Arama sonuçları

? Siz sorun Pervin Kaplan yanıtlasın

Belediyeler neden ‘eğitim işlerine’ giriyor?

Belediyeler neden ‘eğitim işlerine’ giriyor?

Belediyeler neden ‘eğitim işlerine' giriyor? Belediyelerin eğitim sürecine girmesi doğru mu?

İşte bu soruların yöneltilmesinin nedeni Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler. Bugün resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren bu değişiklikler belediyelere sosyal etkinlik merkezi adı altında kurslar açmasına izin veriyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) onayı ve il-ilçe müdürlükleri tarafından yapılacak işbirliği protokolleri ile belediyeler ilk, orta, lise öğrencilerine hem derslerine katkı hem de sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere katılımlarını sağlayacak sosyal etkinlik merkezleri açabilecek.

BELEDİYELER NEDEN EĞİTİM İŞLERİNE GİRİYOR?

Eğitimciler ise belediyelerin eğitim süreçlerinin içine sokulmasını eleştiriyor. Böyle bir düzenleme ile de eğitimin tamamen ticarileşeceğini söylüyor.

Eğitim Sen yaptığı açıklamada eleştirilerini şöyle sıraladı:

ETÜT MERKEZLERİ YERİNE SOSYAL ETKİNLİK MERKEZLERİ: Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde yapılan değişikliklerle 500 bin öğrencinin yararlandığı ve 70 bine yakın kişiyi istihdam eden ‘Öğrenci Etüt Eğitim Merkezleri’ibaresi kaldırılmış, yerine belediyeler bünyesinde açılacak olan ‘Sosyal Etkinlik Merkezleri’nin açılması düzenlenmiştir.

DERSHANE VE SINAVA HAZIRLIK KURSLARI: 1'den 8'inci sınıfa kadar öğrencilerin gidebildiği sosyal, sportif ve sanatsal faaliyetlerin yapılabildiği kurumlar olan ‘Öğrenci Etüt Eğitim Merkezleri’nin zaman içerisinde dershanecilik ve sınava hazırlık gibi kurslara dönüşmeye başladığı gerekçesiyle kapatılmasına karar verilirken, kamu okullarının hızla dershaneye dönüşmesi gerçeği göz ardı edilmiştir.

BUNDAN SONRA BELEDİYE YAPACAK: Yönetmelik değişikliği ile ‘Öğrenci Etüt Eğitim Merkezleri’ bünyesinde gerçekleştirilen faaliyetlerin, bundan sonra belediyeler tarafından açılacak ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kurumlar haline gelecek olan "Sosyal Etkinlik Merkezleri" adı altında yapılacak olması, sorunu çözmek bir yana, her açıdan siyasallaşmış kurumlar olan belediyeleri, eğitim süreçlerine dahil ederek daha karmaşık hale getirmekte, eğitimde ticarileşme ve dinselleşme pratiklerini belediyeler üzerinden hayata geçirerek istismara açık bir boyuta taşımaktadır.

687 SAYILI KHK İLE: 9 Şubat’ta çıkarılan 687 sayılı KHK ile 1 Temmuz itibariyle etüt merkezlerinin kapatılması, belediyeler bünyesinde ‘Sosyal Etkinlik Merkezi’ olarak yeniden düzenlenmiş ve işyeri açma ruhsatısadece belediyelere verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde yapılan değişiklerle daha önce öğrenci etüt merkezleri bünyesinde yürütülen faaliyetlerin belediyeler tarafından hangi usul ve esaslara göre yürütüleceğine ilişkin çeşitli değişiklikler yapılmıştır.

MEB İLE İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ OLACAK: Belediyeler bünyesinde açılacak olan ‘Sosyal Etkinlik Merkezileri’,  “İl Milli Eğitim Müdürlükleri ile belediyeler arasında yapılan ve bakanlıkça onaylanan ortak iş birliği protokolleri çerçevesinde, bakanlığın verdiği iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ile belediyelerce açılan ve işletilen, ilköğretim veya ortaöğretim öğrencilerinin ödev ve projelerine ilişkin araştırmalar yaptığı, öğrencilerin ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerin yürütüldüğü özel öğretim kurumları” olarak tanımlanmaktadır.

DERSHANEYE DÖNÜŞÜYOR DİYE ELEŞTİRİLİYOR AMA: Kamusal eğitimin iktidar ve MEB eliyle tasfiye edilmesi sürecinde ortaya çıkan dershane sistemi ve sonrasında açılan ‘Öğrenci Etüt Eğitim Merkezleri’ eğitimde yıllar içinde yaşanan ticarileşmenin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Özellikle 6 – 12 yaş grubundaki çocuklara özgüven aşılayan, sosyal paylaşımı öğreten, sanatsal, kültürel ve akademik başarıya hazırlayan etüt merkezlerini çoğunlukla orta ve düşük gelirli aileler tercih etmektedir. Siyasi iktidar bir taraftan, bu kurumları ‘dershaneye dönüştüğü’ eleştirisi üzerinden kapatırken, aynı hizmeti farklı bir ad altında yerel yönetimler bünyesine alarak sorunu çözmemekte, aksine daha da derinleştirmektedir.

ÜCRETSİZ DENİYOR AMA ÜCRET VAR: Yönetmelik değişikliğinde “Sosyal etkinlik merkezlerinde öğrencilerden ücret alınmaması esastır. Ancak yıllık etkinlik giderlerine katkı sağlamak amacıyla aylık brüt asgari ücretin ¼ ünü geçmeyecek miktarda katkı ücreti alınabilir.” ifadesinin yer alması, eğitimde merkezi düzeyde yaşanan ticarileşme süreçlerinin, belediyeler üzerinden yaygınlaşarak süreceği izlenimini vermektedir. Bu durumda ekonomik durumu uygun olmayan ailelerin çocukları ihtiyaç duydukları sosyal faaliyetlerden yeterince yararlanamayacak ya da ekonomik gücü doğrultusunda yararlanabilecektir.

ÇALIŞAN AİLELERİN İHTİYACI: Özellikle çalışan ailelerin çocukları için en temel ihtiyaç olan bu hizmetlerin belediyeler tarafından nasıl karşılanacağı ise belirsizdir. Belediyelerin bu hizmetleri verecek olması, son yıllarda yerel yönetimlerin Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere, çeşitli dini vakıf ve derneklerle işbirliği halinde yapılan ve büyük bölümü ‘dini içerikli’ olan etkinliklerin, ‘Sosyal Etkinlik Merkezleri’ üzerinden sürdürülmesini beraberinde getirecektir.

EĞİTİM YEREL YÖNETİMLERE Mİ BIRAKILACAK? Özel okul yöneticileri ise etüt merkezleri yerine belediyelerin sosyal etkinlik merkezlerinin getiriliyor olması ile ile ilgili şu değerlendirmede bulunuyor:

“MEB, FETÖ olayından sonra kontrolün tamamen kendinde olmasını istiyor. Belediyeleri bu şekilde kontrol edebileceğini düşünüyor ancak gelecekte sorun çıkmayacağını kim bilebilir? Okullarda da sınava hazırlık kursları açılmıştı. Bunların nedeni MEB dışında eğitim verecek herhangi bir kurumun güçlenmesini istememesinden kaynaklanıyor. Bir süredir eğitimin yerel yönetimlere bırakılması ile ilgili çalışma olduğundan söz ediliyor. Belediyeler aracılığı ile de bunun denemesi yapılıyor olabilir.”

 

20-06-2017


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin