Arama sonuçları

Yükseköğretimdeki ‘modeller’ okullara uygulanabilir mi?

Yükseköğretimdeki ‘modeller’ okullara uygulanabilir mi?

Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, Türkiye’nin yükseköğretimde uluslararası kriterler açısından bir birikime sahip olduğunu belirterek, “Ancak yükseköğretim kurumları ile okullar ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında bir kopukluk söz konusu. Oysa bir eğitim sistemi programlandığında bütün olarak planlanmalı” dedi.

Durman,  Türkiye Özel Okullar Derneği’nin (TÖZOK) bu yıl 24’ncüsünü gerçekleştirdiği “Eğitim 5.0” temalı geleneksel eğitim sempozyumda “Yükseköğretim Penceresinden Eğitim Sistemimize Bütünsel Bir Bakış: Fırsatlar ve Zorluklar” başlıklı konuşma yaptı. Türkiye’nin eğitim alanında önemli bir birikime ve güçlü bir altyapıya sahip olduğunu belirten Durman, bu birikimin okul öncesinden üniversiteye kadar daha bütüncül bir yapıyla güçlendirilebileceğini söyledi.

ORTAK EĞİTİM SİSTEMLERİ

Durman, Avrupa’da üniversitelerde uzun yıllardır uygulanan ortak eğitim sistemlerinin, Türkiye’de de başarıyla hayata geçirildiğini vurgulayarak şöyle dedi:  “Üniversitelerimizde uygulanan bu modeller, ülkemizin eğitimde uluslararası standartlara uyum kapasitesini açıkça gösteriyor. Gelecek, eğitim sistemlerini, ‘yaşam boyu eğitim/öğretim’ bakış açısıyla ve ilgili tüm bileşenleri ile tasarlayan ve uygulayan ülkelerin olacaktır.”

AVRUPA İLE UYUMLU SİSTEMLER UYGULANIYOR

Durman, 1999 yılında başlayan ve bugün 49 ülkeyi kapsayan Bologna Süreci’nin, Avrupa’da üniversiteler arasında ortak bir anlayış oluşturduğunu hatırlattı. Türkiye’nin bu sürece erken dönemde dahil olduğunu belirten Durman, “Ülkemiz, üniversitelerde kredi sistemi, diploma şeffaflığı ve kalite güvencesi gibi alanlarda Avrupa ile uyumlu uygulamaları uzun süredir hayata geçiriyor” diye konuştu.

TÜM KADEMELER İÇİN KULLANILABİLİR

Bu deneyimin önemli bir kazanım olduğuna dikkat çeken Durman, aynı anlayışın okul öncesinden lise sonuna kadar olan eğitim kademeleri için de ilham verici olabileceğini söyledi.

Durman, üniversitelerde derslerin artık sadece haftalık ders saatine göre değil, öğrencinin derse ayırdığı toplam emek üzerinden değerlendirildiğini anlattı. Bu yaklaşımın öğrenciler üzerindeki yükün daha dengeli dağıtılmasına katkı sağladığını belirtti.

“Bu mantık, doğru şekilde tasarlanırsa okullarda da öğrencilerin öğrenme sürecini daha sağlıklı planlamaya katkı sunabilir” diyen Durman, Türkiye’nin bu tür yenilikçi yaklaşımları uygulayabilecek insan kaynağına ve deneyime sahip olduğunu vurguladı.

DİPLOMALARDA ŞEFFAFLIK

Üniversitelerde verilen diplomalara eklenen ve eğitimin içeriğini ayrıntılı biçimde anlatan standart belgelerin, mezunların yurt içinde ve yurt dışında daha kolay anlaşılmasını sağladığını ifade eden Durman, bu uygulamanın Türkiye’de uzun süredir başarıyla sürdürüldüğünü söyledi. Bu tür şeffaflık uygulamalarının eğitim sisteminin tüm kademelerinde yaygınlaşmasının, Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü daha da artırabileceğini dile getirdi.

Durman, Türkiye’de üniversitelerde uygulanan kalite güvencesi sistemlerinin, eğitimin sürekli gelişimine önemli katkılar sunduğunu belirterek, bu alanda edinilen deneyimin büyük bir kazanım olduğunu söyledi.

“Bu tecrübe, eğitim sistemimizin diğer kademeleri için de yol gösterici olabilir” diyen Durman, kalite anlayışının paylaşılmasının eğitimde genel başarıyı yükselteceğini ifade etti.

DAHA GÜÇLÜ BİR YAPI İÇİN

Türkiye’de okul öncesinden üniversiteye kadar tüm eğitim kademelerini kapsayan bir yeterlilik yapısının zaten mevcut olduğunu hatırlatan Durman, bundan sonraki hedefin bu yapıyı daha güçlü bağlarla desteklemek olduğunu söyledi. Durman, şunları söyledi:

“Türkiye, eğitimde uluslararası standartlarla uyumlu çok önemli adımlar atmış bir ülke. Gelecek dönemde bu güçlü altyapıyı daha bütüncül bir bakışla ileriye taşımak, ülkemizin en büyük kazanımlarından biri olacaktır.”

30-01-2026


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin

Paylaş