RFS: Türkiye basın özgürlüğünde 163’üncü sırada
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından hazırlanan Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nin tarihinde ilk kez, dünyadaki ülkelerin çoğu “zor” veya “çok ciddi” bir durumda gösteriliyor. Son 25 yılda, incelenen tüm ülkelerin ortalama puanı hiç bu kadar düşük çıkmadı. Özellikle ulusal güvenlik politikalarıyla bağlantılı olarak giderek daha kısıtlayıcı hale gelen yasal düzenlemelerin yaygınlaşması, 2001 yılından bu yana, demokrasilerde bile habere erişim hakkını aşındırıyor.
180 ÜLKE İÇİNDE 163. SIRADA
Yasal gösterge, bu yıl en fazla düşüş gösteren gösterge olurken bu durum, gazeteciliğin giderek daha fazla suç sayılmaya başlandığını gösteriyor. Amerika kıtasında da önemli bir değişim yaşanıyor: ABD endekste yedi sıra gerilerken, birçok Latin Amerika ülkesi de şiddet ve baskı sarmalına sürükleniyor.
Türkiye, RSF 2026 Endeksi’nde 180 ülke içerisinde 163. sırada yer aldı.
Endeks yayımının 25. yıldönümü vesilesiyle RSF’nin sadece geçmişe bakmakla yetinmediğini ifade eden RSF Yayın Direktörü Anne Bocandé, sofistike hale gelen haber alma hakkına yönelik saldırıların faillerinin de artık saklanmadığına işaret ediyor:
“RSF, 25. yıl dönümü vesilesiyle sunduğu bakış açısıyla sadece geçmişe bakmakla yetinmiyor; örgüt, basit bir soru sorarak geleceğe doğrudan sesleniyor: Gazeteciliğin boğulmasına, gazetecilere yönelik sistematik engellemelere ve basın özgürlüğünün sürekli aşınmasına daha ne kadar tahammül edeceğiz? Çünkü bilgi edinme hakkına yönelik saldırılar çeşitlenip daha sofistike hale gelse de, bu saldırıların failleri artık saklanmıyor: Otoriter devletler, suç ortağı ya da görevini yerine getirmeyen siyasi güçler, yağmacı ekonomik aktörler ve kontrol edilemez hale gelen platformlar, doğrudan ve ezici bir sorumluluk taşıyor. Böyle bir durum karşısında, pasif kalmak bir tür onay anlamına gelir. Artık ilkeleri savunmak yetmez: aktif koruma politikaları şarttır ve bu politikalar itici güç olmalıdır. Bu, öncelikle bu konunun suç sayılmasının sona erdirilmesiyle başlar: ulusal güvenlik yasalarının kötüye kullanılması, susturma amaçlı davalar, araştırma yapan, gerçekleri ortaya çıkaran ve isimleri açıklayan kişilere yönelik sistematik engellemeler. Koruma mekanizmaları hâlâ yetersiz, uluslararası hukuk çöküyor ve cezasızlık yaygınlaşıyor. Kesin garantiler ve somut yaptırımlar gerekiyor. Top, demokrasilerin ve vatandaşlarının sahasında. Sessizliği dayatanlara karşı durmak onlara düşüyor. Çünkü otoriterliğin yayılması kaçınılmaz bir kader değildir.”
2026 DÜNYA SIRALAMASI'NA DAİR BEŞ ÖNEMLİ BİLGİ:
1- Dünyadaki tüm ülkelerin ortalama puanı hiç bu kadar düşmemişti. Dünya ülkelerinin yarısından fazlası (yüzde 52,2), endeksin 25 yıllık tarihinde ilk kez “zor” veya “ciddi” bir durumda bulunuyor.
2- Dünya genelinde basın özgürlüğünün durumunu ölçmeye yarayan beş göstergeden (ekonomik, yasal, güvenlik, siyasi, sosyal) bu yıl en fazla düşüş gösteren, yasal çerçeve göstergesidir.
3- ABD (64. sıra) yedi sıra gerilerken, Ekvador ve Peru gibi diğer Amerika ülkeleri de sıralamada büyük düşüş yaşadı.
4- Norveç, üst üste onuncu yıl sıralamanın başında yer alırken, Eritre ise son üç yıldır sıralamanın en altında bulunuyor.
5- Esad sonrası Suriye (141. sıra), 2026 yılında sıralamada en büyük sıçramayı kaydetti (+36).
Kaynak: Cumhuriyet
30-04-2026

