Arama sonuçları

Boğaziçi'ne Özkan'ı kim rektör olarak önerdi?

Boğaziçi'ne Özkan'ı kim rektör olarak önerdi?

Seçimlere girmediği halde Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanan Prof. Dr. MehmedÖzkan'ın rektör olarak kimin önerdiği ortaya çıktı. Seçimde en yüksek oyu almasına rağmen 4 aydır üniversiteye ataması yapılmayan eski rektör Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, Özkan'ı "Dışardan biri geleceğine içimizden biri olsun" diyerek YÖK'e önerdiği kulislerde konuşuluyor. 

İşte Habertürk'ten Pervin Kaplan'ın köşe yazısı: 

EĞİTİM sisteminde son günlerde en fazla tartışılan konuları 3 başlık altında toplamak mümkün: Rektör, akademisyen ve öğretmenler.  

Gelin; bu başlıkların neden tartışıldığına bakalım: 

REKTÖR: Üniversitelerde geçtiğimiz 29 Ekim'de çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname'ye (KHK) kadar öğretim elamanlarının oylarıyla seçiliyordu. 676 sayılı KHK ile rektörlük seçimleri kaldırıldı ve yerine YÖK'ün önerdiği üç isimden birinin Cumhurbaşkanı'nca atanmasının geçerli olduğu model geldi. Hatta bir aylık sürede önerilenlerden birisinin atanmaması ve YÖK'ün de iki hafta içinde yeni adaylar göstermemesi halinde Cumhurbaşkanınca doğrudan atama yapılabilecek. 

İşte bu KHK'nın ilk uygulaması 4 aydır rektörü atanmayan Boğaziçi Üniversitesi'nde yaşandı. Seçimde oyların yüzde 86'sını alan Gülay Barbarosoğlu yerine seçime bile girmeyen Prof. Dr. Mehmed Özkan rektör olarak atandı. 

Atamaya ilk tepki "Kayyum rektör istemiyoruz" diyen öğrencilerden geldi. Akademisyenler ise "sandık sonuçlarına saygı gösterilmediği" için tepkili. 

Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanan Prof. Dr. Özkan'a gelince; 
Kardeşi Ak Parti milletvekili olan Özkan'ın atanmasında etkili olan isim eski rektör Barbarosoğlu oldu. Rektörlüğü döneminde önce danışmanı sonra da yardımcılarından biri olan Özkan'ın ismini YÖK'e Barbarasoğlu önerdi. "Üniversiteye dışarıdan biri atanacağına içimizden biri atansın" diyen Barbarosoğlu ile akademisyenlerin aynı fikirde olup olmadığını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ancak Özkan'ın dün rektör yardımcıları ve danışmanlarla yaptığı toplantıda verdiği ilk mesaj "Katılımcı, özgür Boğaziçi yapısını koruyacağım" oldu. 

Boğaziçi'nin ardından 15 Temmuz darbe girişiminden sonra seçimlerin ertelendiği 17 üniversiteye daha aynı yöntemle rektör atanacak. Ayrıca KHK vakıf üniversitelerini de etkileyecek. Çünkü rektörleri artık mütevelli heyet belirleyemeyecek. Onlarda da sistem "Mütevelli heyet önerecek, YÖK olumlu bulacak, Cumhurbaşkanı atayacak" şeklinde işleyecek. 

AKADEMİSYENLER: KHK ile üniversitelerden 3 binden fazla akademisyen atılmış durumda. Soruşturma için açığa alınanlarla rakamın 10 bini bulacağı söyleniyor. Bu arada başka sıkıntıyı ise Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı'nda olup bir gecede kadroları değiştirilen ve iş güvencesini yitiren 13 bin 170 araştırma görevlisi ÖYP'li yaşıyor. Onlar da 50 d'ye geçirilmeleriyle "kapının önüne koyulmadılar" diye yapılan açıklamalara rağmen doktorasını tamamlayanların işten atılmaya başlandığını söyleyerek, "Aramızda suçlu varsa ayırın ama hepimizi harcamayın" diyor. 

ÖĞRETMENLER: Yaklaşık 50 bininin ihraç ve soruşturma nedeniyle sistemden çıktı. Bir yanda atanamadıkları için devlette memur olarak çalışanlar öğretmenlik yapmak için Meclis ve MEB kapısını aşındırıyor, bir yandan da norm kadro fazlasına çıkanlar alan değişikliği istiyor. Norm kadro güncellemesinden sonra 20 bin sınıf öğretmenin norm kadro fazlası olacağını söyleyen öğretmenler son kez 4+4+4 sisteminin başladığı 2012'den bu yana yapılmayan ve diplomaya bağlı alan değişikliğinin tüm branşları kapsayacak şekilde yapılmasını istiyor. Henüz ne "memur öğretmenlerin" ne de alan değişikliği isteyen öğretmenlerin sesleri bakanlığa ulaşmış değil.

İşte Habertürk'ten Pervin Kaplan'ın köşe yazısı 

 

14-11-2016


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin