Arama sonuçları

MEB verilerine göre işsiz öğretmen sayısı 438 bini aştı

MEB verilerine göre işsiz öğretmen sayısı 438 bini aştı

MEB verilerine göre işsiz öğretmen sayısı 438 bini aştı. 9 Haziran tarihli Resmi Gazete’de Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Öğretmen Strateji Belgesi yayımlandı. Belgede yer alan amaç ve hedefler, bu amaçların gerçekleşme tarihi ile belgede yer alan konuların gerçekleşmesi için birlikte faaliyet yürütülecek kurumlar saptanmış durumda. 

MEB VERİLERİNE GÖRE İŞSİZ ÖĞRETMEN 

Sayılar bölümünde yer alan 438 bin 138 işsiz öğretmen sayısı ile öğretmenlik için hazırlık yapan 653 bin 899 sayısının toplamı olan 1 milyon 92 bin 37 rakamı ülkenin ve eğitimin geleceği açısından oldukça kaygılanmamızı neden olan rakamlar. Oluşan bu tablonun yüzde 90’nin son 15 yılda oluşmuş olması bugüne kadar uygulanan politikaların yanlışlığı olarak mevcut siyasi iktidarın hanesine kaydedilecek bir eksi puan olarak görülmelidir. Belgenin sayılarla ilgili paragrafında oldukça çarpıcı bilgiler yer almaktadır.  

KPSS YÜZÜNDEN SON SINIFTA DERSLER YAPILMIYOR

Belgeden alıntılanan rakamlarla ilgili bölümden “Öğretmen yetiştirmeye yönelik programların tamamlanmasının ardından kamuda öğretmen olarak istihdam edilebilmek amacıyla girilen Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) nedeniyle eğitim fakültelerinin son sınıflarında derslerin amacına uygun olarak yapılmadığına yönelik yaygın eleştiriler bulunmaktadır. İhtiyaçtan çok daha fazla sayıda başvuru yapılıyor olması nedeniyle KPSS, adayların öğretmenliğe ilişkin mesleki becerilerini ölçmeyi ikincil plana atmakta, çoktan seçmeli sorular ile eleme yapmayı öncelemektedir. Bununla birlikte her yıl eğitim fakültelerinden mezun olan çok sayıda kişi öğretmen olarak atanmayı beklemekte ve atanamama halinde hayal kırıklığı yaşamaktadır. Türkiye'de öğretmenler, kamuda istihdam edilen personel içinde en büyük paya sahip olmasına rağmen, öğretmen yetiştirmeye dönük programlardan mezun olanlar arasında istihdam edilemeyenlerin sayısı giderek artmaktadır. Son yıllarda öğretmen atamalarındaki artışa karşın bu programlardan mezun olanların sayısı Türkiye'nin öğretmen ihtiyacının çok üzerindedir. 

HANGİ YIL KAÇ ÖĞRETMEN SINAVA GİRİYOR?

ÖSYM'nin verilerine göre 2013 yılında Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi'ne 142 bin 644 öğretmen adayı katılırken, bu sayı 2014 yılında 209 bin 774'e, 2015 yılında 283 bin 583'e, 2016 yılında ise 311 bin 759'a ulaşmıştır. Alan bilgisi testi uygulanmayan öğretmenlik alanları da dikkate alındığında 2014 yılında KPSS'ye öğretmen olarak atanabilmek amacıyla toplam 312 bin 688 kişi, 2015 yılında 415 bin 508 kişi, 2016 yılında ise 455 bin 119 kişi katıldı. 2014 yılında 50 bin 990, 2015 yılında 52 bin 736 ve 2016 yılında da toplam 49 bin 15 kişi öğretmenliğe atandı. 

ATAMA BEKLEYEN ÖĞRETMEN SAYISI NEDİR?

Buna karşın KPSS'ye başvurmuş ancak öğretmen olarak atanamamış olan üniversite mezunlarının sayısı 2016 yılı itibariyla toplam 438 bin 134 kişi. Bu mezunlar dışında YÖK'ün verilerine göre 2016 yılı itibariyla öğretmen olabilmek amacıyla halihazırda yalnızca eğitim ve eğitim bilimleri fakültelerinde okuyanların sayısı 228 bin 279'dur. Fen fakülteleri, edebiyat fakülteleri, insan ve toplum bilimleri fakülteleri ve ilahiyat fakültelerinde okuyan öğrenciler de dahil edildiğinde öğretmen olmayı ümit eden 653 bin 899 lisans öğrencisi olduğu görülüyor. Öğretmenlik alanlarına kaynak teşkil eden diğer programlar ve pedagojik formasyon kurslarına devam eden mezun öğrenciler de dikkate alındığında öğretmen olarak atanmayı amaçlayanların sayısı yaklaşık 1.5 milyon. Bu durum, kontenjanların öğretmen ihtiyacıyla uyumlu olacak şekilde belirlenmesi konusunda düzenlemelerin yapılması gerektiğini açıkça gösteriyor.

