Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

İlahiyat’a verilen formasyon zaten İHL içindi

 İlahiyat’a verilen formasyon zaten İHL içindi

İlahiyat’a verilen formasyon zaten İHL içindi. Danıştay 12. Dairesi, hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile MEB tarafından Eylül 2014’te yapılan din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni ataması ile Talim ve Terbiye Kurulu’nun 2014’te ilahiyat fakültelerinin önünü açtığı atama çizelgesinin yürütmesinin durdurmasına karar verdi. Bakanlık yürütmeyi durdurma kararına itiraz etse de konuyu değerlendiren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, bakanlığın talebini reddetti.

Bu kararın ilahiyat fakültesi mezunları için “sanki bir hak kaybı” gibi algılandığını söyleyen eğitim fakültesi mezunları “Bizim elimizden öğretmenlik hakkını almaya çalışıyorlardı. Bunun için açtığımız dava sonuçlandı” diyor.

Eğitim fakülteleri din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği öğrencileri ve mezunları görüşlerini şöyle dile getiriyor:  

İLAHİYAT’A VERİLEN FORMASYON ZATEN İHL İÇİNDİ

2014 yılından tiraben ilahiyat fakültelerine verilen formasyonun İmam Hatip Lisesi Öğretmenliği için olduğu unutuldu. Bu nedenle mağdur edilen Din Kültürü Ahlak Bilgisi Öğretmenleri üç yıl önce açtığı dava neticelenmiş olup mağduriyetleri giderilmiş oldu. Bu kararla Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğine Din Kültürü Öğretmenlerinin atanması birinci öncelikli olarak kabul edilmiştir.

ÖĞRETMENLİK HAKKININ ASİL SAHİBİ OLANLAR

Gerek İlahiyat Fakültelerinde okuyan öğrencilerinin gerekse Fen-Edebiyat Fakültelerinde okuyan öğrencilerin öğretmenlik hakkının asıl sahibi olan Eğitim Fakültesi ve Din Kültürü Ahlak Bilgisi Öğretmenliği öğrencilerin haklarına tecavüz edilme çalışmaları yürütülmektedir.

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENLERİ ZATEN VAR

Sanki Din Kültürü Ahlak Bilgisi Öğretmenleri yokmuşçasına bazı şişirme haber haberler yapıp topluma yalan yanlış bilgiler vererek 28 Şubat oluyormuşçasına duygu sömürüsü yapmaktadırlar. Öğretmenlik bölümü mezunları varken bizleri yok saymaktadırlar.

FEN EDEBİYAT FAKÜLTELERİNİN ASIL İŞLEVİ NEDİR?

Asıl işlevi bilim adamı yetiştirmek bilimsel bilgi üretmek olan Fen-Edebiyat ve İlahiyat öğrencilerinin öğretmenlik mesleğinin cazibesinden dolayı bu alana yöneldikleri öğretmenlik eğitimi alan bizleri şaşırtmaktadır. Bundan 4-5 yıl önce öğretmenlik puanından çok daha aşağıda bir puan alarak üniversitede öğrenim görme şansı bulan gençlerin altı aylık bir süreçte formasyon eğitimi alıp öğretmenlik mesleğini icra edebileceklerini düşünmeleri öğretmenlik mesleğinin kalitesinin düşmesine sebep olmaktadır. Fen-Edebiyat fakültesindeki fizik kimya biyoloji tarih edebiyat coğrafya gibi fikir ve ürün üretme amacı ile gelmiş oldukları bölümlerden mezun olma aşamasında öğretmenliğe heves etmeleri öğretmenlik mesleğini güzelce icra edeceklerinden değil tamamen iş kaygısından kaynaklanmaktadır.

BİZİM ALANIMIZA DA ATANMAK İSTİYORLAR

İlahiyat mezunu arkadaşlar müezzinlik imamlık diyanet İmam Hatip Lisesi öğretmenliği gibi birden fazla iş imkânına sahip olmasına rağmen Din Kültürü Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine de atanmak istemektedirler. Sayıca bizden fazla oldukları için seslerini duyurarak baskı yoluyla bizim hakkımızı elimizden almaya çalışmaktadırlar.

DANIŞTAY LEHİMİZE KARAR VERDİ

Sayıca fazla olmaları haklı olduklarını göstermez. Neticede Danıştay da Din Kültürü Ahlak Bilgisi Öğretmenlerinin birinci öncelikli olarak atanmasına karar vermiştir. İlahiyat öğrencilerinin Diyanet İşleri kurumu bünyesinde imam hatiplerdeki meslek dersi hocalığı imamlık, vaizlik, Kuran kursu öğreticiliği gibi geniş bir yelpazede istihdam edilmektedir.

GERÇEK ÖĞRETMENLERİN HAKLARI GASP EDİLİYOR

 Kısaca özetlemek gerekirse gerçek öğretmenlerin birinci öncelik hakkı iptal edilmeye çalışılmaktadır. Fen-Edebiyat ve İlahiyat bölümlerinin eşit olmayı istenmesi Öğretmenlik bölümü öğrencilerine verilmiş olan hakkın gasp edilmesidir. Hatta böyle bir şey olası durumunda öğretmenlerin bu bölümlerden mezun olan kişiler ile aynı yere giremediğinden tamamen ezici bir üstünlük elde etmiş oluyorlar.

BİZ SADECE ÖĞRETMENLİK HAKKINA SAHİBİZ

Öğretmenlikten başka istihdam edilme olanağı bulunmayan biz öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının mağduriyeti söz konusudur. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın 9 nolu kararı, hangi öğretmenlik branşına hangi bölüm mezunlarının başvurabileceğini düzenlemektedir.

9 nolu kararın 7/2 bendine göre; Türkçe, Sosyal Bilgiler, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan mezun olanlarla, ihtiyacın karşılanamaması durumunda Türkçe alanına Türk Dili ve Edebiyatı; Sosyal Bilgiler alanına Tarih ve Coğrafya; İlköğretim Matematik alanına Matematik; Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alanına Fizik, Kimya ve Biyoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan da mezun olanların ataması yapılabilir.

TALİM VE TERBİYE KURULU KARARLARI NEDİR?

Din Kültürü öğretmenliği için 7/2'de yer alan türde bir düzenleme yapılmamıştır. 9 nolu Talim ve Terbiye Kurulu Kararının ekinde yer alan cetvel gereğince de Din Kültürü Öğretmenliğine 7 bölüm mezunları atanabilmektedir.

O bölümler şu şekildedir:

 1. İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği

2. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği

 3. İlahiyat Fakültesi (*)

 4. İlahiyat Bilimleri Fakültesi (*)

5. Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi (*)

6. Dini İlimler Fakültesi (*)

7. İslami İlimler Fakültesi (*)

Din Kültürü öğretmenliğine atamalarda; bu sayılan bölümler arasında, yukarıda yer verilen 7/2 bendinde yer aldığı gibi bir öncelik sıralaması yer almamaktadır.

ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER VARKEN

Ancak Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunu bir aday tarafından 2014 yılı Eylül ayı atamalarının iptali için açılan davada, Danıştay 12. Dairesi din kültürü öğretmeni alımlarına ilahiyat fakültesi mezunlarının 2. öncelikli olarak atanması gerektiği yönünde karar vermiştir. MEB bu karara itiraz etmiş ancak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bu itirazı da geçtiğimiz hafta reddetmiştir

22-11-2017


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin