Arama sonuçları

İsteyen okul karma eğitime son verebilir mi?

İsteyen okul karma eğitime son verebilir mi?

İsteyen okul karma eğitime son verebilir mi? Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB)  Kurum Açama, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği’nde 10 Eylül 2018 tarihinde yaptığı değişiklikler tartışılmaya devam ediyor. Yönetmelik değişikliğiyle “Çok programlı Anadolu lisesi, mesleki ve teknik eğitim merkezi ve mesleki eğitim merkezinde karma eğitim yapılır”  maddesi kaldırıldı. Bu maddenin kaldırılması da karma eğitimle ilgili yeni bir adım atılıyor kaygısı yarattı.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tartışmalar üzerine açıklama yaptı. Bu  değişikliğin bir yargı kararının gereği olarak yapıldığı belirtildi. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 15. maddesinin karma eğitimle ilgili bir düzenleme içerdiği, bu yüzden de yönetmelikte buna yer verilmesine gerek olmadığı ifade edildi. Açıklamada karma eğitimin kaldırılmasına dönük bir çalışmalarının olmadığının da altı çizildi.

İSTEYEN OKUL KARMA EĞİTİME SON VEREBİLİR Mİ?

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise bu tartışmalar üzerine şu açıklamayı yaptı: ”Bakanlığımız bu konuda açıklama yaptı. Bir mahkeme kararına istinaden bir düzenleme yapıldı. ‘Karma eğitim kaldırılıyor’ gibi propagandaya dönüştürüldü. Karma eğitim olduğu halde devam ediyor. Karma eğitimin ortadan kaldırılması gibi bir şey söz konusu değil. Fakat belli okullarda kız-erkek ayrımı şeklinde eğitim verilmesine imkân sağlayan bir karar da var ortada. Burada tercihlerin daraltılması değil çoğaltılması söz konusu. Demokratik toplumlarda aslolan vatandaşın bu tür taleplerini karşılayacak seçeneklerin arttırılmasıdır. Hiç kimse, hiçbir veliye karmaya ya da olmayana göndermek zorundasın diye bir şey empoze etmiyor. Ama alternatifleri sunuyoruz. Devletin yapması gereken de budur.”

BUNDAN SONRA NE OLUR?

İşte karma eğitimle ilgili tüm bu tartışmaları hatırlatan Eğitim Sen, açıklamasında isteyen okulların karma eğitime son verebileceğini duyurdu. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın açıklamasıyla tartışmanın ayrı bir boyuta taşındığını belirten sendikanın açıklaması şöyle:

“1739 sayılı yasanın 15. maddesi şöyle diyor: ‘Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır. Ancak eğitimin türüne imkân ve zorluklara göre bazı okullar, yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılabilir.’

Yasa açıkça karma eğitimin temel olduğunu vurgulamakta ancak ikinci bölümde ifade edilen tür, imkan ve zorluklar bölümü kullanarak çok sayıda Anadolu lisesi ve Anadolu imam hatip lisesi sadece kız öğrenciler için açılmaktadır.

KARMA EĞİTİMİN DIŞINA ÇIKILMASINA OLANAK SAĞLANDI

 

Söz konusu yönetmelikte MEB hangi okul türlerinin, hangi imkan ve zorluklara göre sadece kız veya erkek öğrencilere ayrılabileceğine dair bir düzenleme yapmayarak karma eğitim dışı uygulamaların önünü açmaktadır. Herhangi bir düzenleme yapılmamış olması istenen her okulun karma eğitim dışına çıkarılmasına olanak sağlamaktadır.

3 OKUL TÜRÜNE AİT MADDE KALDIRILDI

10 Eylül 2018 tarihinde MEB tarafından yapılan ise hakkında düzenleme yapılmış olan üç okul türüne dair maddeyi kaldırarak bu okulları da aynı keyfiyet torbasına dahil etmesidir.

Bu okullarla ilgili yönetmelikte açıkça “…karma eğitim yapılır.” ibaresi bulunduğu için bu okullar karma eğitim dışına çıkarılamamış idi. Yapılan değişiklikle, bu okullarda “görülen lüzum” üzerine sadece kız veya sadece erkekler için ayrılabilecek.

