Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

Eğitim ve öğretimde neden başarısız oldular?

Eğitim ve öğretimde neden başarısız oldular?

Eğitim ve öğretimde neden başarısız oldular? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Eylül Salı günü akademik yıl açılışında yaptığı konuşmada “öz eleştiri yaptığını” söyleyerek, iki alanda başarısız olduklarını belirtti. Erdoğan bunları “Birisi eğitim öğretim, diğeri kültür” diye açıkladı.  

Açıklama üzerine söylenecek çok söz kalmıyor. Aynı erdemliliği eğitim ve öğretim sistemine yön veren yanlış politikaları üreten iktidarın diğer siyasetçilerinin ve beş on yıldır bürokraside kalarak tortulaşmaya yüz tutmuş kadroların da göstermesi gerekiyor. 

Aslında Cumhurbaşkanı yaptığı açıklama ile bir bakıma bugüne kadar uygulanan eğitim politikalarının yanlış olduğunu da onaylamış oluyor. Böylece Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın da “eğitime çağ atlattık” açıklaması da açığa düşmüş oluyor.

EĞİTİM VE ÖĞRETİMDE NEDEN BAŞARISIZ OLDULAR?

Bu durumda da yanlış olan politikalarda ısrarcı olmak yerine politika değişikliğine, yani “makas” değiştirmek gerekiyor. Yılllardır yazıyoruz ve söylüyoruz bu sistem kamburları çok olan bir sistem. Kamburları düzeltmekle uğraşmak yerine sistemi radikal değişiklikler yaparak düzeltebilirsiniz.

SİSTEMDE HANGİ DEĞİŞİKLİKLERİ YAPMAK GEREKİYOR?

Bu değişiklikler,

*4+4+4’lük eğitim modeli yerine 6+3+3’lük modele geçmek,

*Çok amaçlı ve çok programlı bir ortaöğretimi yapısı kurmak,

*Özgürlükçü laikliği, aklı, bilimi ve katılımcı demokrasiyi esas almak,

*Okullar arasında ayrım yapmamak, var olan eşitsizlikleri ve adaletsizlikleri gidermek, çocuk hakları sözleşmelerini eksiksiz uygulamak,

*Bilişim teknolojilerinden bütün çocukların aynı zamanda ve eşit yararlanmasını sağlayacak tedbirler almak,

*Öğretmen yetiştirme sistemini nitelik ve yeterlilikler üzerinden yeniden düzenlemek,

*Öğretmenlerin sosyo-ekonomik yaşam koşullarını düzeltmek, öğretmenleri daimi kadro esasına öre istihdam etmek,

*MEB’in beyni sayılan TTK’yı özerk ve demokratik bir yapıya kavuşturmak,yönetim kadrolarını liyakat, yeterlilik ve uzmanlık esasına göre demokratik seçimle belirlemek

*İkili eğitime son vermek, okullara genel bütçeden yetecek kadar ödenek ayırmak, okulöncesi eğitimi zorunlu ve parasız yapmak,

*Eğitim öğretimim her türlü alım ve iş yaptırma İhalelerinde şaibeye, kayırmaya, ranta, usulsüzlüğe suiistimallere kısaca yolsuzluklara meydan vermeyecek bir denetim mekanizması kurmak, 

*Anadili Türkçe olmayan çocukların yaşadığı sorunlara çözüm üretmek.

NİTELİKLİ YURTTAŞLAR YETİŞTİRMEK NASIL OLUR?

Sonuç olarak, yukarıda yer alan liste daha uzun tutulabilir. Çözüm önerisi olarak sunulan bu listede yer alan konuların her biri ayrı ayrı detaylandırılabilir. Ancak o kadar söyledik ve yazdık ki artık dilimizde tüy, kalemde mürekkep bitti. 21.yüzyılda ülkeyi yönetecek olan ve bugünün çocukları yarının büyükleri olacak nesilleri nitelikli yurttaşlar olarak yetiştirmek ancak pedagoji biliminin ilkelerini ve amaçlarını gerçekleştirmekle mümkündür. Sonuç almak ve başarılı olmak şikayet edilen politikayı değiştirmekten geçmektedir. Sadece politikayı değiştirmekte yetmez. Yönetim kadrolarını eş, dost, hemşeri, arkadaş, yandaş sendikalı, partili ve ahbap çavuş ilişkisi üzerinden oluşturulmasına “sözde sınavlar” özelliklede mülakata dayalı sınavlar zemin hazırladı.Belirlenecek yeni politikaları uygulayacak liyakata, uzmanlığave yetkinliğe sahip kadroların demokratik esaslara göre göreve almasına fırsat verecek düzenlemeler yapmak gerekir. 

OKULLARIN TAMAMINA HAKKANİYETLİ OLMAK GEREK

“Bütün çocuklar ve okullar bizim” anlayışı politikaların temel eksenini oluşturmalıdır. Çocuklar söz konusu olunca hepimiz daha bir duyarlı oluyoruz ve olmalıyız. Olanakların eşit dağılımı ve bu alana ayrılan bütçelerden okulların tamamına hakkaniyet ölçüsünde kaynak ayrılmalıdır. İhtiyaç temelli okul ve derslik yapmak, ihtiyaç fazlası olan okul ve derslikleri o okul türüne göre ”talep var” bahanesiyle doldurmaya çalışmak yerine ihtiyaç olan okul türlerine tahsisi etmek “okullar arasında ayrım yapmıyoruz adil davranıyoruz” söylemini daha gerçekçi kılacaktır. Sıraladığımız görüşler ve öneriler şimdiye kadar olması gerekenler. Bu görüş ve öneriler gerçekleşmediği için eğitim ve öğretimde başarılı olunamadı. 

Ancak bunlar yapılır ve uygulanır mı? Derseniz şimdiye kadar yaşadıklarımız ve gördüklerimiz bunu doğrulamıyor. Ülkenin ve toplumun sağlıklı ve aydınlık bir geleceğe sahip olması için sıralanan görüş ve öneriler uygulanıyormuş gibi yapmadan kesinlikle uygulanmalıdır. Uygulanmadığı taktirde kaybeden hem toplum hem de ülke olacaktır. Yanlış olduğunu düşündüğümüz politikalardan kendilerine menfaat devşirmek isteyenler bu politikaların değişmemesi için belki direnç göstereceklerdir. Direnç gösterme olasılığı bulunanlar şunu net bilmesi gerekir ki eğer değişmezlerse bugün için kısa gün kari olarak gördükleri olanaklar gelecekte onlarında elinden kayıp gidecektir. 

27-09-2017


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin