Arama sonuçları

Türk üniversitelerinin ‘makale ve atıf’ açmazı

Türk üniversitelerinin ‘makale ve atıf’ açmazı

2009 yılından bu yana üniversiteleri sıralayan Türk sıralama kuruluşu URAP (University Ranking by Academic Performance (URAP Araştırma Laboratuvarı) 2025-2026 Türkiye üniversiteleri sıralamasını yayımlarken, dikkat çektiği nokta Türk üniversitelerinin hem dünya hem de ülke sıralamasında düşüşü oldu.

Bunun en büyük nedeni ise etki değeri düşük olan dergilerde yayımlanan makaleler ki; bunların oranı dünya ortalamasının iki katı. Etki değeri yüksek dergilerde yayımlanan makalelerin oranının altında.  

15 GÖSTERGEYE BAKILDI

Üniversiteleri yayın sayısı, atıf sayısı gibi 15 göstergeye göre sıralanırken her bir gösterge için 100 puan verildi. Böylece bir üniversitenin alabileceği en yüksek puan 1500 olurken, buna yaklaşabilen tek üniversite 4 yıldır sıralamada birinciliği koruyan Koç Üniversitesi oldu. Üniversitenin puanı 1152.95 oldu.

URAP Koordinatörü  Prof. Dr. Ural Akbulut, yaptıkları analizlerin Türkiye kaynaklı bilimsel makaleler arasında atıf alanların oranı da uzun süredir dünya ortalamasının altında kaldığını belirterek, “Bu durum üniversitelerimizin dünya sıralamalarında gerilemesini hızlandırmakta” dedi. Akbulut, üniversitelerin dünyanın önde gelen üniversiteleri arasına girebilmesi için yayın ve atıf sayılarını çok daha hızlı bir şekilde artırmaları gerektiğini söyledi.

ETKİ DEĞERİ DÜŞÜK DERGİLERDEKİ MAKALELER

Akbulut, Türk üniversitelerinin sıralamalarda yükselemeyişinin temel nedeninin etki değeri düşük dergilerde yapılan yayınların çokluğu olduğuna dikkat çekerek, Türk üniversitelerinin sıralamadaki yerlerini yükseltmenin yolunun “etki değeri en düşük dergilerdeki makale sayılarını dünya ortalamasının altına indirip, etki değeri en yüksek dergilerdeki makale sayılarını dünya ortalamasının üzerine çıkarmak” olarak özetledi. Akbulut şu bilgileri paylaştı:

 “URAP, Q4 grubundaki (etki değeri en düşük %25'lik dilimdeki) makaleleri değerlendirme dışında bırakmaktadır. Türk üniversitelerinin çoğunun tüm dünya sıralamalarında geriye düşmesinin temel nedeni, etki değeri en yüksek dergilerdeki makale sayılarının yeterince hızlı şekilde artırılamayışıdır. Etki değeri çok düşük dergilerde makale yazan akademisyenlerin, bu tür dergilere makale göndermemesi kendi üniversitelerinin sıralamalarda gerilemesini durduracaktır. Atıf alamayan makaleler azaldıkça ilgili üniversitenin makale başına düşen atıf sayısı artacağı için makale başına düşen atıf sayısını artıran üniversitelerin sıralamalarda ilerleme şansı artacaktır.

ETKİ DEĞERİ YÜKSEK DERGİLER

Dünyada 2024 yılında yılda çıkan makalelerin %46,66’sı etki değerine göre ilk %25’lik dilimdeki (Q1) dergilerde yer almaktadır. Türkiye kaynaklı 2024 yılında çıkan makalelerin ise maalesef sadece %30,46’sı (dünya ortalamasının yarısına yakını) ilk %25’lik dilimdeki (Q1) dergilerde yer almaktadır. Dünyada 2022’de yapılan yayınların sadece %9.34’ü etki değeri en düşük olan %25’lik dilime (Q4) girmektedir. Türkiye kaynaklı yayınların ise etki değeri en düşük olan %25’lik dilimde (Q4) yer alan makalelerinin oranı %18.56’dır. Maalesef ülkemizde en düşük etki değerine sahip dergilerdeki makale oranımız dünya ortalamasının 2 katıdır. Bu durum üniversitelerimizin sıralamalarda ilerlemesini engellemeye devam etmektedir. “

Akbulut,  Türk üniversitelerinin son yıllarda dünya sıralamalarında gerilere düşmesinin bir nedeninin de başta Çin olmak üzere bazı ülkelerde, devlet politikası olarak Ar-Ge’ye ve araştırma üniversitelerine verilen desteklerin artırılması olduğunu vurguladı.  Bu tür politikalar sayesinde son yıllarda Çin ve Avustralya üniversitelerinin dünya sıralamalarında hızla yükseldiğine değinen Akbulut, “Ar-Ge’ye; Çin’deki kadar devlet desteği veremeyen, aralarında ülkemizin de olduğu çok sayıda ülkenin üniversiteleri dünya sıralamalarında gerilere düşmüştür” diyor.

-

19-10-2025


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin

Paylaş