Üniversite tercihlerini ‘ekonomik kaygı’ belirliyor
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından gençler için tercih dönemi de başladı. Ancak tercihleri belirleyen ekonomi oluyor. Öğrenciler; enflasyon, barınma sorunları, yüksek maliyetler ve sunulan niteliksiz eğitim sebebiyle isteklerine göre tercih yapamıyor. Yaşadıkları şehirlerde nitelikli, ücretsiz ve mesleki isteklerine yönelik eğitim veren bir üniversite arayışında kaybolan öğrenciler, geleceklerini belirleyen tercihleri yapmakta zorlanıyor.
Vakıf üniversitelerine yapılan yüzde 100’ün üzerinde zamların ardından bu üniversiteleri de tercih etmek istemeyen öğrenciler, kendi yaşadıkları şehirde üniversite kazanamamaları durumunda sınava bir sene daha hazırlanıp tekrar başvuracaklarını ifade ediyor. Birgün’den Etki Can Bolatcan’ın haberine göre YKS tercihi yapmaya hazırlanan yaklaşık 2 milyon öğrenciden birisi olan Nehir Solak, tercih dönemindeki öğrencilerin sorunlarının ortak olduğunu anlattı. Öğrencilerin ailesinin maddi durumu iyi değilse kiraları ve yurt ücretlerini karşılama imkanı olmadığını belirten Solak, büyükşehirlerde üniversite okumak isteyen öğrencilerin barınmak için iki, üç kişiyle bir evi paylaşmaları gerektiğine dikkat çekti.
HARCAMALAR NASIL KARŞILANACAK?
Solak, sınavlara hazırlık aşamasında başlayan güçlüklerin üniversiteyi kazandıklarında daha da büyüdüğünden yakındı. Solak, şunları anlattı: “Öğrencilerin başarılı olmak istiyorlarsa sadece okul ücreti olarak yıllık 90 bin, 100 bin lira harcaması gerekiyor. Özel dersler bile ders başı 900 liradan başlıyor. Ailesinin maddi durumu yeterli olmayan, kendi geçinmeye çalışan bir öğrencinin bu harcamaları karşılamasının imkanı yok. Öğrencilerin bütün bunları bir kenara bırakıp kendi başına çalışmaya karar verdiğini varsayalım, ne çözecek bu insanlar? Kitap fiyatları almış başını gitmiş, bunlar karşılanabilecek tutarlar değil. Öğrenciler sınava nasıl çalışacak?”
Solak, bu aşama bir şekilde aşılıp başarı olunduğunda da bu kez hayalleri olan okulları değil daha kolay iş bulabilecekleri okulları tercih etmek zorunda kaldıklarını anlattı.
Ekonomik kriz, enflasyon ve geçim sıkıntısının tercih döneminde öğrencilerin istedikleri üniversite ve bölümleri seçmesine imkân tanımadığını belirten Rehber Öğretmen S.B, öğrencilerin artık büyük şehirlerde okumayı hayal bile edemediklerini; statüsü yüksek olan, iş bulma imkanı sunan ve “değeri yüksek” olarak nitelendirilen üniversitelerin ise büyük şehirlerde bulunduğunu söyledi.
Devlet okullarında okuyan öğrenciler dahi temel ihtiyaçlarını karşılayamazken iktidarın ikinci öğretim programlarını kapatmasının devlet üniversitelerindeki kontenjanları azalttığını söyleyen S.B, “Böylece devlet, öğrencileri özel üniversitelere mecbur bırakmış oluyor” dedi.
TERCİHLER EBEVEYNLERİN YANI
Öğrenci Veli Derneği (Veli – Der) Genel Başkanı Ömer Yılmaz ise milyonlarca veli asgari ücret ve altında maaş alarak yaşamını sürdürmeye çalışırken bir o kadar velinin ise hiç maaş alamayıp sosyal yardımlarla yaşama tutunmaya çalıştığını belirtti. Bu durumun aile içerisindeki bireyler arasında en dezavantajlı kişiler olan çocukları direkt etkilediğini söyleyen Yılmaz, çocukların beslenmesinden eğitimine birçok gider maliyetinin artmasının ailelerin bu gider kalemlerinden feragat etmesine yol açtığını ifade etti.
Yılmaz, “Açık söylemek gerekirse artık bulunduğumuz kentin dışında çocuk okutmak bir yana bulunduğumuz kentlerde bile okula yollamak çok zor” dedi. Geçmişte olduğu gibi bu yıl da üniversite kazanan çok sayıda öğrencinin barınma ve eğitim maliyetlerinin artması nedeniyle kayıt yaptıramayacağını vurgulayan Yılmaz, “Bu dramatik durum iktidarın uyguladığı yanlış politikalardan bağımsız düşünülemez. İktidar, yaklaşık 22 yıldır sürdürdüğü neoliberal politikalar yüzünden gelir dağılımını bozarak büyük bir eşitsizlik yaratmıştır. Bu eşitsizliğin öğrenciler için en can alıcı noktası ailenin kendini var etme mücadelesini sağlamak için eğitim giderlerinden kısmasına sebep olmasıdır” dedi.
19-07-2024



