Arama sonuçları

Üniversitelere ‘demografik kış’ tehditi: Öğrenci bulabilecekler mi?

Üniversitelere ‘demografik kış’ tehditi: Öğrenci bulabilecekler mi?

Türkiye’nin 2024 yılından bu yana hızla düşen nüfusu gelecekte eğitimin yaşayacağı sorunları da tartışmaya açıyor. Türkiye İstatistik Enstitüsü’nün (TÜİK)  projeksiyonlarına göre, önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak. Bu tablo, tüm eğitim kademelerini doğrudan etkileyecek bir dönüşüme işaret ediyor. En kırılgan alanlardan biri ise son yıllarda hızla talep kaybeden ve ekonomik sorunlar yaşayan vakıf üniversiteleri.

DOLULUK ORANLARINDA DÜŞÜŞ

2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme verileri de bu eğilim gelecekte nasıl şekilleneceğine de şimdiden haber veriyor. Vakıf üniversitelerinde geçen yıl genel kontenjanların doluluk oranı % 75.8’e düşerek son 5 yılın en düşük oranı gerçekleşmişti. Bazı üniversiteler ise kontenjanlarının ancak yarısını doldurabilmişti. Milliyet’ten Ozan Ömer Kadüker’in haberine göre işte hızla düşen nüfus artışının vakıf üniversitelerine nasıl yansıyacağına ilişkin eğitimcilerin görüşleri:

KALICI BİR DEMOGRAFİK KIŞ BAŞLANGICI

Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı (ÜNİAR) Direktörü Prof. Dr. Engin Karadağ: Türkiye’de doğurganlık hızının 1.48’e kadar gerilemesi, yükseköğretim açısından geçici bir dalgalanma değil, kalıcı bir ‘demografik kış’ın başlangıcı. Bu veri, yaklaşık 18 yıl sonra üniversiteye gelecek öğrenci havuzunun bugünden daraldığını gösteriyor. Önümüzdeki 10 yıl, üniversiteler için arz-talep dengesinin köklü biçimde değiştiği bir dönem olacak. En fazla etkilenecek kurumlar ise vakıf üniversiteleri. Çünkü gelirlerinin yüzde 80’den fazlası doğrudan öğrenci ücretlerine dayanıyor. Mevcut demografik eğilimlerin devam etmesi halinde, Türkiye’de yıllık 1 milyonun üzerinde yeni öğrenci kapasitesine göre tasarlanmış yükseköğretim sisteminde ciddi bir arz fazlası oluşacak. Mali yapısı zayıf ve tercih edilirliği düşük olan bazı vakıf üniversiteleri için kapanma ya da başka üniversitelerle birleşme senaryoları kaçınılmaz hale gelebilir.

ZOMBİ ÜNİVERSİTELER ORTAYA ÇIKIYOR

Japonya, Güney Kore ve bazı Avrupa ülkelerinde de öğrenci bulmakta zorlanan ve sürdürülemez hâle gelen ‘zombi üniversiteler’ sorunu yaşanıyor. Güney Kore’de 20 yılda 22 üniversite kapandı. 10 yıl içinde 30’dan fazla kurumun daha kapanması, 2040’a kadar üniversiteye giren öğrenci sayısının yüzde 39’luk bir düşüş yaşanması bekleniyor.

Yükseköğretim Kurulu, öğrencilerin ilgisinin azaldığı ve yeteri kadar mezuna ulaşılan programların kontenjanlarını vakıflarda da azaltacağını açıkladı. Üniversitelerin de kendi önlemlerini aldığını belirten Prof. Engin Karadağ, şöyle dedi: “Talep görmeyen ve ‘demode’ hale gelen yaklaşık 175 programın sistem dışına çıkarılması süreciyle karşı karşıyalar. Buna karşılık, yapay zekâ, veri bilimi, siber güvenlik gibi 20’den fazla yeni nesil ve teknoloji odaklı alana yönlendirme yapılıyor. Yerli öğrenci havuzundaki küçülmeyi dengelemek amacıyla uluslararası öğrenci sayısının 500 bine çıkarılması da gündemde.”

DİPLOMA DEĞERİNİ YİTİRDİ Mİ?

Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi, Eğitim Sosyoloğu Prof. Dr. Tunay Kamer: Bu dönüşümün arkasında üç temel dinamik var. İlki, doğurganlık oranlarındaki düşüşle birlikte üniversite çağı nüfusunun daralması. İkinci ve daha kritik etken, diplomanın artık bir istihdam garantisi sunmaması. Mezun işsizliği, düşük başlangıç ücretleri ve diploma enflasyonu algısı, gençlerin üniversiteye bakışını daha eleştirel bir noktaya taşıdı. Üçüncü olarak ise kısa süreli sertifika programları, dijital öğrenme ve doğrudan işgücü piyasasına giriş gibi alternatiflerin çoğalması, üniversiteyi tek seçenek olmaktan çıkardı. Vakıf üniversiteleri için önümüzdeki 10 yıl, yeniden konumlanma dönemi. Bazılarında kapanma veya birleşme senaryoları kaçınılmaz.

25-01-2026


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin

Paylaş