Arama sonuçları

'Atatürk'e mektup' yarışması neden engellendi? Bakan Tekin ne dedi?

'Atatürk'e mektup' yarışması neden engellendi? Bakan Tekin ne dedi?

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Eğitim-İş tarafından okullarda düzenlenmek istenen "Atatürk'e Mektup" yarışmasının engellenmesine ilişkin açıklama yaptı. Tekin, Bakanlığın izni olmadan okullarda etkinlik yapılamayacağını söyledi.

Eğitim-İş, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak, ilke ve devrimlerini gelecek nesillere aktarmak amacıyla yıllardır 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenleyerek geleneksel hale getirdiklerini söylediği “Gençlerden Atatürk’e Mektup” yarışmasının duyurulması için Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurmuştu. Bakanlık ise “şartnamenin yönergeye uygun olmadığı” gerekçesiyle okullarda duyurulmasına karşı çıkmıştı. Bunun üzerine başlayan tartışmalarla ilgili Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı bir programda açıklama yaptı. İşte Tekin’in açıklaması:

HERKESE İZİN Mİ VERECEĞİZ?

"Millî Eğitim Bakanlığı olarak önüne gelen herkes, 'Ben okullarda yarışma yapıyorum' diye bize gelse biz de herkese izin mi vereceğiz? Bizim prensiplerimiz var, mevzuatımız var. Bu mevzuatımız çerçevesinde onlara izin veririz ya da vermeyiz. O haberde bir sürü deli saçması diyebileceğim cümleler var. Biz kiminle protokol yaparsak yapalım, yaptığımız protokol hukuk devletinin ilkelerine sadık kalınacak şekilde yürütülür ve ilkelerde bir sapma olursa, yani orada bize taahhüt ettiklerini yapmazlarsa kim olursa olsun protokolü de iptal ederiz. Şimdi, bu sendika bize bir protokol talebinde bulunmuş mu? Bulunmamış. Peki, ne demiş? 'Biz bir yarışma yapmak istiyoruz.' Arkadaşlarımız demişler ki, 'Sizin bize sunduğunuz şeyde eksiklikler var, bunları sağlarsanız izin verebiliriz, sağlamazsanız izin veremeyiz.'

7 EKSİKLİK BİLDİRDİK

Nedir bunlar? Mesela biz bu yarışmalarda öğrenciden ücret alınmamasını ilke olarak kabul ediyoruz. Kiminle protokol yaparsak yapalım. Demişiz ki sizin resmî yazınızda bunun ücretli mi ücretsiz mi olacağına dair bir şey yok, bunu belirtin. Bu etkinlikler için ayıracağınız kaynak -biz kiminle protokol yaparsak yapalım size kaynak ayırmayız diyoruz- bunun bütçesi var mı? Ne kadar bütçe ayırdınız? Yani siz 18 milyon öğrencinin hepsini bir yarışmaya aldığınızda buna bütçeniz yeter mi? Bize bütçe kaynağınızı da bir bildirin. Kaç kişinin katılmasını öngörüyorsunuz? Demişiz ki bu etkinlikle ilgili olarak başvuruda bulunmuşsunuz ama itiraz süreciyle ilgili sizin metninizde hiçbir şey yok. Demişiz ki etkinliklere katılım için veli izin belgesi ve aydınlatma metninin olması gerekiyor, bunu da eklemeniz lazım. Sonra bütün protokollerimizde, hukuki prosedüre aykırı davranıldığında 'Millî Eğitim Bakanlığı tek taraflı olarak bu protokolü fesheder.' diye bir hükmümüz var bizim, standart bu. Burada o yok. Siz buna aykırı davranırsanız ne olacağına dair bir düzenleme, onu da koyalım. Bunun gibi yedi eksiklik bildirmişiz.