KARMA EĞİTİM ESASTIR DERDİ

 

MEB yaptığı açıklamada samimi olsaydı, bu maddeyi çıkarmak yerine maddeyi 1739 sayılı yasanın 15. maddesine uygun hale getirir ve “Tüm kademelerdeki eğitim kurumlarında karma eğitim esastır” şeklinde düzenlerdi.

Bu nedenle maddeyi yasaya uygun şekilde düzenlemek yerine, madde metnini olduğu gibi yönetmelikten çıkarmak karma eğitim dışı uygulamalara engel olabilecek düzenlemelerin kaldırılması olarak yorumlanmalıdır.

 

KARMA EĞİTİM TARTIŞMALARI PLANLI SÜRDÜRÜLÜYOR

 

Karma eğitim ile ilgili tartışmalar planlı şekilde sürdürülmekte ve karma eğitimin zararlarına dönük akıl, bilim dışı düşünceler yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. Yaşamın kendi doğallığı, toplumsal işbölümü ve evrensel çocuk hakları ve eğitim bilimi dikkate alındığında karma eğitimden vazgeçmenin olası ve doğru olmadığı görülmektedir. Tüm bunlara rağmen karma eğitim dışı uygulamalarda ısrar etmenin “çocuğun okuyacağı okulun türünü seçme özgürlüğü” ile açıklanamayacağı da ortadadır.

 

ASIL NİYET KARMA EĞİTİMİN DIŞINA ÇIKMAK

 

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın tarafından yapılan açıklama ise asıl niyetin karma eğitim dışı pratiklerin artırılması ve eğitimde yaşanan gerici dönüşümün sürdürülmesi olduğunu göstermektedir. İnşa edilmekte olan yeni rejim için eğitim kurucu bir işleve sahiptir. Bu işlevin istendiği şekilde yerine getirilmesi için ise eğitimin piyasa ile uyumlu ve aynı zamanda da siyasi iktidarı her gün yeniden üreten şekilde işlemesi hedeflenmiştir. Bu nedenle karma eğitim dışı pratiklerin artırılması ile beraber aynı zamanda akademik eğitim alan öğrenci sayılarının baskı altında tutularak, öğrencilerin çoğunluğunun imam hatip okullarına ve meslek okullarına yönlendirilmesi hedeflenmiş ve tüm mevzuat bu hedefe uygun olarak düzenlenmeye çalışılmıştır. Söz konusu yönetmelik bu nedenle ortaöğretim genel müdürlüğüne bağlı okulların açılmasını katı kurallara bağlayarak zorlaştırırken, imam hatip okulları ve meslek liselerinin çoğunluğunun açılmasında adeta hiçbir şart aramamaktadır.

 

İMAM HATİP OKULLARI İŞARET EDİLİYOR

 

Siyasi iktidar velilere ve öğrencilere imam hatip okullarını işaret etmekte, öğrencilerin bu okullara gitmelerini istemektedir. Ancak yapılan bu çağrı genel olarak kabul görmemekte, yapılan tüm yönlendirme, özendirme ve kimi zaman örtülü zorlamalara rağmen öğrenciler tercihlerini bilimden, sanattan ve spordan yana yapmaktadır. MEB öğrencilerin tercihleri ortada olmasına rağmen, fen, sosyal bilimler, Anadolu, güzel sanatlar ve spor liselerinin açılmasını ve kontenjanlarını sınırlandırmaktadır. Oysa yapılması gereken öğrencilerin ilgi, istek, tercih ve gereksinimleri ile uyumlu bir okullaşma politikasını yaşama geçirmek olmalıdır.

 

TARTIŞMALAR PEDAGOJİK DEĞİL

 

Karma eğitim ile ilgili tartışmaların kendisi pedagojik ve bilimsel temellerde değil, siyasal referanslarla tartışılmakta ve bunun olumsuz sonuçlarına da öğrencilerimiz katlanmak durumunda kalmaktadır. Bu nedenle önümüzdeki dönemin en temel önceliklerinden birini de eğitim alanında yaşanan gerici ve piyasacı dönüşüme karşı çıkmak ve tüm öğrencilerin istedikleri okul türünde ve okulda eğitim almasını sağlamak oluşturmaktadır.

 

12-09-2018


Etiketler

Paylaşın arkadaşlarınızı da bilgilendirin