ÖĞRETMEN SAYISI 1 MİLYONA YAKLAŞTI

Milli Eğitim Bakanlığı'nın artan ihtiyaçlar doğrultusunda son yıllarda yaptığı atamalarla birlikte mevcut öğretmen sayısı 1 milyona yaklaşmıştır. (Öğretmen sayısı 216 yılı Aralık ayı itibariyle 900 bin 511). Özellikle son 10 yıl içinde kamu istihdam politikası içerisinde öğretmenlerin ayrı bir konumda olduğu ifade edilebilir. Son 10 yılda atanan öğretmen sayısı 447 bin 638. Buna göre istihdam edilen öğretmenlerin yüzde 49.7'sinin son 10 yıl içinde göreve başladığı görülüyor. Halihazırda görev yapan öğretmenlerimizin yüzde 52,7'sinin hizmet süresi 0-10 yıl, yüzde 39.2'sinin 11-25 yıl, yüzde 8.1'nin ise 25 yıldan fazla. Öğretmenlerimizin yaş gruplarına göre dağılımı incelendiğinde yüzde 49.3'ünün 35 yaş ve altında, yüzde 41.5'nin 36 ile 50 yaş arasında ve yüzde 9.2'sinin 50 yaşın üzerinde olduğu görülüyor. Öğretmenlerimizin genel yaş ortalaması ise 37.04 olup, OECD ülkeleri içinde en genç öğretmen nüfusuna sahip olan ülke Türkiye'dir.

HİZMET SÜRESİ DOĞU’DA DÜŞÜYOR

Bunun dışında 2016 yılı itibarı ile Türkiye geneli öğretmenlerin hizmet sürei ortalaması 11,4 yıl, bu süre Güneydoğu Anadolu Bölgesinde 6,4 yıl, Ege Bölgesinde 14,2 yıldır. İller bazında Şırnak’ta hizmet yılı ortalaması 1,8 yıl, İzmir 15,6 yıldır

Belgede yer alan bazı amaçlar ve gerçekleşme tarihleri ise şöyle listelenebilir.

-Öğretmen yetiştiren kurumlar yeniden yapılandırılacak. Tarih 2019

-Yapılandırma uygulama ağırlıklı olacak.

-Öğretmenlik programlarında okuyanlara diğer programlara geçme hakkı tanınıyor.

-Öğretmen yetiştiren kurumlarda öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısının azaltılması amaçlanıyor.

-Performans değerlendirme uygulaması. Tarih 2018

-Yeterliliklerin güncellenmesi. Her dört yılda bir bütün öğretmenlerin yeterlilik sınavlarına alınması. Tarih 2018

- 2017 Yılı sonuna kadar Öğretmen Akademisinin kurulması.

-Bilimsel çalışmalara teşvik. Uluslararası çalışmalara katılacak öğretmen sayısının arttırılması.

-Öğretmenlere yönelik şiddeti önlemeye dönük yasal mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılması.

-Dezavantajlı gruplarla çalışan öğretmenlere teşvik.

-Öğretmenlere okullarda bireysel çalışma yapabilecekleri ortamların oluşturulması.

-Sözleşmeli öğretmenlik ve mülakata devam.

-2018 Yılı sonuna kadar yer değiştirme uygulamasının yeniden düzenlenmesi.

- 2018 Yılı sonuna kadar Kariyer Basamakları uygulamasının belirlenecek yeni ölçütlere göre yeniden başlatılması

Sonuç olarak, öğretmenlik alanına dönük böyle bir belgenin gecikmeli de olsa yayınlanması olumludur. Ancak belgede yer alan özellikle sözleşmeli öğretmenlik ve mülakat, Kariyer Basamakları, Performans değerlendirmesi gibi konular itiraz noktalarımızı oluşturmaktadır. Ayrıca öğretmenlerin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal şartların iyileştirilmesine yönelik hiçbir düzenleme olmaması eleştirilecek noktalardandır. Bu konuda da adım atılacağına dair iyimserliğimiz korumaya devam ediyoruz. 

 

10-06-2017


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin