Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

Cumhurbaşkanı Erdoğan: TEOG’un kaldırılması lazım

Cumhurbaşkanı Erdoğan: TEOG’un kaldırılması lazım

Cumhurbaşkanı Erdoğan: TEOG’un kaldırılması lazım. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan TEOG ile ilgili açıklama yaptı. Erdoğan, Mabeyn Köşkü'nde ATV, A Haber ve A News ortak yayınına katıldı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: TEOG'UN KALDIRILMASI LAZIM

Erdoğan’ın TEOG ile ilgili açıklaması şöyle:

Şu anda tabii yine milli eğitimde bazı eksiklerimiz yok mu? Var. Bunları da aşacağız. Mesela en büyük eksiklerden bir tanesi, bugün arkadaşlarım söyledi, çünkü ben talimatım verildiği zaman bu talimatın biteceğini biliyordum. Mesela ben TEOG olayını istemiyorum ve bunu da artık yanlış buluyorum. TEOG’un kaldırılması lazım. Biz TEOG’la mı geldik? Ne TEOG vardı, ne bir şey vardı. Okursun, sene içinde notların bellidir, bu notlarınla beraber yürürsün. Gelirsin üniversite sırasına, orada da girersin üniversite imtihanlarına. Üniversite imtihanında da sosyalde, sayısalda başarı durumun neyse bu başarıya göre girmen gereken yer nereyse girersin. Bindirilmiş kıtalara dönüyoruz. Olmaz.

ANNE BABALAR NE YAPIYOR?

Bir de ister istemez anneler babalar ne yapıyor? TEOG sınavı, çocuğumu kursa göndereceğim. Bunlardan artık bizim sıyrılmamız lazım. Yapmamız gereken şey nedir? Bir, okullardaki seviyeyi yükseltmek. Başbakanlığım döneminde de bunun talimatını verdim. Hafta sonlarında biz bazı okullarımızda Milli Eğitimin kendi öğretmenleri vasıtasıyla takviye dersleri verelim. Bu öğretmenlerimize bunun karşılığında da bir bedel ödeyelim. Hem öğretmenlerimiz bunun karşılığında da 3-5 kuruş daha fazla bir imkan elde etmiş olur hem de bu takviye kurslarına gelmek isteyen öğrenciler gelir, seviyelerini daha da yükseltirler.

KENDİ ÖĞRETMENİMİZ BİZE YETER

Öyle gidip Birilerine imkan sağlayalım, avanta sağlayalım? Böyle bir şey olmayacak. Bunu da Nabi Beyin döneminde başlattık. Bunun şimdi yine aynı şekilde yürümesi lazım. Durup dururken birilerini ihya etmenin anlamı yok. Kendi öğretmenlerimiz bize yeter. Devlet olarak da bizim devletimiz bunu karşılayacak güçtedir. Hiç birilerini abad etmenin, ihya etmenin yolu da yok."

BAŞBAKAN İLE TEOG GÖRÜŞÜLECEK

Kaldırılacak hemen, kaldırdık, bitti. Bunun kararını verecek olan hükümettir. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak bunu Bakanıma, Başbakanıma bir kere söylerim olur biter. Ama ben Sayın Bakana söyledim, yarın zaten Sayın Başbakanımızla da burada görüşmem var, kendisiyle bunu paylaşacağım. Bak böyle böyle. Hafta başı bu böyle başlamış veya önümüzdeki hafta devam edecek, bu konuda artık kararı kesinlikle süratle alalım Başbakanım, bunlardan kurtaralım bu ülkeyi. Biz artık böyle ilkel bir durumda değiliz, o geçmişte kaldı, neler çekti bu ülke yetti artık.

HER OKUL KENDİ İMTİHANINI YAPAR

Aynen devam edecek. Eğer farklı okullara gitme durumu falan olursa her okul kendisi, kendi imtihanını yapar, o okula geçmek isteyen de o okulun imtihanına girer, kazanırsa devam eder. Bunlar zor şeyler değil. Bunların hepsi aşılır. TEOG’La aslında işi zorlaştırıyoruz. Bu merkezi bir sistem olduğu için de zorlaştırma oluyor. Ne lüzum var bunları yapacağız. Farklı bir okula gitmek istiyorsa o okulun kendi açtığı imtihanına girer, kazanırsa devam eder. Eğer istiyorsa böyle bir şeyi... Eğer istemiyorsa, Ben kendi okulumda devam edeceğim... Orada da zaten herhangi bir sıkıntı söz konusu değil, devam eder. İşin en rahatı, en kolayı da aslında bir yerde de o.

75 KİŞİLİK SINIFTA OKUDUM

İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde 75 kişilik sınıfta okuduk. 100’ün üzerinde öğrencinin bulunuyordu. Eskiden kimse kitabını, defterini uygun şartlarda alamıyord, ikinci el kitaplar alındığını, teksir kağıdıyla çekilmiş notlar alınıyordu. Biz bu çileyi çektirmeyeceğiz dedik. Okullar başlarken sıraların üzerine bizler, kitaplarını sıfır kilometre koyduk, ücretsiz. Şu anda bütün öğrenciler kitaplarını ücretsiz olarak hem de kuşe kağıt, birinci hamur kağıt alabiliyorlar.

BÖYLE KİTAP VERİYORLAR MIYDI?

Genç nesil bizim o çektiğimiz çileleri annelerine, babalarına Gerçekten anne, baba siz böyle mi okudunuz? Böyle kitap vermiyorlar mıydı? Siz birinci hamur, kuşe kitaplar almıyor muydunuz? diye sorsalar. Kırtasiyecilerden defter, kalem almakta zorlanırdık çünkü bunların hepsi piyasada karaborsaydı. Böyle dönemleri yaşadık. Şimdi böyle bir şey yok. Ülke her yönüyle bir refah düzeyine kavuştu. Biz, 70 bin dersliği 15 seneye sığdırdık. Niye? Sınıfların 30 kişiye düşmesi böyle oldu. Şu anda Türkiyede 20 kişilik sınıflar var. Biz geldiğimizde savunma milli bütçede birinci sıradaydı. Biz, eğitimi birinci sıraya çıkardık. Eğitim birinci sıraya çıkınca yatırımlar gerekiyordu, yatırımlara başladık. Kadroda bir numaraya, eğitimi koyduk En fazla personel, öğretmen, kadro, oraya verelim dedik ve ciddi sayıda öğretmen alımı yaptık. Daha da bunu artıracağız ki okullarımızda asla boş ders olmasın. Bunu çalışmalarını da milli eğitim bakanlarımız, bakanlığımız sürekli olarak yapıyor.

 

15-09-2017


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin