirini alacak. Maskesini takacak, mesafesini koruyacak, okuluna sahip çıkacak. Ama çocuklarımızın kaybını, bir neslin kaybını önlemek için okulların açılması şart.
NEDEN VAKA OLMAYAN İLLERDE AÇILMIYOR?
Okulların açılma kararındaki çekinceler özel okullar için değil de kalabalık sınıflar, yetersiz koşullar yüzünden devlet okulları düşünülerek alınıyor olabilir mi?
İl milli eğitim müdürleriyle de görüştük. Edirne’de salgının S’si yok. Neden Edirne’de açılmıyor okul. Birçok devlet okulunda da 20-25 kişilik sınıfların olduğu yerler de var. Bunlara neden müsaade etmiyorlar. Bu kez de eğitim eşitliği deniliyor. Yani eğitimsizlikte mi eşitleyelim insanları? Hiçbir yeri açmayalım, böyle bir şey olabilir mi?
MEB DE DÜŞÜNÜYOR AMA BASKI YAPILIYOR
Vaka sayısı dikkate alarak bazı bölgelerde okulların açılması söz konusu da olabilir. MEB de bunları düşünüyordur, planlıyordur?
Düşünüyor ama birileri de baskı yapıyor. Sağlığı öne koyarak konuşunca evyah kimseye bir şey olmasın moduna giriyorsunuz, kararınızda çok net olamıyorsunuz.
BİZE TELAFİ EĞİTİMİ YAPTIRILMADI
Biz Haziran’da çok rahat yüz yüze telafi yapardık. Bize yaptırılmadı. Haziran’da en düşük vakalar oldu. Maalesef bize orada bu müsadeyi vermediler, değişik sebeplerden ötürü. Haziran’da 800 vakaya düşmüştük. Bu dönemde neden müsaade etmiyorsunuz? Koca bir yazı yedik. Çocuklar zaten 3 ay okulsuz kalmıştı. Ciddi biçimde biz okullarımızda telafiyi başlatabilirdik. Belli korkular ve belli sebeplerle bu yaz yapılmadı. Ama önümüzdeki yaz özel öğretim kurumları bir pandemiden dolayı tekrar ara vermek gerekirse biz bunun gereğini yazın tamamlayacağız.
ÖĞRETMENLERİ SEVİYORUZ
Öğretmenlere ne mesajınız olacak?
Öğretmenlerimizi çok seviyoruz. Öğretmen eşittir eğitim. Gayretli, mesleğini seven, öğrencisini seven ve hassasiyeti taşıyan tüm öğretmenlerimiz ki bizim özeldeki tüm öğretmenlerimiz büyük fedakarlık yaptılar. Hepsinin önünde saygıyla eğilirim. Devletimizde de çok fedakar iş yapanlar var, onlara da saygılarımı ve sevgilerimi iletirim. Çünkü ben şuna inanıyorum. Bir ülkenin eğitimi öğretmen niteliğiyle eşittir. Öğretmen kalitesi ne kadar yüksekse eğitimin kalitesi o kadar yüksektir. O yüzden bizim öğretmenlerimizin kalitelerinin yükselmesi lazım. Bu işi daha çok sevmeleri lazım. Böyle olanlara sözümüz yok onlar baş tacımız. Eksik ve az yapanların da kendilerini geliştirip daha fedakarca çocuklarımıza sahip çıkmaları lazım diye düşünüyorum. Onları çok seviyoruz. Eğitimle ilgili iseniz öğretmen bu işin ana unsurudur. Eğitimde merkeze öğretmeni koyarsanız başarılı olamazsınız. Eğitimde merkeze öğrenciyi koyacaksınız. Bu ülkede 18 milyon öğrenci olmasa 1.5 milyon öğretmen olmaz.
17-08-2020