Bunlar diyorlar ki 'Siz kimsiniz ki... Vesayet makamları biziz. Biz şunu yapacağız dediğimizde gider yaparız, siz de engel olamazsınız.' Ben de diyorum ki burası hukuk devleti. Siz böyle hukuksuzlukları yapacaksanız gidin Cumhuriyet Halk Partisinin içinde yapın. Böyle kötü kokulardan rahatsız oluyorsanız Cumhuriyet Halk Partisi'yle bağınızı kesin. Benim derdim bu. Hukuk devleti ilkelerine uyan herkes benim için baş tacıdır. Buyursunlar gelsinler."

LGBT DERSİ DE YAPTIRMADIM

Daha önce de benzer şeyler yaşandığını hatırlatan Bakan Tekin şöyle devam etti: ‘LGBT dersi anlatacağız.' dediler değil mi? Yaptırmam kardeşim. Eğitim öğretim hakkı, sendikal özgürlüklerin üzerinde yer alan bir haktır. Dolayısıyla kimse eğitim öğretim hakkını sınırlandıracak bir şeyi, yani çocuklarımızdan herhangi birinin elinden eğitim öğretim hakkını alacak, onun eğitim öğretim hakkının yanlış kullanılmasına sebebiyet verecek bir eylemi sendikal özgürlük diye bana satamaz. Sendikal özgürlükler de hukuk devletinin ilkesine uygun yürütülmek durumunda."

YARIŞMA YAPILACAK

Bu arada Eğitim İş yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “şartnamenin yönergeye uygun olmadığı” gerekçesini ileri sürerek yarışmanın Milli Eğitim aracılığıyla okullarda duyurulmasını engellemek istediğini söyledi.  Sendikanın açıklaması şöyle:

“Üstelik sendikamıza gönderilen resmi yazıda, neyin eksik olduğu dahi belirtilmemiştir. Biliyoruz ki sorun teknik değil; çözüm üretme niyetinin olmamasıdır. Ancak açıkça ifade ediyoruz: Yarışmamızın duyurusu da hayata geçirilmesi de hiçbir makamın keyfi tutumuna bağlı değildir. Gerekli tüm duyuruları öz imkânlarımızla yapacak, bu süreci kararlılıkla sürdüreceğiz.

10 Kasım’ı ara tatile denk getirebilenler; öğrencilerin Atatürk’e duygu ve düşüncelerini ifade edeceği bir etkinlikte bu kez teknik gerekçelere sığınmaktadır. Bu bir eksiklik değil, açık bir tercihtir.

OKULLARIN KAPILARI ONLARA SONUNA KADAR AÇIK

Okulların kapılarını yandaş sendikalara sonuna kadar açan, gerici vakıf ve derneklerle günaşırı protokoller imzalayan Bakanlık; bu yapıların faaliyetleri söz konusu olduğunda yönergeleri esnetebildiğini defalarca göstermiştir. Demek ki istendiğinde çözüm vardır; konu Atatürk olunca ise “yönerge” bir anda engel haline getirilmektedir. Aynı esneklik ve çözüm üretme iradesi nedense Atatürk’ü anmaya gelince ortadan kaybolmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevi; öğrencileri sudan bahanelerle Atatürk’ün aydınlanmacı mirasından mahrum bırakmak değil, piyasacı ve gerici kuşatmalara karşı laik ve bilimsel eğitimi savunmaktır. Ancak çok iyi bilinmelidir ki; tüm bu engelleme çabaları nafiledir. Gençlerimizin Atatürk’e olan sevgisi ne yönergelere ne de yasakçı zihniyetin onayına tabidir. Eğitim-İş olarak; bu ideolojik kararı tanımıyor, “Gençlerden Atatürk’e Mektup” yarışmamızı bu anlayışa rağmen düzenliyor; herkesi bu etkinliğimize destek vermeye, Cumhuriyet’e ve Atatürk’ kalemleriyle sahip çıkmaya çağırıyoruz.”

08-04-2026


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin

Paylaş